
Bir yıl oruç tutacağız
Yılmaz, "Önümüzdeki yıl ortaya konan hedeflerin mutlaka gerçekleşmesi lazım. Bunlar kağıt üzerinde kolay ama çok terleyeceğiz. Bu yıl fedakarlık yılı, oruç tutacağız" dedi
Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, 2002 yılı hedeflerinin mutlaka gerçekleştirmek zorunda olduğumuzu belirterek, "Bu hedefin gerçekleştirilmesi kağıt üzerinde kolay ama çok terleyeceğiz, bir yıl oruç tutacağız'' dedi. Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Ankara Şubesi'nin Sheraton Oteli'nde verdiği iftar yemeğine katılan Yılmaz, partisi tarafından hazırlanan ''Çözüm İçin Yeniden Yapılanma'' programı hakkında bilgi verdi. Krizin yapısal reformlar gerçekleştirmek için itici bir güç olduğunu belirten ANAP Lideri şunları söyledi:
KARAMSARLIK AŞILMALI
"Türkiye, eksikliklerini farketmiş olmasına rağmen, bu eksikliği gidermek için doğru tedbirleri öngörmüş, belgeleri de resmen kabul etmiştir. Ama hala Türkiye'de karamsarlık, siyaset kurumuna karşı bir güvensizlik hakimdir. Bugünkü hükümet bu yapısal reformları gerçekleştirmek için belki de Türkiye açısından büyük bir şanstır."
Türkiye'nin faiz dışı bütçe fazlası konusunda taahhüdü bulunduğunu ve bu nedenle 2002 yılı bütçesini fevkalade zorlanarak yaptıklarını belirten Yılmaz, Türkiye'nin bu hedefi gerçekleştirmek zorunda olduğunu belirterek, ''Aksi halde IMF ile ilişkilerimiz zarar görür. Bu paranın geri döneceğinin güvencesidir. Bu hedefin gerçekleştirilmesi kağıt üzerinde kolay ama çok terleyeceğiz, bir yıl oruç tutacağız. 2002 yılı da her bakımdan fedakarlık yılı olacak" dedi.
İŞADAMLARINI YANITLADI
Yılmaz, yeniden yapılanma programını anlattıktan sonra işadamlarının sorularını yanıtladı. Bir işadamının, ''Gayri nakti teşviklerde ciddi sıkıntılar var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?'' diye sorması üzerine Yılmaz şunları söyledi:
"Kayıtlı ekonomiye geçtiğiniz zaman komplikasyonlarla baş edebilmek mümkün değil. Türkiye'de 2003'ten itibaren hem kayıtdışını ortadan kaldıracak düzenleme ile birlikte buna paralel enflasyon muhasebesi uygulamasına geçmek zorunda. Buna geçilmezse kayıtdışı büyür. Buna ilavevergi sistemimizin çok daha basit hale getirmemiz lazım."
KIBRIS ÇÖZÜLMELİ
Yılmaz ayrıca 2002 yılında Türkiye'nin borç geri ödeme sorunu olmayacağını, piyasaların müsterih olması gerektiğini belirterek, "Şüpheniz olmasın ki IMF'den sağlanacak ek fonlar hiç olmazsa belli bir süre Türkiye'ye yeniden fon girişini sağlayacaktır. Sağlanan IMF güvencesi, hiç olmazsa belli bir süre Türkiye'de yeni bir kriz olmayacağını piyasalara empoze edecek ve Türkiye'ye bir yabancı sermaye girişi olacaktır" diye konuştu.
Türk tarafının Kıbrıs'ta cözümü zorlayan taraf olması gerektiğini belirten Yılmaz sözlerini söyle sürdürdü: "O yüzden sayın Denktaş'ın mutlaka müzakere masasına geri dönmesi, müzakerelerde Rum tarafını zorlaması lazım. Türkiye'nin çözümü isteyen ve zorlayan taraf konumuna gelmesi lazım. Bunu tabii ki süratli yapmamız lazım. Sayın Denktaş'ın son Klerides'le doğrudan doğruya görüşme önerisi bu yolda atılmış doğru bir adımdır. Umuyorum ki bunun devamı gelecektir. Yani Türkiye, Kıbrıs meselesinde çözümden kaçan taraf görüntüsü vermemelidir, çözümü arayan, zorlayan taraf olmalı."
AB YOLUNDA 2 ENGEL
Türkiye - AB ilişkilerinde iki engel bulunduğuna dikkat çeken Yılmaz, "Bunlardan birincisi Kopenhag siyasi kriterleri, bunları sağlamamakta hala direnen çevreler var. İkincisi Kıbrıs'ta çözümsüzlüğün devam etmesi. Kıbrıs konusunda daha atak olmamız lazım. Risk almadan başarıya ulaşamayız. Riskleri almamız, cesur olmamız lazım'' şeklinde konuştu.
Yılmaz, Irak'la ilgili bir soru üzerine de "Irak'a müdahale Türkiye'ye çok ciddi sıkıntı verir. Umarım bu olmaz. Bu, kısa vadede Türkiye'ye çok büyük yük, sıkıntı getirir" dedi.
|