kapat
02.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 RAMAZAN
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Masaya konulan et parçası dile gelince...

Hz. åişe'nin iffeti ve Ebâ Eyyub'la hanımı arasında geçen bu konuşma hakkında âyet-i ker”me nâzil olarak, onların kendi kendilerine yaptıkları şahitlik de Kur'ân-ı Ker”m'de Allahü Teâlâ tarafından belirtildi.
Nur suresinin 12. âyetinde onlar hakkında şöyle buyruluyor: "Keşke işitseydiniz. Mü'minler ve mü'mineler kardeşlerine hayr zanda bulundular ve "bu apaşikâr iftiradır dediler." Hayber savaşının bitiminde Hâris kızı Zeyneb, Peygamber için bir dâvet düzenlemişti. Resulüllah ve ashâbı davete gittiler. Zeyneb yemekte onlara zehirli bir koyun eti ikram etti.

Resulüllah ön ayaktan bir parça alarak çiğnedi. Fakat yutmadı. Berâe oğlu Bişr de biraz almış ve yemişti. Resulüllah çiğnediğini atarak, ashâbına da yedirmedi.

- Bu kemik bana zehirli olduğunu söylüyor buyurdu. Sonra Zeyneb'i çağırtarak sordu. O da, hakikati itiraf ederek şöyle dedi:

- Sana gizli değildir. Kavmimden bana ulaşan haberler sebebiyle senin için şöyle dedim. Peygamber değil de bir melikse ondan kurtulurum. Eğer Peygamber ise zaten etin zehirli olduğunu bilir.

Bişr yediği etten zehirlenerek öldü. Zeyneb'in, babasının ve kocasının intikam hırsı ile böyle bir işe kalkışması sebebi ile Resulüllah'ın onu afvettiği rivâyet edilir. Ebâ Eyyub bu olaya çok üzülmüştü. Yahudilerin gaddarlık ve hilelerinden vazgeçmeyeceklerini anlayarak kendini Pegamber'e nöbet tutmaya adadı. Resulüllah'ın, Hayber esirlerinden ve Medine'nin en şereflilerinden olan Huyey kızı Sâfiye ile evlendiği gece Peygamber'in çadırının etrafından hiç ayrılmayarak nöbet tuttu. Sâfiye'nin içindeki kinin harekete geçip şeytanın kendisini kandırarak Resulüllah'a bir kötülük yapmasından korkuyordu. Bütün gece elinde kılıç, Resulüllah'ın bir işaretini bekler vaziyette tetikte durdu. Fakat korktuğu gibi bir şey olmadı. Sabah olup da Resulüllah çadırdan çıkınca, nöbet bekler vaziyette Ebâ Eyyub'u görünce sordu:

- Ne oluyor?

Ebâ mahcup bir eda ile konuştu:
- Zamanı küfürle geçmiş. Kocası, babası ve kavmi öldürülmüş bu kadının bir kötülük yapmasından korktum yâ Resulüllah.

Resulüllah sevinerek, Ebâ Eyyõb'a şöyle dua etti:

- Allah'ım, gece beni muhafaza ettiğin gibi Ebâ Eyyub'u muhafaza eyle.

Resulüllah'ın bu duasını alan Ebâ Eyyõb'a gerçekten çok uzun bir hayat nasip oldu. Allah onun ömrünü, halifeler devrini aşarak seksen yaşında İstanbul surlarına tırmanacak kadar muhafaza etti. Hattâ şehid olduktan sonra dahi asırlarca belirsiz kalan kabrini muhafaza ederek, bugünkü imarlı durumuna gelmesini nasip etti.

Bir İslam mücahidinin hayatı: EBA EYYóB EL ENSARİ - 17



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır