Elinde tenekeden bir güðüm... Güðümün yanýnda yine tenekeden iki ölçek... Sekiz-on adým atýp duruyor... Akþamýn karanlýðýnda pencerelerden sýzan ýþýðý gözlüyor... Elini kulaðýna atarak sesini iftar sonrasýnýn sessizliðine býrakýyor:
- Bozacýýý, Vefa bozaaa, booozzz...
Bozacý” da, davulcular gibi, pide ve güllaç gibi Ramazan’ýn misafirlerinden...
Bu mübarek” ay dýþýnda, Bozacý” olarak deðil de boza” etiketiyle hayatýmýzýn kenarýnda duruyor.
Meraklýsý boza”yý Ramazan dýþýnda nerede bulabilir?
Ya kimi baklavacý-börekçide mermer bir muhafaza içinde ya da plastik þiþelerde kuruyemiþçilerde...
Þimdi de var mýdýr, bilmiyorum?
Zamandan çalýp da gidip görmek lazým...
Üniversiteli yýllarýmýzda Süleymaniye’nin arka taraflarýnda, Bozdoðan’a yakýn bir ara sokakta meþhur” bir bozacý vardý. Vefa Bozacýsý” diye bilinirdi.
Gerçi Vefa”dan baþka boza var mýdýr?
Bozacýnýn karþýsýnda da bir kuruyemiþçi...
Kuruyemiþçiden sapsarý” leblebiler alýnýr, öyle girilirdi boza
dükkânýna...
Kimileri boza ile leblebinin tuzsuz”unun daha lezzetli olduðunu
söyler ama, ben tuzlu”sunu severim doðrusu...
Bir küçük külah leblebi ile bir koca bardak boza...
Hani Yeme de yanýnda yat” derler ya...
Vefa”, neredeyse bozanýn saklý bir kimliði gibi olmuþ...
Baklavacýnýn sattýðý da Vefa”, kuruyemiþçinin de... Ramazan geceleri
teneke güðümlerle sokak sokak dolaþaný da...
Feza Kürkçüoðlu, 1952 yýlýnda Resimli 20. Asýr” dergisinde Vefa”
bozasýnýn kurucularýndan Ýsmail Vefa ile yapýlan bir
mülakatý Medyakronik” sitesinde aktarýyor.
Ýsmail Vefa, ki bozadan zengin olan adam diye anýlmakta, bozanýn
yapýlýþýný þöyle anlatýyor:
Bozanýn iptida” maddesi þeker, darý ve sudan ibarettir. Darý
temizlenir, yýkanýr, üðütülür, ýslatýlýr, þekerlenir ve tahammüre
terk edilir. Bir haftada boza olur. Vaktiyle boza, kolla, yumrukla
döðülerek yapýlýrdý. Hâlâ da böyle yapanlar vardýr zannederim. Biz,
bunu epey zaman evvel makineleþtirdik. Tophane fabrikasý ustabaþýsý
olan dayým Davud ustanýn husus” surette yapmýþ olduðu makineleri
kullanýyoruz. Fakat bozanýn nefasetini temin eden asýl esas, bu bir
hafta içinde, daha doðrusu bardak içenin dudaðýna deðinceye kadar,
bozayý en küçük beðenen misafiri bile tatmin edecek dikkat ve itina
ile hazýrlanmaktadýr. Biz bugün neyimiz varsa, madd” ve manev” neye
sahip isek, hepsini müþterimizi bu gözle aðýrlayýþýmýza ve onlarýn bu
suretle tereddütsüz itimatlarýna mazhar oluþa borçluyuz. Rahmetli
babamýn da dediði gibi, bence de her iþte baþarýnýn tek sýrrý budur:
Aldatmamak!”
Her akþam, iftar sonrasý, elinde güðümü ile sokaðýn ucunda o adamý
görür görmez, Ýsmail Vefa’nýn sžreti düþüyor karanlýðýn gölgesine...
Adam, yaðmurun altýnda pencerelerden sýzan solgun ýþýklara bakýyor.
Geçip gidiyor bir sokaktan bir baþkasýna Ramazan ayýnýn bir misafiri
olarak...
Ve sesi kaybolup gidiyor solgun ýþýklarýn karanlýðýnda:
- Bozacýýý, Vefa bozaaa, booozzz...
BÝR KONSER: BORUSAN FÝLARMONÝ...
Borusan Ýstanbul Filarmoni Orkestrasý’nýn 27 kasým salý Kadýköy Halk
Merkezi ile 28 kasým perþembe Lütfi Kýrdar Konser Salonu’nda saat
20.00’de vereceði konserlerin solisti ünlü viyolensel sanatçýsý
Alexander Rudin...
Rudin, Þef Gürer Aykal yönetimindeki orkestra ile Þostakoviç’in 1
No’lu Viyolonsel Konçertosunu seslendirecek.
Orkestra, ayný konserde Ferit Tüzün’ün Esintiler”i ile
Bruckner’in Die Nulte” adlý yapýtýný da sunacak...
Geçen sezon Emil Tabakov’un yönettiði konser programýnda Borusan
Ýstanbul Filarmoni Orkestrasý ile konser veren Rudin, bu yýl da
müzikseverlerle Ýstanbul’da bir kez daha buluþmakta...
ÝKÝ MISRA
Bulalým þimdi melekler gibi bir körpe güzel;
Bence fani kula elbet budur en tatlý emel.
NECDET RÜÞTÜ EFE