
Koltuğumu bırakmam!
Siyasette yeni insanları görmek isteyen asırlık sendika başkanları iş kendilerine gelince yan çiziyor
Liderlerin "işini yapamadıkları" için gitmesi gerektiğini savunan, siyasette değişimin gereğine inanan sendika başkan ve yöneticileri iş kendilerine gelince "O ayrı, biz kalırız" diyor. Örneğin genel başkanlık koltuğunda en uzun süre kalan Sağlık İş Sendikası Başkanı Mustafa Başoğlu, "Ben işimi yapabildiğim sürece kalırım" diyor. Başoğlu, 1965'ten beni genel başkan. Mustafa Özbek ise 1974 yılından beri Türk Metal Sendikası'nın başkanı. Çimse-İş Sendikasının başındaki Tamer Eralan 1980'den beri bu görevde. Teksif Sendikası'nın mali sekreteri İbrahim Yalçınoğlu ise 35 senedir aynı makamda oturuyor. Bakın koltuklarına yapışan sendikacılar neler diyor:
'YENİLER ESKİLERİ ARATIYOR'
Mustafa Başoğlu: "Görevi üstlenen kişileri yaşıyla, koltukta ne kadar oturduklarıyla değil, işini yerine getirip getiremediğiyle değerlendirmek gerekir. Gençler elbette göreve gelebilir ama her şeyin zamanı var. Gençlerin enerjisiyle, kıdemlilerin deneyimini kullanarak hizmet yürütmek önemlidir. Yaşlılara ölüm, gençlere kurtuluş düşüncesi yanlıştır. Deneyiminden yararlanmak lazımdır. Darbelerden sonra Meclis yenilendi, kıdemliler gitti, yenileri geldi. Yeniler her geldiğinde eskiler aranır oldu. Kim görevi düzgün yapabiliyorsa yönetimde olmalı."
İbrahim Yalçınoğlu (35 yıldır Teksif Mali Sekreteri): "Yenilenme liderlerden başlasın. Bana, '1.5 yıl sonra yapılacak seçimde görevi bırakacak mısınız' diye sormanız yanlıştır. Seçim öncesinde bu soruya cevap vermemiz çalışma verimi açısından sakıncalı olur."
Şule TÜRKER
|