Sİyasetİn kurtuluşu, milletvekili adaylarının partilere kayıtlı tüm üyelerinin katılacağı önseçimle belirlenmesindedir..
Herkesin dilinde bu..
Cumhurbaşkanı Sezer bile geniş katılımlı önseçim istiyor..
Yani önseçim olursa Türkiye güllük gülistanlık olacak.. Siyasete güven gelecek..
Peki doğru mu?
Hayır.. Tamamen tersi..
Bugünkü koşullarda.. Üyelerin katılımıyla yapılacak önseçim, yerel politika ağalarının partileri işgal etmesine yol açar.. Sadece onların ekmeğine yağ sürer..
Cumhurbaşkanı daha demokratik diye istiyor olabilir..
Ama kusura bakmasın.. Sezer siyaseti bilmiyor..
İlçelerde, kasabalarda siyasetin nasıl yapıldığını hiç bilmiyor.. Ona demokratik gelebilir.. Kitaplarda böyle yazıyor olabilir..
Ama fiili durum hiç de öyle değil..
Tüm üyelerin katıldığı önseçim, demokrasi kisvesine sığınılarak yapılan sahtekârlığı meşrulaştırır..
Yerel politika ağalarının düzenbazlığına çanak tutar..
Dikkat edin.. Bugünkü koşullarda diyorum..
Tek tek partilere bakın.. Üyelerinin kaçta kaçı gerçek.. Kaçta kaçı naylon?..
Sorun.. Genel merkezleri bile bilmez..
Bakın.. Bizde politika şöyle yapılır..
Bir grup, diyelim ki bir ilçenin yönetimine seçilir.. Hemen ertesi gün yüzlerce, binlerce sahte üye kaydeder.. İsimler sahtedir.. Adresler sahte..
Amaç iktidarı pekiştirmektir.. Çünkü o üyeler delegeleri, o delegeler de ilçe başkanını seçer..
Bu, demokrasi adına oynanan bir oyundur..
Her şey göstermeliktir.. Her şey sahtedir..
Oyunun adı da demokrasiciliktir..
Türkiye bunları yaşadı..
Kanıt mı?
Gidin SHP'lilere sorun.. Gidin İnönü'ye sorun.. Onlar tüm üyelerin katılımıyla yapılan önseçim deneyimini yaşadı..
Sorun bakalım ne anlatacaklar..
Peki nasıl olmalı?
Önseçimi zorunlu kılan yasa çıktığı gün.. Parti üyeliklerinin tümü düşmeli..
Genel Başkan.. Genel merkez yönetimi.. Milletvekilleri hariç partilerin hiç üyesi kalmamalı.. Üye defterleri yırtılıp atılmalı..
Altı ay içinde, seçim kurullarının denetiminde üye yazımı yapılmalı.. Sonra önseçime gidilmeli..
Ama bu, partilerin işine gelmez..
Kimse bu riski göze alamaz..
Almayacakları için de önseçim halkı aldatma olmanın ötesine geçemez..
İstanbul, tarihi bir hafta sonu yaşadı..
Esnaf haydi dedi.. Şu son rüzgârı kaçırmayalım..
Parası olan, 'tamam' dedi.. Biz de varız.. Artık çarkı döndürelim..
Çoğu mağaza, bir ayda, iki ayda yapamadığı ciroyu iki günde yaptı..
Esnafla halk el ele verdi.. Sonuç göz yaşartıcı..
Peki..
Bunlar yaşanırken Ankara'yı geçtim.. Esnaf temsilcileri neredeydi?.. Ticaret Odaları.. İTO Başkanı Mehmet Yıldırım.. Kampanyaya neden katılmadı?..
Ya diğer iller neden sessizdi..
Ankara hariç.. Sinan Aygün hariç, hepsi seyretti..
Ya gazetelere tam sayfa ilan vererek hükümetten para isteyenler..
Derviş Günday'lar.. Suat Yalkın'lar..
Esnaf temsilcisiyiz diye dolaşmayı biliyorlar..
Hafta sonu onları da göremedik..
Artık hiç kimsenin konuşmaya hakkı yok..
Bu yaşanan, krizi yenmek için başlatılan gerçek bir halk hareketidir..
Bunun başka adı yok..