|
|
 |
Başkanlığı Bı-ra-kı-yo-rum
Bayrak değişimi kavramıyla sivil toplum örgütleri de sonunda tanışıyor. Yok yok, hiç bir başkandan, UND'nin yeni başkanı Çetin Nuhoğlu'nun dediği gibi bırakacaklarına dair tasdikli bir kağıt almaya niyetim yok! Onlar kendileri geçen hafta kampanyaya dönüştürdüğümüz ve herkesimden büyük destek aldığımız, "Değişim isteyip değişmeyen başkanlar"la ilgili haberlerimizin ardından isteyerek ya da istemeyerek bir daha aday olmayacaklarını ilana girişti.
Geçen hafta boyunca sendika, birlik, vakıf ve dernek başkanlarıyla telefonda konuştum. Kimi bizzat kendisi arayarak özeleştirisini de yapıp, bir daha aday olmayacağını söyledi. Kimi ise 'Ama başka aday çıkmıyor ki... Hem ben Ankara'da grubumu çok iyi temsil ediyorum" deyip, başkanlıktan vazgeçemediğini söyledi. Kimisi ise "İstediğinizi yazabilirsiniz, ben altına imzamı atarım" diyerek yürekten destek verdi. Mesela Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin uzun yıllar başkanlığını yapan Okan Oğuz'un yerine bu yıl başkan olan Oğuz Satıcı gibi. Satıcı, henüz yeni başladığı görevini dört yıl sonra bırakmaya hazır olduğunu üstüne basa basa söyleyerek, siyasette değişim isterken, sivil toplum örgütlerinde de değişim konusunda samimi olduğunu gösterdi.
Kuşkusuz bu konuda en büyük alkışı Akfen'in patronu, Fenerbahçe As Başkanı, TİSK Yönetim Kurulu Üyesi, Atatürk Havalimanı Dış Hatlar'ı rekor bir sürede bitirerek işletmeye başlayan TAV'ın ortağı Hamdi Akın aldı. Akın, yazıyı okur okumaz telefona sarılarak, "Sizi tebrik ediyorum. Ben de bir dinazorum. MESS Ankara, Orta Anadolu Temsilciler Kurulu'nda gerektiğinden fazla kaldım. Sürem dolmadan istifa ediyorum" deyiverdi. Akın'ın bu çıkışı büyük destek gördü. Arkasından Türkiye Müteahhitler Birliği'nin 12 yıllık Başkanı Kadir Sever, bir daha aday olmayacağını açıkladı ve devamı geldi. ASO Başkanı Zafer Çağlayan, Türk-İş Başkanı Bayram Meral, Deniz Ticaret Odası Başkanı Cengiz Kaptanoğlu, Teksif Başkanı Zeki Polat ve diğerleri "Önümüzdeki dönemde aday olmayacağız" diyebildi.
Sanırız ki, bu söylemler tabanı hareketlendirecek ve aday olmayı düşünen ancak korkup sinen ya da çeşitli entrikalar yüzünden bir türlü "Ben adayım" diyemeyenleri gün ışığına çıkaracak. Türkiye yeni liderlerle tanışacak.
Bir gözlemi daha aktarmakta fayda görüyorum. Görüşmeler sırasında ne garip ki, bir çok başkan, "Ben aday olmayacaktım, çok ısrar ettiler" dedi. Herkes aynı şeyi söyleyince bize bu söylem de hiç gerçekçi gelmedi. Umuyoruz ki, yıllarca başkanlık yapan bu isimler artık ısrar edilse bile "Ben aday değilim" deme becerisini gösterecek.
Çetinkaya gitmesini bilmiş!
Bir sivil toplum örgütüne faydalı olmak için illa ki 8, 10 ya da 20 yıl başkanlık yapmak gerekir mi? Bu soruya başkanlar hariç evet diyen yok. Geçen hafta gazetemize gelen tebrik telefonlarının bizleri ne kadar mutlu ettiğini anlatmaya gerek yok. Arayanlardan biri de Doğuş Holding Otomotiv Grup Başkanı İlhan Çetinkaya'ydı. Bıraktığı başkanlıklarını anlatırken, dinlemekten yoruldum. Tavrı örnek olsun diye paylaşıyorum: ODTÜ Spor Kulübü'ne dört yıl başkanlık yaptıktan sonra bütün ısrarlara rağmen ayrıldı. Voleybol Vakfı'nı kurdu. 6 yıl kurucu başkanlık yaptı ve ayrıldı. Türkiye Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin 2 dönem başkanlığını yaptı, ayrıldı. ODTÜ Mezunları Derneği'nde 2 yıl başkanlık yaptı, ayrıldı. Deprem konutlarının yapımında ilk 5'e giren ODTÜ Eymir Kültür Vakfı'nda üç dönem başkanlık yaptı, istifa ederek ayrıldı.
Çetinkaya, "Aday mı vardı ki" diyerek kendi başkanlıklarını haklı çıkaranlara ateş püskürüyor ve "Adayları yok ederseniz, entrikalar yaparsanız, tabi ki aday çıkmaz!" diyor.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|