|
|
 |
"Aynen..."
Yeni bir kitap okuyorduk. (Çağdaş Bir İş Kanununa Doğru - TİSK Yayını) Kitapta bir politikacının (Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli), bir seminerde yaptığı uzun konuşma "aynen" yer alıyor.
İlgimizi çekti.
Tamamını okuduk.
"Bazı bölümlerini" sunalım.
Bakalım, sizin de ilginizi çekecek mi?
***
- ...... Sene 1992... Oğlum geldi... Doktor... Radyoloji mütehassısı... Baba dedi... İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin, çöpçü kadrosu için müracaat edeceğim... Çöpçü, doktordan üç kat fazla para alıyor... Bir rezalet çıkmasın diye çöpçülüğe başvuru dilekçesini verdirmedim.
***
- ...... Bizim okuyan arkadaşımızın soyadı Okumayan'dı... Ama sonra, ayıp olmasın diye, Okuyan'a çevirmişler... Ciddi tartışmalarımız var kendisiyle.
***
- Ben (ekonomi konusunda) grupta çok konuştum... Çok ikaz ettim... Bana cevap olarak, Bakan'ın birisi "ekonomi sağlıklı değil mi" dedi... Ben de dedim ki... Hayır, ekonomi geberecek.
***
- ...... Yediğimiz krizden dolayı Türkiye, fert başına düşen milli gelir açısından 21 yıl geriye gitti... Bunun tamiri en az on yıl alır.
***
- ...... Türkiye'nin yaptığı şu... Git, cami duvarında dilen... Sonra da... Pavyonda hovardalık et.
***
- ...... Sayın Ecevit'e mektup yazdım... Şunları yapmayın dedim... Yazdım, yazdım... Tabii, okuduğunu da zannetmiyorum.
***
Prof. Pakdemirli'yi aradık:
- Hocam... Bir siyasetçi, bir yerde, bir konuşma yapmış... Hayli ilginç.
Ve konuşmayı, "okumaya" başladık.
Hoca "biraz" dinledi.
Sonra "dur, dur, dur" dedi:
- Yahu, bu benim konuşmam... Sen bunu nereden okuyorsun?
- Kitaptan.
- Benim konuşmam kitap mı olmuş?
- Evet.
- Öyleyse bu kitaptan bende neden yok?
***
Pakdemirli Hoca sordu:
- Nasıl?.. Konuşmamı beğendin mi?
Biz de ona sorduk:
- Cami kapısında dilenip, pavyonda para harcama olayı devam ediyor mu?
- Aynen.
Nasıl oluyor?
- IMF dediğin yer, caminin kapısı... Borç istiyorsun... Borç isteyen haysiyetinden, şerefinden, onurundan fedakârlık ediyor demektir.
- Ya pavyon meselesi?
- Devlette israf ne demek?.. Pavyonun daniskası demek... 36 Bakanlık olur mu?
***
- Hocam, vatandaş bir dilekçe yazınca... Devlet buna cevap vermeye mecbur değil mi?
- 18 gün içinde mecbur... Ama o eskidendi... Şimdi kimse umursamıyor.
- Eski Başbakan Yardımcısı, Manisa Milletvekili, Prof. Dr. Vatandaş Ekrem Pakdemirli'nin mektubuna, Sayın Başbakan kaç günde cevap verdi?
- Ne cevabı... Mektubu, Başbakan'a gösterdiklerini bile sanmıyorum.
***
Sonra söz "halkın içler acısı durumundan" açılınca...
Dedik ki:
- Memleketi bu hale getirenler utansın.
Hoca'nın tepkisi:
- Bu söylediklerini yaz... Altına, benim "aynen katıldığımı" da yaz.
Yazdık.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|