Kültürel Açıdan Avrupa Birliği'ne Yaklaşım Sempozyumu'naa gazeteci
Mehmet Sucu, "e-Avrupa Ğ Türkiye" başlıklı bildirisiyle katıldı.
Bildirisine "Avrupa Komisyonu tarafından aralık 1999'da kabul
edilen 'eAvrupa Girişimi', Avrupa'yı dünyadaki en dinamik ve rekabet
gücü yüksek pazar haline getirme amacına yönelik olarak, özellikle
internet alanında yeni ekonomi için gerekli altyapıyı kurmayı
hedefliyor" diye başlayan Sucu, "Girişim"in bu hedefe yönelik üç
temel amaç belirlediğinin altını çizdi.
Bu üç temel hedef şöyle:
* Daha ucuz, daha hızlı, daha güvenli internet...
* İnsan kaynağına yatırım...
* İnternet kullanımını özendirmek...
"Girişim", 2002 yılına kadar sürecek dört ana başlık altında on dört
hedef içeren bir de eylem planı hazırlıyor.
Bu hedef doğrultusunda Avrupa Birliği ülkeleri 2001 yılına kadar tüm
öğretmenlerin interneti öğrenmesini ve 2001'ye kadar da tüm
öğrencilerin internetle tanışıp bilgilendirilmesini yasal bir
zorunluluk haline getiriyor.
Peki, Türkiye açısında durum nasıl?
Sucu, açıklıyor:
"Türkiye ise Avrupa Birliği ilişkilerinde belirli özelliği olan ve
ülkemiz açısından hedefler ortaya koyan Ulusal Program'ın 17. bölümü
olan 'Bilim ve Araştırma' başlığı altında, 'Türkiye'de Bilgi Toplumu
oluşturmak amacıyla e-Türkiye girişimini başlatıp yönlendirmeyi
hedeflemektedir' denilmiş ve sorumlu kuruluş olarak da TÜBİTAK
saptanmış..."
Mehmet Sucu, Avrupa'da internetin kullanım sınırlarını ise şöyle
çiziyor:
"Avrupa şirketlerinin yaklaşık yüzde 72'si satış ve pazarlama için e-
ticaret yapıyor.
E-ticaretin gelişmesini sağlayan nedenler arasında ilk sırayı rekabet
korkusu alıyor.
Avrupalı yöneticilerin yüzde 63'ü kıtanın bir küresel ağ ekonomisi
merkezi olacağına inanıyor.
Avrupalılar uluslararası çapta yayılma eğilimi gösteriyorlar. Yeni
coğrafi piyasalara girmek için hali hazırda e-ticaret kullandıklarını
söyleyenlerin oranı yüzde 38. Bu oran ABD'de yüzde 22.
Avrupalıların yüzde 47'sinin inancına göre mobil cihazların
gösterdiği gelişme e-ticaret bakımından Avrupa'ya önemli bir avantaj
sağlayacak."
Sucu, daha sonra dünya ile ülkemizin durumunu karşılaştırıyor,
aktarıyorum:
"Dünyada 429 milyon civarında internet kullanıcısı, 110 milyon
civarında internete bağlı bilgisayar, 35 milyon civarında alan adı ve
25 milyon civarında web var.
Türkiye'de ise iki milyon civarında abone, dört milyon civarında
kullanıcı, 27 bin alan adı, 15 bin civarında web var. Yurt dışında da
bir bu kadar web olabileceği belirtiliyor. Microsoft Türkiye Genel
Müdürü Haluk Maga, Windows XP'nin tanıtım toplantısında Türkiye'de
evlerin yüzde 3'ünde, KOBİ'lerin ise yüzde 30'unda bilgisayar
olduğunu söyledi."
E-Devlet hizmeti vermeyi amaçlayan Türkiye ise bu konuda henüz
emekleme aşamasında imiş...
Yarın Hüsamettin Koçan'ın "Birey-Yaratıcılık ve Sanat Eğitimi"
bildirisini özetlemeye çalışacağım.