kapat
03.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 RAMAZAN
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Seçim korkusu

John F. Kennedy "Korkularımızın bizi umutlarımızın ardına düşmekten alıkoymasına izin vermemeliyiz" demişti.

Küreselleşmenin temyizi olmayan hükmü şudur: Dünya iki tür ülkeler blokuna bölünecek. Değişimin emrine uyanlar müreffeh karar vericiler olacak, uymayanlar da sürünenler ve boyun eğenler..

Türkiye kavşak noktasında.

Toplumdaki değişim iradesi, beğenmesek de bugünkü meclisle eyleme geçmiştir. Son altmış yılın en reformcu meclisi, değişim yasalarıyla sergilediği performansını, Anayasa değişiklikleri ile taçlandırmıştır.

Ama bu reformlar, taşlaşmış merkezi yapıyı bir türlü kıramıyor. Ankara, ayağımıza bağlanmış bir taş gibi bizi kıpırdatmıyor.

Bu meclisten çıkan hükümet, önce kendi korkularını, sonra da bürokrasiyi aşamıyor.

Hayata geçemeyen reform yasalarının devlete ve topluma ne yararı olur?

Nazar boncuklarına bağlı "maşallah"lar, çürük yapıları depremde yıkılmaktan kurtarabiliyor mu?

Değişimin bedeli
Demokratikleşme.. Devletin küçülmesi.. Özelleştirme.. Çürük, kirli, hantal ve müsrif merkezi yapının yetkilerini yerel yönetimlere devretme.. Bunlar yıllardır gündemimizde ama yasalar çıksa bile hayata geçirilemiyor.

Bazı KİT'lerin genel müdürleri "Bizi kapatın, sadece zarar üretiyoruz" diye bağırıyor.

Meclis KİT Komisyonu Başkanvekili DSP'li Toprak "Özelleştirme, en büyük KİT oldu" diye isyan ediyor.

Her yıl yarım milyar dolar zarar eden Devlet Demiryolları, yolcu bulamadığı için 24 tren seferini kaldırıyor ama 40 bin personel beslemeye devam ediyor.

Neden?. Ve ne zamana kadar?

Nedenini Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın ağzından bugün arkadaşımız Yavuz Donat yazmış. Yılmaz diyor ki:

"Yeniden yapılanmanın siyasi bedeli vardır. Bu adımı atacak siyasi kadrolar seçim kaybeder. Bu göze alınamıyor!"

Gündeme bakın..
Aslında bugünkü iktidar, kaybetme korkusunun ambargosunu kırmak yolunda tarihi bir fırsattır Türkiye için.

Kamuoyu araştırmalarında koalisyon ortağı üç partinin toplam oyu yüzde 20'yi bile bulmuyor. Kaybetme korkusu ile gidecekleri bir seçimde onları kaybetmekten daha beter bir tehlike, yok olma tehlikesi bekliyor.

Korkak birer sünepe gibi yok olacakları yerde, inandıkları değişimi gerçekleştirseler ve ilerde tekrar kazanma umudunu öldürmeyen adam gibi bir yenilgiyi göze alsalar, bu daha akılcı bir tercih olmaz mı?

Siyasetin bunu tartışması gerekmez mi?

Ama hayır.. Bizimkiler "Hac'ta milletvekilleri ehramın içine don giysinler" diye Diyanet İşleri'nden fetva çıkarma derdinde..

İşportacı bağırıyormuş: "Haydi, batan geminin malları bunlar, don 500, fanila 500!"

Biri döne döne gelip fiyat soruyormuş..

Bir, iki, üç derken işportacı dördüncüde "Fanila 500, don 400" demiş..

- Donu indirdin, niye?.

- Çünkü şimdi seni benzeteceğim!

Türkiye'ye artık akıl yetmiyor, yürek gerekiyor. Yoksa tren kaçıyor..



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır