kapat
26.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 RAMAZAN
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Urfalı Adalet New York'ta

Kadının kimliğinin olmadığı yerden, minik çocukların fikrinin alındığı yere gittim. Güneydoğu'da 3 kadının hayatına sığdırabileceği her şeyi bir yılda yaşadım. Kalma olanağım vardı ama döndüm. Çünkü ülkemde yapacak daha çok işim var
Yıl 1996... Yer Urfa... Sevdalanmaktan başka suçu olmayan 16 yaşındaki Sevda Gök, akrabası tarafından sokak ortasında boğazı kesilerek öldürüldüğünde, Adalet Budak 23 yaşındaydı... Yüreği parçalanmıştı ama o da Urfalı bir genç kızdı. Bu 'Sevda' örneği Adalet için ne ilk, ne de sondu... O topraklarda büyüyen herkesin bildiğini Adalet de biliyordu; genç kızlar kendi seçtikleri erkeklerle evlenemiyor, okula gönderilmiyor hatta nüfus cüzdanı dahi çıkarılmadığı oluyor...

Urfa'nın ötesine geçmemiş olsa da Adalet bu yazgıya karşı çıktı; okula gitmek için hep mücadele verdi... Töre cinayetine kurban giden Sevda'nın hikayesi kadın kuruluşlarını Urfa'ya çektiğinde, Adalet de Açıköğretim'de okumaya çalışıyordu... Ve o yıl başarılı işkadını Ceyhan Orhun bölgede Anakültür'ü kurdu. Anakültür, bölgede GAP İdaresi'yle birlikte çalışmaya başladı. GAP İdaresi'ne bağlı olarak kurulan Çok Amaçlı Toplum Merkezleri'nde (ÇATOM), kadınlara yönelik çalışmalar başladığında da Halk Eğitim Merkezi'nde el sanatları kursuna gidiyordu Adalet Budak. Ve bir okur-yazar Güneydoğulu kızı olarak ÇATOM'a çağrıldı; kaderinin değişeceğinden habersizce... Bölgede kadın kuruluşlarıyla birlikte, 8-10 çocuğu olan kadınlara okuma-yazma öğretmeye başladı. Kurduğu ilişkiler, kısa sürede işinde gösterdiği başarı dikkat çekti. Ve 2000'in Kasım ayında ÇATOM'un verdiği bursla Urfa'dan New York'a gitti. Bir yıl New York Cambridge Schools'ta İngilizce kurslarına devam etti... Tabii ki, 'bütün bunlara ailesi nasıl izin verdi' diye merak ediyor insan...

Adalet'in adını ilk duyduğumda ailesi fotoğrafının çekilmesine izin vermiyor, Adalet ise konuşmaktan korkuyordu. Ama şimdi o çekingen genç kızdan eser kalmamıtı. Onun yerine kendine güvenen, coşkulu genç kız gelmişti...

O şimdi Urfa'ya döndü, Urfa'dan önceki durağında İstanbul'da sohbet ettik. Adalet artık yaşamını yitirirken kaderini değiştiren Sevda ve Güneydoğu'daki kadınlar için çalışacak...

ÇOK MÜCADELE ETTİM
* Adalet Budak... Nereden nereye?

-Urfa'dan New York'a. Dünyanın başkenti diyorlar New York için. Urfa da medeniyetlerin beşiği. Gerçekten de nereden nereye...

* Kaç yaşındasın?

- 1973 doğumluyum.

* Hep Urfa'da mı yaşadın?

- Evet. Urfa'da oturduk hep. Köylerde çalışmaya giderdim.

* Urfa'nın dışındaki hayatı ne kadar biliyordun?

- Orada yaşarken ne kadar bilebilirsin? Ben okudum. Şanslıyım yani. Şehir dışına ilk çıkışım Anakültür ve ÇATOM sayesinde oldu. 26 yaşındaydım. Ankara'ya GAP İdaresi'ne gittim.

* "Şanslıyım" dedin. Gerçekten de öyle. Bildiğimiz bir gerçek var, bu da Güneydoğu'da kızların hâlâ okula gönderilmedikleri...

- Öyle. Üçüncü dördüncü sınıfa kadar okuturlar. Bazılarının belki 8 yıllık okulu tamamlama şansları olur. Zaten o yaşlara gelmiş kızın karşısında tek seçenek vardır, o da evlenmektir.

* Bunları kabullenmiş gibi konuşuyoruz, oysa benim karşımda bunların dışına çıkmayı başarmış biri oturuyor...

- Evet ama benim doğduğum toprakların gerçekleri çok zor değişiyor. Bildiğini biliyorum ama burada yine de söylemek isterim. Kızlara nüfus cüzdanı bile çıkarılmıyor. Bu insan yerine koyulmamak, değerinin olmaması demek.

* Sen nasıl başardın?

- Çok mücadele ettim. Ailemin kafasının karıştığı, ailemin bazı şeyleri çok zor kabullendiği oldu ama başardım.

* Evlenmemeyi nasıl başardın?

- Koca bulamadım.

* Bulamadım demek bile bir Güneydoğulu kızdan duymaya alışık olduğumuz söz değil...

- Böyle değil elbette. Şimdi bu konuyla böyle dalga geçiyorum. Okumakta ısrarlı davranınca böyle oldu.

* Ya üniversite?

- Liseyi bitirdiğimde Urfa'da üniversite yoktu. Açıköğretim'e girdim.

* Şehir dışına gitmene izin vermezlerken New York'a gittin...

- Gerçekten de inanılır gibi değil.

* Urfa'da ÇATOM'larda ne yapıyordun?

- Gecekondu mahallesinde hem de köylerde çalıştım. Kürtler'le, Araplar'la, Aleviler'le çalıştım. Kadınların merkezlerde ürettiklerini pazarlamakla görevliydim. Kadınlar beni benimsediler. Kendilerinden biri olarak gördüler.

GAP İdaresi beni sözleşmeli olarak işe aldı.

* Bir de çalışan kadın oldun...

- Yaa tam öyle. Bu gerçekten de inanılmazdı. Büyük sorumluluk aldım.

* Nasıl bir sorumluluk bu?

- Mantıklı davranmak zorundasın. Kuralları bozacak küçük bir aksilik olsa evde oturmak zorunda kalabilirdim. Biraz politik davrandım. Hem bildiğimi yaptım hem de insanlarla ters düşmemek için büyük özveride bulundum.

ÖDÜN VERDİM...
* Ne tip özverilerdi bunlar?

- Gidip bir kez bile bir arkadaşımla pastanede oturmadım. Parka gitmedim. İşsiz güçsüz oturmadım. Hep ürettim. Hiç kilo alamazdım bu yüzden de. Ödünler verdim...

* Bir gün geldi. Sana "Çok başarılısın. Dikkatimizi çekiyorsun. Anakültür-Aylin Emeksiz bursu ile seni Amerika'ya göndermek istiyoruz" dedi Ceylan Orhun. İlk ne yaptın?

- Ceylan Hanım bir ay süre verdi bana. Uykusuz kaldım. İnanamıyordum. O güne kadar bu tip organizasyonlarla iki üç kez, en çok üç günlüğüne Ankara'ya gitmiştim. New York hayallerimin çok ötesindeydi. İlk babama söyledim. Babam o güne kadar aldığım yolun farkındaydı. "Ne yaparsan yap arkandayım" dedi. Kurtuluşu gördü. Urfa'dan New York'a uçtum.

28 YAŞIMDA HAYATIMIN FARKINA VARDIM
* New York'a indiğinde ne hissettin?

- Güneydoğulu bir kızdım. Dil bilmiyordum. Korkuyordum, kuşkuluydum. Dengelerimi kaybetmekten çok korktum.

* Hangi dengeler korkuttu seni?

- Güneydoğu çok tutucu bir çevre. Geldiğim yerde ise her şey sınırsızdı.

* Bu farklılıklar nasıl yüzüne vurdu?

- Şöyle örnek vereyim. Gittiğimde 27 yaşındaydım ve oradaki arkadaşlarıma hiç erkek arkadaşımın olmadığını söylediğimde şok oldular. Oysa ben böyle bir gerçekle büyümüştüm. Ya evlenilir ya da evlenilirdi, evlenilmezse de bir erkek düşünülmezdi.

* New York'tan Urfa'ya bakmak nasıldı?

- Hem Amerikalı hem de farklı ülkelerden çok arkadaşım oldu. Kendimi olduğum gibi kabul ettirdim onlara ve en önemlisi onlar da beni böyle kabul ettiler. Hayalleri büyük olan insanların yanına, hayalleri bile olamayan insanların arasından gelmiştim. Kadın olmanın dezavantajlarını çok iyi görmüştüm. Geldiğim yerde önce insan vardı. Bundan çok etkilendim.

* Ne kazandırdı tüm bunlar sana?

28 yaşında hayatımın farkına vardım.

* Urfa'da, büyüdüğün çevredeki en büyük eksiklik sence nedir?

- Amerika'da çocuklara fikirleri soruluyor. 3-4 yaşındaki bir çocuğa fikrinin sorulduğu bir yerde, 8-10 çocuklu bir kadının fikrinin sorulmadığı bir yerden gelen biri olarak nasıl kültür şoku yaşadığımı artık sen düşün.

* Şimdi umutlu musun?

- Hayata bakışım çok değişti. Belki 100 yıl sonra çözülür sorunlarımız. Umarım ki çok daha çabuk ilerleriz ama medeniyeti gördükçe biraz umut kırılması oldu bende.

Urfa'da kadınları eğiteceğim
* Kalabilir miydin New York'ta?

- Olanak vardı ama istemedim.

* Neden?

- Güneydoğu'ya çok iyi eğitimli insanlar geliyor ama kısa sürede geri dönüyorlar. Çünkü yetmiyor Güneydoğu onlara. Sinema, sosyal hayat yok, yaşamları sınırlandığı için sıkılıyorlar ve büyük şehirlere gidiyorlar. Belki ben, Urfa'dan çıkan biri bölgede kalıp çalışarak bir şeyler yapabilirim diye düşündüm ve bu yüzden de Urfa'ya döndüm. İnan çok dönmek istedim.

* Ne yapacaksın Urfa'da?

- Amerika'da verilen eğitim ile buradaki eğitim arasında çok fark var. Tarih coğrafya belki iyi öğretilmiyor Amerika'da ama sorgulama öğretiliyor. Ben sorgulamayı orada öğrendim. 5-6 yaşındaki çocuk sorgulayabiliyor. Bize düşünme öğretilmiyor. 28'imden sonra sorgulama nedir, fikirlerini açıklamak nedir öğrendim. Şimdi çok şey yapmak istiyorum. İnterneti çok iyi kullanıyorum, İngilizcem iyi.

Yakubiye ÇATOM'un sorumlusuydum. Yine ÇATOM'da çalışırım ama 9 ilde çalışabileceğim bir görev istiyorum. Bir projem var. ÇATOM'larda bilgisayar yok. Bu toplum merkezlerine bilgisayar bulup İnternet bağlantısı ve network ağı kurmayı planlıyorum. Bir web sayfası oluşturacağım. Uzmanların buna ihtiyaçları var. Toplum merkezi sorumluları bilgisayar eğitimi alacak, herkes kendi merkezinde Çatom'larda bilgisayar öğretecek. Urfa'da ve diğer illerde bunları öğrenebilecek genç kızlar var. Kadınların ürettiği ürünleri pazarlamayı istiyorum.

Elif ERGU



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır