Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, ekonomik suçları DGM'lerin kapsamından çıkaran yasayı veto etti.
Bu yasa mecliste, uygulamanın yarattığı haksızlıkları ve piyasaları terörize ederek ekonomiye verdiği zararları önlemek amacıyla benzeri az görülen genişlikte bir mutabakatla kabul edilmişti.
Fakat Cumhurbaşkanı, veto gerekçesiyle meclise nasıl bir öneride bulundu?
Yargıtay Başkanı'nın "hemen kaldırılmalıdır" dediği;
Barolar Birliği'nin Anayasa'dan çıkarılıp kaldırılmasını önerdiği;
Adalet Bakanı'nın asli görevi olmayan davalara baktığını açıkça dile getirdiği;
Yargıtay'ın, kendi kanununda yazılı suçlardan başkasına bakamayacağını vurguladığı;
Sanığın savunma hakkını kısıtladığı yine Yargıtay tarafından açıklandığı;
Türkiye'nin AB'ye girmek için bu yılın sonuna kadar Avrupa standartlarına uygun hale getirmeyi taahhüt ettiği...
DGM'lerin çoğaltılmasını istedi!
Vehimler ve adalet
Veto edilen yasa, ekonomik suçlara af benzeri bir hak getirmiyor, sadece ağır ceza mahkemelerinde yargılama getiriyordu.
Değişiklik, hazırlık soruşturmasında avukat bulundurmak, evrakların sanık avukatı tarafından incelenmesine olanak tanımak, gözaltı sürelerini CMUK'un öngördüğü makul sınırlara getirmek gibi, çağdaş hukukun sanıklara tanıdığı hakları içeriyordu.
Cumhurbaşkanı yasayı, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle geri çevirmedi.
"Kamu yararı" gibi bir tabuyu kötüye kullanarak ve toplumda vehimler uyandırarak tezini güçlendirmeye çalıştı. Vehimleri, birey hak ve özgürlüklerinin önüne geçirdi.
Bir anlamda genel mahkemeler hakkında güvensizlik imasında bulundu. Ve bunu yaparken de, görülen davaları etkileme sonucu doğuracak yorumlar yaptı.
Meclis ne yapacak?
Dosyaların DGM'den ağır ceza mahkemelerine devrinin "yeni baştan yargılama" demek olacağı, bu yüzden zaman aşımı tehlikesi belireceği iddiası geçerli olamaz.
Çünkü yargılama, olduğu noktadan devam edecektir. Ayrıca bu suçlarda zaman aşımı 15 yıldır.
Yargının görevi adaleti sağlamak, bunu yaparken de çağdaş hukukun kabul ettiği savunma haklarını sanıklara vermektir.
Meclisin kabul ettiği değişiklik, uygulamadaki yanlışlardan alınan acı derslerin ışığında gerçekleşmiş bir adımdı.
"Kamuoyunun bunu kimi kişilerin korunması amacıyla özel nitelikte yasa çıkarıldığı biçiminde algılaması güçlü bir olasılıktır" demek hukuki bir tesbit değildir.
O nedenle veto gerekçesi olamaz.
Olsa olsa böyle bir şüpheyi halkın içine düşürme vebalini doğurur.
Cumhurbaşkanı'nın gerekçeleri, DGM'leri, olağanüstü sorgulama ve yargılamaları, tutuklamaları savunan, çağdaş hukuk normlarını reddeden bir karşı tezdir.
Cumhurbaşkanı, muhalefet ağırlıklı bir senato gibi davranmaya devam etse de meclis iradesini mutlaka savunacaktır.
Veto, bu yasanın hayata geçmesini bir kaç hafta geciktirmekten öteye bir zarar vermeyecektir.