|
|
 |
Korkak futbol
Futbolcu dediğin, dünyanın en zeki insanlarıdır. Özellikle Üç Büyükler'deki yıldız futbolcular, 'leb' demeden 'leblebi'yi anlarlar. "Şimdi bu da nerden çıktı?" diyeceksiniz. Bakın anlatayım...
F.Bahçe sahaya büyük avantajla çıktı. Kadıköy'de üst üste 24 maçtır yenilmiyorsun. Karşısındaki Beşiktaş'ın ise aslında tir tir titremesi lazım. Çünkü parasız, moralsiz, hocasının bir ayağı çukurda. Üstelik en büyük silahı Nihat da sakat olduğu için kadroda yok.
Bir de sahanın en iyi adamı Tümer, 35. dakikada Mirkoviç'le gereksiz bir diyaloğa girip oyundan atılıyor. Yani Beşiktaş, karşısında normal bir F.Bahçe olsa fark bile yiyebilir. Beşiktaş'ın ürkek olmasını anlarım ama F.Bahçe'nin niye böyle frene bastığını bu kadar yıllık tecrübemle ben bile çözemedim.
Mesaj yerine ulaştı!
Mustafa Denizli, sahaya öyle bir kadroyla çıktı ki, sanırsınız deplasmanda F.Bahçe oynayacak. Elinde Oktay gibi süper bir golcü varken, yetenekleri kısıtlı Ali Güneş santrforda görev almış. Sağbek ise sol ayağını kullanan Ali Akdeniz. Orta saha kalabalık. O zaman sahadaki futbolcu kulübeden şu mesajı anlıyor: "Bize 1 puan yetecek."
İşte bu anlayış, F.Bahçe'ye mağlubiyeti getirdi. Bu kadar çok savunmacıyla doğal olarak atak oynayamadılar. Üstüne üstlük, 3-4 pas üstüste yapmakta bile zorlandılar. Beşiktaş da Daum'un hataları nedeniyle doğru-dürüst bir futbol sergileyemedi. Dolayısıyla seyir zevki üst düzeyde olmayan bir kördöğüşü ortaya çıktı. Beşiktaş'ın şansı daha fazlaydı, kazandı. (Üstelik ilk gol ofsayttı.) Ama ben bu skorda hiç kimseyi suçlamam. F.Bahçe böyle bir yenilgiyi kendi kendine hazırladı.
Hakem Orhan Erdemir, sahaya hakim olmak için 2 kırmızı kart gösterdi. Bu tip derbilerde oyunu ne kadar yakından takip edersen, her gördüğünü çalarsan, o kadar kontrolüne alırsın. Bu iş cart-curt kart göstermekle olmaz.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|