kapat
26.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 RAMAZAN
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Vakko'yu politika yaparak ikna ettim

Türkiye'yi alışveriş karnavalına çeviren kampanyanın fitilini ateşleyen Şişli Belediye Başkanı, "İkna sürecinde 25 yıllık politika deneyimimin çok faydasını gördüm" diyor
Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün, "İster bir simit al, ister otomobil" sloganı ile kendi belediyesinin sınırları içinde başlattığı ve bir hafta içinde İstanbul'un dışına çıkan kampanyasının ardında, 35 yıllık bir esnafın gözyaşları ile 25 günlük zorlu hazırlık süreci var.

"Bu moralsizliğe son vermeliyiz, bir şeyler yapmalıyız" diyerek yola çıkan; yanına Mustafa Taviloğlu, Emir Yargıcı, Abdullah Kiğılı, Aykut Hamzagil, Kamil Özçoban ve Vitali Hakko'yu alan Sarıgül, izdihama neden olan canlılığa nasıl hazırlandıklarını, Vitali Hakko'yu ikna etmek için neler yaptığını anlattı..

ESNAFIN GÖZYAŞLARI
* 17 Kasım'ı "İster bir simit al, ister otomobil" diyerek alışveriş şenliğine dönüştürdünüz. Onu 24-25 Kasım'daki indirimler izledi. Buraya nasıl gelindi?

Ben sık sık esnafı ziyaret ederim. Bir gün Nişantaşı'nda bir dükkana girdim, yaşlı başlı bir amca. 35 yıldır burada. Ama çok moralsiz. 'Nedir bu halin' diye sordum. 'Bak' dedi, yanındaki tezgahtar kızı göstererek. 'Ben bu kızla 14 yıldır birlikte çalışırım. Bir daha onun gibi birini de bulamam. Ama işine son veriyorum. Çünkü siftah bile yapamıyorum artık.' Bu olaya çok üzüldüm. Sonra baktım ki diğer dükkanlarda da buna benzer manzaralar var. Bunun üzerine belediyede araştırma birimimi toplantıya çağırdım. 'Öyle bir şey bulalım ki piyasalar üzerinden mutsuzluğu atsın' dedim.

150 SLOGAN ÇIKTI
* Peki bu sloganı nasıl buldunuz?

150 tane slogan bulduk, alt alta yazdık. Bu arada arkadaşlarım kendi arasında ikiye bölündü. Bir bölümü 'hayır bu işe girmeyelim. Bu iş tutmazsa, fiyaskoya uğrarsa bizim bundan sonra söylediğimiz şeyleri kimse dikkate almaz. Bu bir risktir' dedi. Diğer bir grup ise daha iyimserdi ki ben de bu grubun içindeydim. 'Biz yerel yöneticiler olarak piyasaya mutluluk enjekte etmeliyiz' dedik. En son yaptığımız oylamada 4'e 5 bir oy farkla bu kampanyanın başlatılması kararını aldık. Öyle bir slogan bulun ki zengin de kendini görsün, fakir de dedim. 150'yi 50'ye indirdik, onu 15'e en son 5 ve bire indirdik. Gece yarısı sloganı bulduk. Simiti herkes, otomobili geliri yüksek olanlar alabilirdi.

* Markaları nasıl ikna ettiniz?

Şimdi bu kampanyaya karşı çıkan dört kişi bana dedi ki, 'Acaba bu indirimleri işadamları kabul edebilecek mi?' Tabii siz bir fikri bulursunuz ama bunu harekete geçirecek olanlar da işadamlarıdır. Bunun üzerine Mustafa Taviloğlu, Emir Yargıcı, Abdullah Kiğılı, Kamil Özçoban ve Aykut Hamzagil ile konuştum. Bu isimler 'buranın markası Bay Vitali'dir. O bu işin duayenidir. Bay Vitali'yi ikna ederseniz biz bu kampanyaya katılırız' dediler. En son Bay Vitali'yi ikna etmek kaldı. Bu da dünyanın en zor işidir. Kendisini belediyemize davet ettik. Yeniden bir risk aldım, bayraklar ve sloganları bastırdım ve bu ortamda davet ettim. Olayı anlattım. Basın toplantısı günü basına haber verdim, basın geldi, fakat Bay Vitali rakamlar konusunda henüz ikna edilmemişti.

25 YILLIK DENEYİM
* Siyaset deneyimi ikna sürecinde devreye girdi mi?

Ben 25 yıllık siyasetçiyim. Bay Vitali'yi basın toplantısında ikna etmeye karar verdim. Orada, "Sizler adına Bay Vitali konuşacak." dedim. Vitali'yi sağ yanıma Taviloğlu'nu da sol yanıma aldım. Kendi konuşmamı yaptıktan sonra dedim ki, "İşadamlarımız adına basınımıza gerekli açıklamayı yapacak olan Bay Vitali'dir. Kendisi Türkiye'nin batıya açılan yüzüdür. Türkiye için çok önemli bir markadır. Devlet büyüklerimiz herhangi bir devlet büyüğüne gidecekleri zaman kendisinin ürünlerini hediye götürürler. Üstadımız Bay Vitali'nin bu kıvılcımı ateşleyeceğine inanıyorum..."

Bir kibrit çaktık Türkiye'ye yayıldı
* Bay Vitali'ye bir anlamda emrivaki yapmışsınız...

Evet. Yaptığım konuşma üzerine Bay Vitali heyecanlandı, mikrofonu aldı eline. 'Abe kuzum' dedi, 'burada enerjik, heyecanlı bir başkan görüyorum. Ben böyle bir başkanı Beyoğlu'nda da istiyorum. Başkana inanıyorum, ben de yüzde 40 indirim yapacağım'. Ama Bay Vitali'ye o rakamı söyletene kadar siyasi deneyimim ve bilgi birikimimi sonuna kadar kullandım. Ondan sonra 25 kişilik bir kadro dükkanları dolaşmaya başladım. Ancak yarım saat sonra bir telefon aldım, Bay Vitali arıyordu. Dedi ki, 'Sayın başkan, ben fabrikayı aradım. Biz bu kampanyaya katılamıyoruz. Ben orada mikrofon heyecanıyla yüzde 40 dedim ama mümkün değil.' Dünya başıma yıkıldı ama üzmemek için bir şey demedim ve Cem Hakko'yu aradım, babasıyla konuşmasını istedim. 'İstersen komple zarar et, ama yine de bu kampanyaya dahil ol' dedim. Sevgili Cem Hakko babasını ikna etti ve kampanya başlamış oldu.

Pazartesi günü İstanbul Defterdarı Kadir Boy arayıp teşekkür etti. Ondan sonra Akmerkez konusunda Ali Dinçkök ile görüştüm. Kendisi 'Cem Boyner kabul ederse Akmerkez'de bu iş yürüyebilir' dedi. Sonra Cem Boyner'i ikna ettim. Daha sonra Carousel'in yönetim kurulu başkanı Yüksel Mermer ile görüştüm. Ardından ATO Başkanı Sinan Aygün, Balıkesir Ticaret Odası, Mersin Ticaret Odası derken kampanya dalga dalga bütün Türkiye'ye yayıldı.

Esen EVRAN PİŞİRİCİ



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır