
Göstere göstere battı!
Denetim firması DRT, iki yıldır aynı tespiti yapıyor: Toprakbank'ın tüm kaynaklarını grup şirketleri kullanıyor ama geri ödemiyor
Bağımsız yeminli mali müşavirlik firması DRT'nin kamuoyuna açıklanan Toprakbank inceleme ve denetim raporu çarpıcı tespitlerle dolu. İMKB'ye de gönderilen raporda "bankanın kaynaklarının büyük bir kısmı (yasal limitin çok üstünde) Toprak Grubu şirketlerine aktarıldı. Bu kredilerin geri dönüş kabiliyeti bulunmamaktadır" deniliyor.
Raporda yer alan bazı tespitler şöyle:
* Banka, Offshore hariç grup şirketlerine toplam kredi portföyünün yüzde 18'i olan 58 trilyon lira nakdi kredi kullandırdı.
Grup şirketlerine kullandırılan bu tür kredilerin ana para ile faizlerinin tahsil kabiliyetinin belirsiz olduğu yapılan çalışmalar sonucunda tespit edilmiştir. Banka tarafından mali tablolarda bu tür krediler için herhangi bir karşılık ayrılmamıştır. Ayrıca banka grup şirketlerine 24.2 trilyon lira da gayri nakdi kredi tahsis etmiştir.
* Toprakbank'a ait Toprakbank Offshore tüm kaynaklarını grup şirketlerine kredi olarak aktardı. Gruba 239 trilyon lira direkt kredi kullandırıldı. Bu kredilere faizler eklendiğinde rakam 402.6 trilyonu buluyor. Dolaylı olarak kullandırılan kredilerin miktarı ise 61 trilyon lira.
KREDİ DEPOLARI
Yukarıdaki bilgiler bankanın 2001 yılı ilk 6 aylık durumunu gösteriyor. 3 ay sonra, yani 2001 yılının 9 aylık bilançosunda ise durum daha da kötüleşiyor. Buna göre Toprakbank'ın ortağı olan şirketlere verdiği kredi 76 trilyona, iştiraklerine verdiği ise 622 trilyon liraya (Offshore dahil) çıkıyor.
Raporun yurtdışı bankalar hesabı kalemiyle ilgili incelemesinde de şöyle bir tablo ortaya çıkıyor: Banka, yurtdışında 201.6 trilyon hesap açar. Bu para karşılığında Offshore şirketine kredi açılır. Offshore hesabına giren bu krediyi Toprak Grubu şirketlere kullandırır.
Raporda en ilginç bölümlerden biri de bankanın yurtdışındaki bir portföy yönetim şirketiyle hem altın alım anlaşması hem de alınan altının ileri bir vadede satılması (forward anlaşması) amacıyla iki sözleşme yapılması. Söz konusu sözleşmelerin tarihi 29 Eylül 1999, vadesi ise 29 Eylül 2004.
Yapılan anlaşmaların tutarı ise 200 milyon dolar düzeyinde. Aynı işlem ve vade tarihi ile yurtdışındaki portföy yönetim şirketi Toprakbank Offshore Ltd'ye 220 milyon dolar kredi kullandırır, bunun 20 milyon dolarlık kısmı faizi oluşturuyor.
Banka tarafından alınan altın Toprakbank Offshore'un aldığı kredinin teminatı olarak gösterilmiş. Yapılan bu işlemlerle ilgili portföy yönetim şirketine teyit mektubu gönderilmiş, ancak rapor tarihi itibariyle herhangi bir yanıt alınamamış. Daha sonra, 8 Ağustos 2001 tarihli yönetim kurulu toplantısında bankanın yurtdışındaki bir portföy yönetim şirketi ile gerçekleştirmiş olduğu altın işleminin iptal edilmesi ise dikkat çekiyor.
TEMİZEL KORUDU ZARAR BÜYÜDÜ
Toprakbank'ın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilmesi, bankacılık sektöründe adaletsiz uygulamaları iyice belirginleştirdi. Halis Toprak'a ait bankanın bilançosu incelendiğinde, bankanın BDDK eski Başkanı Zekeriya Temizel döneminde korunduğu net olarak ortaya çıkıyor. Bu koruma bankanın zararını artırırken, devlete olan faturayı da büyüttü.
Halis Toprak, bankadaki zararının 1 milyar doları bulduğunu kendi ağzıyla açıkça söylüyor. 2001 yılı 9 aylık bilanço rakamlarına göre Toprak Grubu'nun Toprakbank Offshore şirketinden kullandığı kredilerin toplamı 621 trilyon lira. Yine bağımsız denetim şirketi DRT Mali Müşavirlik Şirketi'nin raporuna göre krediler geri dönmüyor ve banka geri dönmeyen bu krediler için karşılık ayırmamış. Dolayısıyla Toprakbank'ın kaynakları ile beslenen Offshore şirketinin zararı aslında bu miktarın çok üstünde.
2000'DE ALARM VERMİŞTİ
Burada ilginç bir durum var. Temizel'in BDDK Başkanı olduğu dönemde Offshore Şirketi'nden, grubun kullandığı kredi miktarı vahim noktalarda. 31 Aralık 2000 tarihinde, Offshore Şirketi'nin, Toprak Grubu şirketlerine 304 milyon doları direkt, 352 milyon dolar kredi kullandırdığını yazan aynı denetim firması şu uyarıyı yapıyor: Toprak Grubu'na kullandırılan krediler için ödeme planlarına uyulmuyor. Dolaysıyla söz konusu kredilerin tahsil kabiliyeti konusunda belirsizlikler var.
Dönemin BDDK Başkanı Temizel, bu uyarılara rağmen bankayı korumaya devam ediyor. Ve bankanın durumu daha da kötüleşiyor. Offshore kredileri 420 milyon dolara çıkıyor.Oysa, Toprakbank ile aynı büyüklüğe sahip Etibank'a el konma gerekçesi ise toplam zararın 438 milyon doları bulmasıydı. Yani Etibank'taki toplam zarar, Toprakbank'ın sadece offshore zararı kadar. Ancak bu haksız tablo sadece el konulan bankalar arasında değil. Bugün pek çok bankanın aynı durumda olduğu, yani el konulan Demirbank ve Etibank'tan çok daha kötü durumda bulundukları kendi yayınladıkları bilançolarda açıkça görülüyor. Örneğin geçtiğimiz günlerde bir bankanın bilançosu internette ve bazı gazetelerde ilan olarak yayınlandı. Bu bankanın toplam zararının 200 trilyon lira olduğu ilan ediliyor. Dikkatli gözle bakıldığında ise zararın 1 katrilyon liraya ulaştığı tespit ediliyor.
"ÖZSERMAYE ÖYLE ARTMAZ"
Toprakbank'ın 17 Ağustos 2000 tarihindeki sermaye artışında kullandığı yöntem de karışık. Toprakbank, 17 Ağustos günü ödenmiş sermayesini 33.7 trilyon liradan 45.5 trilyon liraya çıkarır. Toprakbank'ın artırılan 11.8 trilyon lira tutarındaki sermayesinin 11.2 trilyon liralık kısmı, ortaklardan alınan binadan doğan borcun, sermaye artırımından doğan alacağına mahsubu şekliyle yapılmış. Dönemin BDDK Başkanı Zekeriya Temizel bu uygulamaya ses çıkarmazken, Hazine bu artışa itiraz eder. Bankaya bir yazı göndererek bunun bankacılık uygulamaları açısından özkaynak olarak değerlendirilmeyeceği uyarısında bulunur.
|