kapat
08.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 RAMAZAN
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Yardım değil şov!

Televizyon haberlerinde izledim.. İtiş kakış sırasında yere düşen yaşlı bir kadın "Ben buralara gelmezdim ama çaresizdim" diye ağlıyor... İsmini bilen yok... Bağcılar'dan kalkıp Bakırköy'e gelmiş... Katlanmak zorunda olduğu rezilliğin karşılığında eğer sıra kendine gelirse evine bir poşet gıda yardımı götürecek... Kimbilir belki zamanında varlıklı bir ailenin kızıydı... Sonra devran döndü, yoksullaştı... Kimbilir belki oğlu çalışmıyor? Belki de oğlunu kaybetti, torunlarına o bakıyor...

Bunların hiçbirini bilmiyoruz... Ancak bir şeyi biliyoruz; Ramazan ayı boyunca hemen her gün Türkiye'nin bir köşesinde böylesine rezillikler yaşanıyor... Reklam uğruna insanların onurları ayaklar altına alınıyor... Ve hatta çaresiz binlerce insan bir poşet yiyecek maddesi için arenaya çıkarılmış gladyatörler gibi birbirleriyle savaştırılıyor...

Yazık! Yardım ve sevap adına insanlara bu eziyeti çektirenlere, elindeki torbaları kalabalığa doğru fırlatıp yaşlı genç binlerce kişinin birbirini ezmelerini gülerek seyredenlere yazıklar olsun!

Bu yardımı Allah rızası için kimseye göstermeden, reklama gitmeden, insanların onurlarını çiğnemeden yapanlar da var...

Örnek mi?

Pendik Belediye Başkanı Erol Kaya... Yoksulları aylar önceden belirliyor ve geceleri herkes uyuduktan sonra yiyecek ve yakacaktan oluşan yardımı kapısına indirtiyor... Kapı çalınıp gidiliyor... Yani yardım edilen kişi, bu yardımı kimin getirdiğini bile görmüyor...

Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün... Yoksulları tespit ediyor. Otobüslerle alıp yardımın dağıtılacağı yere götürüyor.. Ne izdiham, ne horlanma, ne de insan onurunu ayaklar altına alma...

*
SON SÖZ: Valilikler şova dönüşen yardım dağıtımlarına izin vermemeli... Bu işin organizasyonlarını yerel yönetimler üstlenmeli... Atalarımızın yaptığı gibi, bir elin verdiğini, diğer el görmemeli..

Rektör seçimi!
İstanbul Üniversitesi'nde pazartesi günü rektörlük seçimi var... Bu seçimde 3 aday yarışacak... Halen rektör olan Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu'nun karşısına Prof. Dr. Mesut Parlak'la, Prof. Dr. Dinçer Uçak çıkacak...

Alemdaroğlu'na, iki rakibi de aynı noktadan yükleniyor: "Üniversitede tamamen merkeziyetçi bir yönetim anlayışı var... Rektör Alemdaroğlu üniversiteyi padişah gibi yönetiyor..."

Bu iddialar ne kadar doğru bilmiyorum... Bildiğim bir tek şey var ki; Atatürk'ün ilkelerinden ve laiklikten kesinlikle taviz vermeyen, İstanbul Üniversitesi'ni medreseye döndürmek isteyenlerle mücadele eden Prof. Dr. Alemdaroğlu yıllardır "türbanı bayrak yapanlar"ın boy hedefi...

Yaklaşık 74 bin öğrencisi, 5 bin öğretim görevlisi ve 110 milyon dolarlık bütçesiyle dev bir eğitim kurumu olan İstanbul Üniversitesi'ni ele geçirmek isteyen radikal İslamcıların ve onların yandaşı olan medyanın her gün vurduğu Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, son günlerde inanılmaz iddialarla yıpratılmak isteniyor...

Örneğin bir zamanlar Demirel'in, sonra Cindoruk'un, ardından Çiller'in, Erbakan'ın ve şimdi de Tayyip'in borazanı olan, çıkar beklediği kişilerin yanında duran Nazlı Ilıcak, çalıştığı dinci gazetedeki köşesinden saldırıyor..

İşte bütün bunlar karşısında pazartesi günü İstanbul Üniversitesi'nde yalnız rektör değil, karanlıkla aydınlıktan biri seçilecek...

Pantolon!
Eğitim-Sen'in kadın-erkek eşitliğini "kadına pantolon giyme özgürlüğü tanınmasına" endeksleyen tavrını eleştirdik ya; Sendika Genel Başkanı Alaaddin Dinçer'den sitem kokan bir mektup aldık:

"Öğretmenleri küstürmeyin sayın Bilallar!"

Hayır! Öğretmenleri küstürmek gibi bir tavrım ve niyetim yok... Aksine tüm öğretmenlere sonsuz saygım var...

Sayın Dinçer önce okuduğunu anlamalı... Benim eleştirdiklerimin öğretmenler olmadığını algılamalı... Karşı çıktığımın; elektriksiz, susuz okullarda deftersiz, kalemsiz çocukları eğitmeye çalışan, aldığı maaş yetmediği için ek iş yapan öğretmenlerin çektikleri sıkıntıyı görmezden gelip, pantolona kafayı takan sendikacılar olduğunu kavramalı..

Söyler misiniz Sayın Dinçer; öğretmenler bundan sonra okullara pantolonla giderlerse çektikleri geçim sıkıntısı bitecek mi? Bir çoğu okula yayan gidip gelmeyip otobüse binebilecek mi? Bakkalın kapısından rahat geçebilecek mi? Kapısı çalındığında "Eyvah! Ev sahibi geldi" diye ter dökmeyecek mi? Ne dersiniz?

Fıkra

Yalancı La Fontaine!
Karınca yaz boyunca çalışırken, ağustosböceği saz çalmış... Bilirsiniz hikâyeyi... Tabii kış gelmiş, karınca sıcacık evinde yaşarken kapı çalmış. Bakmış ağustosböceği: "Yaz boyunca saz çaldın ve benden yemek istemeye geldin değil mi? Saz çalacağına biraz çalışmış olsaydın böyle aç kalmazdın."

"Yoo yanlış anladın" demiş ağustosböceği, "Yaz boyunca saz çalınca ayıptır söylemesi biraz para yaptım.. Hatta meşhur da oldum... Şimdi Avrupa turnesine çıkıyorum. Belki oralardan istediğin bir şeyler vardır" demiş... Karınca bir bakmış ağustosböceğinin hiç aç hali yok. Üzerinde bir kürk, arkada kocaman bir limuzin, önünde şoförü kendisini bekliyor.

- Yok bir şey istemiyorum. Ama Fransa'ya uğrayacaksın değil mi?

- Evet.

- İyi o zaman. Paris'e gidince orada La Fontaine diye biri var. Onun yüzüne tükür benim için oldu mu?

Hay ağzını öpeyim!
Eğer ekonomi düzeliyorsa niye başka vergiler geliyor, niye borçlar alınıyor... (Tansu Çiller)

Kırmızı kart
Bakan olduğu dönemde kapatmaya kalktığı Kardemir'e şimdi Yönetim Kurulu Başkanı olan DYP'li Şinasi Altınel'in kaderine...

DOĞRU SÖZ
Memurlar ve kamu işçileri başsız çivi gibidir... İçeri sokabilirsiniz ama dışarı çıkaramazsınız...

Kalemine sağlık
Milliyetçilik; en iyi otomobili üretmekte, fabrikalarda marşlar söyleyerek çalışmakta, en uzaktaki turisti en iyi hizmetle çekmekte bir slogan olabilir... Ama kılıca, kalkana, topa, tüfeğe dayalı, ırk kökenli, şovenist milliyetçilik artık yok... Önce insan var...

(Bekir Coşkun)



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır