Sonunda buldum..
Önceki gün bir bakanı aradım.. Bakan, soruma yanıt veremedi ama beynimi kurcalayan onlarca soruya açıklık getirdi..
Hep düşünürüm..
Ankara neden geç kalır?.. Neden idrak güçlüğü yaşar?.. Neden anında tepki gösteremez?..
Neden?..
Yıllardır merak ederdim.. Yanıtını bir türlü bulamazdım..
Meğerse çok basitmiş.. Öyle derin derin düşünmeye, sosyolojik araştırmalar yapmaya, kafa yormaya gerek yokmuş..
Akşam saatleri.. Aradığım bakana o günkü gazetelerde yer alan önemli bir haber konusunda ne düşündüğünü sordum.. Haber doğrudan bakanlığıyla ilgiliydi..
Bakan 'kusura bakma' dedi.. Çok yoğundum.. Daha gazeteleri elime alamadım..
Bir anda şimşek çaktı..
Ankara okumuyordu.. Ne gazete okuyor ne dergi ne de kitap.. Anlaşılan televizyon haberlerini bile izlemiyorlar..
Hemen Ankaralı meslektaşları aradım..
Kimi güldü, kimi 'günaydın' dedi, kimi 'sen nerede yaşıyorsun' diye dalga geçti..
Meğer herkes biliyormuş..
Ankara okumazmış..
Peki nasıl bilgi sahibi oluyor..
Nasıl, çıkıp her konuda konuşuyorlar..
Duyarak.. Eş dost sohbetinde dinleyerek..
Yani, bilgiler kulaktan dolma..
İşte bu yüzden Ankara hep geç kalıyor..
Duyana kadar zaman geçiyor..
Türkiye'yi kulaktan duyduklarıyla yönetmeye kalkınca da, ikide bir arabayı deviriyorlar..
Şunun doğrusunu kim biliyor?
Emeklilik işini bile arapsaçına döndürdüler..
Herkesin kafasını karıştırdılar..
Başbakanlık genelge yayınladı..
50 yaş üstü emekli olacak dedi..
Re'sen..
Kaç kişi?.
39 bin..
Türkiye bu kararı tartışırken ilgili bakan Keçeciler çıktı; 'genelge gereksiz' dedi..
Zaten 30 bin kişi emekli olmak için başvuru yaptı..
Para olsa, hemen işleme konulacak..
Ardından bir açıklama da özelleştirmeden sorumlu bakandan geldi..
Karakoyunlu'ya göre sayı 61 bin..
Çalışma Bakanı Okuyan hemen itiraz etti..
'61 bin nereden çıkıyor bilmiyorum.. Genelgenin kapsadığı kişi 39 bin' dedi..
IMF ise 100 bin diyor..
Doğrusu ne? Kimse bilmiyor..
Ankara daha kaç kişiyi emekli edecek, bir türlü hesaplayamıyor..
Her bakandan başka ses çıkıyor..
Türkiye yine gereksiz yere tartışıp duruyor..