Devlet memurları hariç.. Ülkede yaşayan herkes.. Yediden yetmişe sıfır güvencede yaşıyor..
Diyelim işçisiniz..
Diyelim 15 yıl.. Diyelim 20 yıl.. Devlet vergisini kesmiş.. SSK primini almış.. Size sormadan.. Maaşınız elinize geçmeden.. Tıkır tıkır..
Sabah uyanıyorsunuz: Kriz patlamış.. İşyeriniz kepenk indirmiş..
İşsizsiniz..
Ülke, tarihinin en büyük ekonomik krizine girmiş..
İş bulma umudunuz da yok.. Aylar geçiyor iş yok.. Tarihin en büyük krizi yaşanıyor..
Peki bu ortamda hasta olsanız ne yaparsınız?..
Bir güvenceniz var mı?..
Hayır.. Koskoca bir sıfır..
Altı ay işsiz kaldınız mı yandınız..
SSK'nın kapısından bile giremezsiniz.. Yıllarca prim ödemişsiniz.. Hiç ama hiç önemi yok..
İşsizlik yardımından vazgeçtim.. Bari doktora gidelim.. Hastaneye gidelim..
Olmaz..
Neden?..
Çünkü sen işsizsin.. Prim ödemiyorsun..
Bu nasıl adalettir..
Bir insanın SSK'ya en çok ne zaman ihtiyacı olur?..
Para kazandığı dönemde mi, işsiz kaldığı, aç kaldığı dönemde mi?..
Soruyorum ne zaman?..
Bakan Yaşar Okuyan'a soruyorum.. Son on ayda 1 milyon 200 bin kişi işsiz kaldı..
Bu insanlar hasta olunca ne yapacak?..
Sendikacılığı politika yapmak zannedenlere soruyorum..
Neredesiniz?..
Türk - İş Başkanı.. Hak - İş Başkanı.. DİSK Başkanı neredesiniz..
Çıksanıza ortaya..
Dökülsenize meydanlara..
SSK'nın kapılarını işsizlere kapanması sizi ilgilendirmiyor mu?
Yoksa işsizden aidat alamadığınız için 'bana ne mi' diyorsunuz..
Siz nasıl işçi temsilcisiniz..
Nasıl?..
Okuyan'a çağrı: Yarın geç olabilir..
FarkInda mısınız bilmiyorum?..Farkında mısınız diye soruyorum.. Çünkü kriz Ankara'ya uğramadı.. Kriz özel sektörü vurdu..
Bu yüzden farkında mısınız diyorum..
Bakın..
Her insanın dayanma noktası vardır.. Bir insanın yaşadığı en büyük acı, işsiz kalması, parasız kalması, aç kalması değildir..
Acıların en büyüğü çaresiz kalmasıdır..
Diyelim ki çocuğunuz hasta.. Paranız yok.. Doktora götüremiyorsunuz.. İlaç alamıyorsunuz..
SSK'lısınız.. Ama o da bakmıyor.. İşsiz kaldınız diye sizi cezalandırıyor..
Soruyorum ne yaparsınız?..
Gelin.. Çare bulun.. İşsiz kalan en az bir yıl doktor parası düşünmesin..
Hastane parası düşünmesin.. Çocuğum hastalanırsa ne yaparım diye telaşlanmasın..
Sonra.. Bu kriz farklı.. Özel sektörü hantal devlet batırdı.. Suçsuz günahsız insanlar işsiz kaldı..
Hiç olmazsa bir yıl..
Bu insanlar ilaç parası aramasın..
Devlette utanma duygusu kalmamış..
Bir işçi düşünün.. Diyelim ki emekliliğine bir yıl var..
Diyelim ki 24 yıldır çalışıyor.. 24 yıldır kesintisiz prim ödüyor..
Yaşı da 60 olsun.. Kriz nedeniyle mart ayında işsiz kalıyor..
Kasım ayında hastalanıyor..SSK'ya gidiyor..
Bakmıyorlar..
24 yıl para ödediği SSK bakmıyor..
Çaresiz.. Borç harç, özel hastaneye gidiyor..
İşte o anda.. SSK kapısından sokmayan devlet hemen karşısına dikiliyor..
Ceza olarak.. Yüzde 18 KDV kesiyor..
İşçi, cebinden harcadığı her yüz milyon için devlete 18 milyon ceza ödüyor..
Şimdi siz bu devlete 'sosyal devlet' der misiniz?..
Anayasa'da yazsa bile der misiniz..
Peki, sosyal devlet demezseniz ne dersiniz?