|
|
 |
Kıskananlar çatlasın!
F.Bahçe'nin 24 maçlık galibiyet serisinin bozulması, Beşiktaş'ı ilgilendiren bir durum değil. İlgilendirmemeli de... Kartal için hayati önem taşıyan şey, zirve yarışından kopmaması ve F.Bahçe ile arasındaki puan farkını azaltmasıdır. Bu 3 puan, tam anlamıyla altın değerinde. Bunun değerini Beşiktaş iyi bilmeli. Yakaladığı avantajı artık bundan sonra aptalca yitirmemeli.
Derbi maçlarda haklı-haksız galibiyet tartışmaları tamamen palavradır. Önemli olan, 90 dakikanın sonunda skor tabelasında yazılı olan rakamlardır. Hep eleştirdiğimiz Beşiktaşlı futbolcular işte bunu gerçekleştirdiler. Sahadan başları dik, zaferle ayrıldılar, "Ben Saracoğlu tılsımı-mılsımı dinlemem, buradan 3 puanı alır giderim" dediler.
Hakem mazeret olamaz
Derbilerde iyi futbol-kötü futbol değerlendirmesi de 90 dakikanın sonunda unutulur gider. Zihinlerde sadece atılan goller ve alınan puanlar kalır. Tribünde, çevremdeki F.Bahçeliler, Beşiktaş'ın ilk golü için, "ofsayt" dediler. Bir şey söyleyeyim mi, ben de öyle gördüm. Olmayabilir de. Ancak takımlar, hakem yanlışlıklarıyla maçlar kaybedebiliyorlar, kazanabiliyorlar. Özellikle bu yönde en mağdur olan takımlardan biri de Beşiktaş.
Beşiktaş'ın zaferini kimse hakem mazeretiyle gölgelemeye kalkışmasın. O zaman futbolcuların alın terleriyle oynanmış olur. Aslında hakemin maçın içerisinde belirgin yanlışlıkları vardı. Örneğin Beşiktaş'ın yediği ilk golden hemen 1 dakika sonra Yasin bomboş durumda Rüştü ile karşı karşıya kalacakken, Orhan Erdemir Yasin'e faul gerekçesiyle kemendi attı. Bana göre bu pozisyon da faul değildi. Belki de Beşiktaş bu nedenle golden oldu. Buyrun burdan yakın!
Mirkoviç-Tümer tekmeleşmesinde iki kırmızı kart çıkaran Erdemir, yerden göğe kadar haklıydı. Tümer tahrik edildi, doğru. Ama o tepkiyi de göstermemeliydi. 35. dakikada Beşiktaş'tan en önemli adam eksildi. F.Bahçe ise Mirkoviç'in yokluğunu farketmedi. Tümer, atılana dek sahanın en iyisiydi. İlhan'a yaklaşıp F.Bahçe'ye tehlikeli anlar yaşattı.
Sertan ilaç gibi geldi
Myhre kötü gol yedi. Ne yemesi, seyretti. Ama bu Myhre, bana kötü kaleci değil gibi geldi. Maçın tamamında güven verdi. Kendinden emin, ne yaptığını biliyor. Daum, Sertan'ı tam zamanında oyuna soktu. 56. dakikadan sonra Beşiktaş bir ara skoru koruma telaşına girdi. İşte bu anda Sertan ilaç gibi geldi ve Beşiktaş'ı rakip kaleye taşımaya başladı. F.Bahçe mutlak surette gol ararken bu kez Sertan'la uğraşmaya başlayıp, durdurmaya çalıştı. Daum, ilk 11'de Khlestov'u oynatsaydı bana göre Beşiktaş, rakibine daha az pozisyon verirdi.
Derbiyi kazanan takımın futbolcularına kötü laf söylenmez. Beşiktaş'ın bu maçı kazanmak için, öncelikle 'yürekli' olması gerekiyordu. Hepsinde işte bu yürek vardı. Kazanana helâl olsun.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|