|
|
 |
Değişim sancılı olacak
Gazetelerde manşetlere tırmanan haberler, Türkiye'deki yapısal değişimin ne denli sancılı geçeceğini gösteriyor. Gelişmiş ülkelerde her biri hükümet deviren siyasi skandallar, ülkemizde olağan sayılıyor. Pişkinlik, hatta yüzsüzlük, had safhada!.. Bu nedenle, değişim devrimini yapmaya soyunanların işi zor, hem de çok zor!..
Çünkü bizde "siyaset" denilince akla hemen, kamu bankalarından ballı kredi ayarlamak, ihale ve iş takibinden avanta sağlamak, devlet dairelerine adam yerleştirmek, vergi yüzsüzleri için devreye girmek gibi, gerçek demokrasilerde siyasetçileri safdışı bıraktıran davranışlar geliyor. Bunlar Batı'da ahlaksızlık, bizde ise siyasetin olmazsa olmaz koşulu sayılıyor... Hatta orada siyasetçiyi demir parmaklıklar ardına götürürken, bizde yeniden seçilmenin garantisi oluyor. Bunlara "dur" diyecek dürüst, erdemli siyasetçilerin sayısı ise, ne yazık ki çok az!
Oysa değişim gerçekleşirse, siyasetçiler eski alışkanlıklarını terkederek, yeni ve evrensel bir "rol" üstlenmek durumunda kalacaklar. Yerelden evrensele geçmek, hiç de kolay olmayacak! İşte bu gözlemimizi doğrulayan birkaç örnek:
***
Sayıştay denetçileri, ANAP Genel Başkan Yardımcısı Erkan Mumcu'nun Turizm Bakanı iken, seçim bölgesi olan Isparta'ya, trilyonlarca lira aktardığını ortaya çıkarmışlar. Denetçilere göre; turizm bütçesinden gönderilen paraların tümü, seçim yatırımı amacıyla kullanılmış! Mumcu bununla da yetinmemiş ve memleketi Yalvaç'tan bazı kişilere, bakanlıkta önemli görevler vermiş! Yani bugün eleştirdiği herşeyi, bakanlığı sırasında yapmış! (Milliyet 27 Kasım 2001)
Her fırsatta Türkiye'nin kötü yönetildiğini söyleyen Erkan Mumcu, devlet eliyle seçim yatırımını, gerçek demokrasiyle yönetilen bir hukuk devletinde yapmış olsa, politikayı terketmek zorunda kalırdı. Bizdeki "İster inan, ister inanma demokrasisi"nde ise Erkan Bey'in icraatı, onun tekrar seçilmesini sağlayacağı gibi, yıldızını da parlatır!.. Yani karizmasını artırır! Zaten o da yaptığının usulsüzlük değil, Sayıştay'dan onaylı icraat olduğunu söyleyerek suçlamaları kabul etmiyor.
***
Alın size bir başka örnek...
Emlak Bankası'nı 80 milyon dolar dolandıran Kemal Horzum, hapis cezasını tamamladıktan sonra birçok iş yaptı! Bunların büyük çoğunluğu dolandırıcılık amaçlıydı. Örneğin İstanbul'daki Özel Yeni Yıldız Dershanesi'nin sahibi Muzaffer Yaşar, Horzum ve çetesi tarafından dolandırıldığını öne sürerek, mahkemeye başvurmuştu. Biz dershane dolandırıcılığını ekrana taşıncaya, Horzum ve ekibi ortalıktan kayboldu!.. Halen aranıyor, ama o, güçlü dostları sayesinde kaçmayı başarıyor!..
Kısa bir süre önce İnternet'teki Objektif Haber Sitesi'nde ilginç bir haber yer aldı. Haberde, ANAP Grup Başkanveli Beyhan Arslan'ın üniversitede okuyan oğlunun, Horzum'a ait bir arabayla dolaştığı duyuruluyordu.
Köşemize taşıdığımız bu iddia, Beyhan Arslan tarafından kesin bir dille yalanlandı. Ancak Arslan, arkadaşlarımızın teybe kaydettiği konuşmasında, Kemal Horzum'u çok eski yıllardan beri tanıdığını söyledi. Bu arada söz konusu dershaneye ait vergi borçlarının taksitlendirilmesi için siyasetçi kimliğiyle Maliye Bakanlığı'nı aradığını açıkladı. "Ama ben bu işi Kemal Horzum için değil, Mahmut Hoca (Horzum'un ortağı) için yaptım! Ahlaksızlık bunun neresinde?" dedi..
Teybi dinledikten sonra "Pes doğrusu!" deyip, dershanesini Horzum'un elinden güçlükle kurtaran Muzaffeer Yaşar'ı aradım. Beyhan Arslan'ın yardımıyla taksitlendirilen vergi borcunun ödenip ödenmediğini sordum. Ödenmemiş!.. Peki şimdi devletin bu gecikmeden doğan zararını kim karşılayacak? Beyhan Arslan mı? Tabii ki değil! O, sadece bir vatandaşa yardımcı olmuş! Hepsi o kadar!.. Evet, ahlaksızlık bunun neresinde? Halk onu, bu işleri yapsın diye Meclis'e göndermedi mi?
***
Yetmedi mi?.. Türkiye'de örnekten bol ne var! Olaylı bir şekilde Ulaştırma Bakanlığı'ndan istifa eden Enis Öksüz, Flash TV'deki konuşmasında devletin uçağıyla seçim bölgesine gidip temel atmayı ve uçuş parasını ödememeyi "normal" kabul ediyor. Özetle "Ben bakanım, imzamı basarım, bakanlığın uçağına istediğim gibi binerim! Üstelik uçağı en az kullanan bakan da benim!" diyor. Öksüz'e göre; bakanlıktan ayrıldıktan sonra PTT'den tahsis edilen resmi otomobili kullanması da yadırganmamalı!
Eski bakan yerden göğe kadar haklı! Bakanlık koltuğuna henüz oturmamış siyasetçiler bile devletin olanaklarını tepe tepe kullanırlarken, koskoca eski bakana, bunlar niçin çok görülüyor? Doğrusu bu eleştirileri yapanlar, ayıp ediyorlar!
***
Düşlediğimiz yapısal devrim gerçekleşirse siyasilerin eski alışkanlıklarını terketmeleri gerekecek. Diyelim ki terkettiler!..
O zaman bazıları için siyaset yapmanın bir anlamı kalır mı?
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|