Uyarıyoruz, olmuyor, "Yeter efendiler!" diye bağırıyoruz olmuyor. Siyaset milletin gözünün yaşına bakmıyor.
Vergi artık kazançtan alınan değil, çoluk çocuğun rızkından koparılan paralardır.
Hazine artık kutsal emanet diye bakılacak bir kaynaktır. Oraya kötü niyetle el uzatanlar çarpılmalı!
Kuruş kuruş toplanan vergileri oluk oluk savuran cehalet ve kötü niyet de suçtur.
Devlet Bakanı Karakoyunlu, özelleştirme kapsamına alındığı halde özelleştirilmeyen kârsız kuruluşların devlete her gün 2 milyon dolar zarar yazdığını açıklamıştı.
Yıl sonunda zarar 780 milyon dolar olacak. Kim ödeyecek bunu?. Biz..
Ne zamana kadar?. Bu kafa değişmediği sürece ölene kadar.. Millet "fakru zaruret içinde harap ve bitap" düşene, ülke de üçüncü dünyanın perişanlık ve çaresizlik batağına saplanana kadar..
Yanlış bir seçim..
Siyasetçilerin Allah korkusundan ve utanma duygusundan boşanmış menfaat hırsları özelleştirmeleri önlüyor.
Çünkü KİT'ler onların gözünde hesap vermeden at koşturacakları sömürgelerdir.
Seçilmemiş siyasetçilere bol paralı postlar buradan verilir. Partizanlar, özel sektörün iki üç katı maaşlarla buralarda beslenir. Torpilli borükratlar, bir kaç haftalık şike tayinler yoluyla "ballı emeklilik" cennetine bu kapıdan gönderilir.
Hiç böyle yağlı kuyruğu bırakırlar mı?
KİT'leri kanlarının son damlasına kadar savunmaya devam etmezler mi?
Eski İçişleri Bakanlarından ANAP'lı Ali Tanrıyar TÜPRAŞ yönetim kurulu üyeliğine atandı. Yaşı 80'e merdiven dayamış bir doktor ve saygın bir siyaset adamı olan Tanrıyar, bu görevi nedeniyle milletvekili emekli aylığından vazgeçecek ve zarar edecekmiş.
TÜPRAŞ'ı uçuran bir işletmecilik dehasına sahip olduğu iddia edilemeyeceğine göre amaç nedir? Bu postu ikram ettiler diyelim, peki o niçin kabul etti?
Ayıplı çelişki..
ANAP eski İzmir İl Başkanı Tahsin Toygar da bir kaç ay önce PETKİM yönetim kuruluna atanmıştı. Sonra onun İzmir'de SSK'yı 10 trilyon lira dolandıran bir tertibin içinde bulunduğu iddia edildi.
Siyasetin KİT'lere bulaşması yalnız devleti zarara sokmuyor, siyaset kurumunu da milletin gözünde batırıyor.
KİT'leri siyasi kişilere "yasak bölge" ilân eden bir yasa hemen çıkmalı..
Değişim oyununun başrolünde oynayan ANAP, adamlarını KİT'lere dolduracak yerde bu yasanın öncülüğüne soyunsun.
IMF'nin zoru ile KİT'lerden 100 bin işçiyi emekliye sevketmeye hazırlanan koalisyon partileri, bu icraatla yaklaşan seçimde milletten hangi yüzle oy isteyecek?
Seksen yaşındaki adamlarını devletten maaşa bağlarken 50 yaşındaki işçileri emekliye sevketmenin haklılığını vicdanlarına nasıl kabul ettirecekler?
Değişim ve özelleştirmenin ateşli savunucusu ANAP'a Gandhi'nin bir öğüdü var:
"Dünyada görmek istediğiniz değişiklik neyse o olun!"