Bu işe beni teyzem soktu. Sonra eniştemden kıskanıp ihbar etti. Ne büyük bir pisliğin içine girdiğimi bilmiyordum. Herkes bir şekilde beni kullanmak istedi...
Hollanda'da yaşayan, bir işçi ailesinin kızıydı. Çok para kazanmak, zengin olmak hırsıyla yanıyordu. Bir süre sekreterlik, garsonluk yaptı. Yetmedi... İyi yaşamayı, güzel giyinmeyi seviyordu... İşte bu yüzden teyzesinin teklif ettiği "kuryelik" görevini hemen kabul etti. Birkaç yıl boyunca, bavulundaki giysilerin arasında balya balya para getirdi Türkiye'ye. Şimdiki karşılığı 1.5 trilyon lira olan dövizle Atatürk Havalimanı'nda yakalandı. Sonra; polis, adliye, cezaevi maratonu başladı.. Kurye Dilek Örnek, 5 yıl sonra ilk kez konuştu. Şimdiye kadar neler yaşadı, nasıl kullanıldı, 11 aylık cezaevi serüveni ona ne getirdi, ne götürdü... İşte bu soruların cevapları...
* Kuryelik yapmaya nasıl başlamıştın?
19 yaşında bir çocuktum, bunun suç olduğunu bilemeyecek kadar saftım. Teyzem para alıp İstanbul'a götüreceğimi, orada parayı teslim alacaklarını söyledi. Alacak kişiler de beni tanımıyordu. Eniştem tipimi tarif ediyordu. Sonra da buluşuyorduk. Paraları teslim ettikten sonra otele veya eve geçiyor bir süre kaldıktan sonra dönüyordum.
* Teyzenin kurbanı mı oldun yani?
Evet. Her şeyin sorumlusu teyzem Fatma Kunt. Beni ihbar eden de odur. Tabii ki saflığım, yasaları bilmemem de var.
* Teyzen seni neden ihbar etmiş olabilir?
Çünkü kıskandı. Beni babam gibi gördüğüm bir adamdan, eniştemden kıskandı. 'Artık para taşımak yok' dedi. Ben de 'Buna sen karar veremezsin' diye çıkışınca, 'Seni uyarıyorum pişman olursun' dedi. Gerçekten yapacağını yaptı. Ondan nefret ediyordum. Artık bu duyguyu bile hissetmiyorum. Sadece kırgınım. Barışmaya çalıştı. Affetmedim. Ben onun kocasının yani eniştem Ercan Doğan'ın sevgilisi olarak gündeme gelmek istemiyorum artık. Böyle bir şeyi nasıl düşünülebilir? 6 yaşından beri ben onun yanında büyüdüm. Babam gibiydi.
* Çok para kazanıyor muydun?
Evet. Kazandığım para başımı döndürmüştü. İlk başlarda parayı teyzemle paylaşıyordum. Sonra tek başına çalışmaya başladım. Bu sonumun başlangıcı oldu. Teyzem beni ve eniştemi ihbar etti.
* Paraların kime gittiğini bilmiyor muydun?
Gerçekten bilmiyordum. Bilseydim asla böyle bir işe bulaşmazdım. Elbette ki bunu enişteme sordum. İşin arkasında önemli ve mevki sahibi kişiler olduğunu söylüyordu. Belki isim bile vermiştir. Ama ben bunlarla hiç ilgilenmediğim için ayrıntısına takılmadım bile.
* Kaç kez yaptın bu işi?
Tam 52 kez İstanbul'a sorunsuz gelip gittim. 53'üncüde yakalandım.
* Yakalanışın nasıl oldu?
Ne olduğunu anlayamadım. Çantam arandı. Şok olmuştum. Bana bir sürü polis isim sayıyorlardı. Hiçbirini tanımıyordum. Türkiye'nin en önemli isimleri sıralanınca büyük bir pisliğin içine girdiğimi anladım. Ben yakalanmadan 2 hafta önce çıkmış kanun. (4208 Sayılı Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesi Yasası'nı kastediyor) Düşünebiliyor musunuz? Sadece 2 hafta için hayatım altüst oldu.
* 11 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye oldun. Neler değişti hayatında?
Dışarıda daha zor bir hayat bekliyordu beni. Bir süre Florya'da bir eve kapandım. Aylarca pencereye bile çıkmadım. Bakkala bile gidemiyordum. Tehditler alıyordum. Beni reklam olsun diye düğünlere çağırdılar. Tanımadığın insanlar mektup gönderiyor, evlenme teklifi ediyordu. 'Susurluk' ismiyle birlikte anılıyordum. Bir gün evde bulmaca çözüyordum. 'Atatürk Havalimanı'nda dövizle yakalanan kurye kızın ismi' diye bir soruyla karşılaştım. Şoka girdim. Güler misin ağlar mısın? Ben hiçbir zaman mafya olmadım. Hayatımda uyuşturucu nedir bilmem, görmedim. Tahliye olduktan hemen sonra tanınmış bir şebeke tarafından fidye amacıyla kaçırılacağımı öğrendim. Onlara haber gönderdim. 'Böyle bir parayı ne ben ne de ailem verebilir' diye. Hâlâ takip edildiğimi biliyorum. Allah'tan başka kimseden korkmuyorum. Arkamda babalar yok. Ama kimsesiz de değilim.
* Kaset teklifleri gelmiş yanılmıyorsam...
Çok ünlü biri bana teklifte bulundu. Mantıklı geldi, kabul ettim. Pop söyleyecektim. Sonra baktım, o camia ahlak anlayışıma uygun değil. Vazgeçtim. Ellerinde sözleşme olduğu için tehdit ettiler. Ama onları engelledim. Araya birilerini sokarak...
* Şimdi ne hissediyorsun? Pişmanlık, öfke....
Keşke bütün bunlar olmasaydı ama alnım açık. Cinayet işlemedim, hırsızlık yapmadım. Bazen öfkeleniyorum. Cezamı çektim. Tam 2 ay da fazladan cezaevinde yattım. Hâlâ sürünüyorum.