kapat
23.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 RAMAZAN
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
İnönü'nün parti telaşı

Sermaye Piyasası Kurulu eski Başkanı Ali İhsan Karacan "20 yıldır belki de bankacılık sisteminin yapısal sorunlarını ve bunların nedenlerini en çok eleştiren kişiyim" dedikten sonra BDDK'daki misyon kaymasını açıklamış Dünya Gazetesi'ndeki makalesinde.

Bütün özel banka sahiplerini, bankacıları, kredi kullanan kuruluşları hortumcu ve hırsız gibi, ülkenin bütün vatandaşlarını da vergi kaçakçısı gibi gören anlayışın Türkiye'yi nerelere getirdiğini bir kez daha, en yetkili ağızlardan birinden duyuyoruz.

Karacan'ın dediği gibi, amaç özel bankacılığı, özel girişimciliği örselemek, kendine olan güvenini yok etmek idiyse gerçekten de bunu fazlasıyla başardılar.

İnsanlar kendi gölgesinden korkar hale geldi. İmza atmaktan, karar almaktan, telefon konuşması yapmaktan korkan bir bankacılık ve iş ortamı bulunan bir ülkede ekonominin düzelmesi beklenebilir mi? Dünya "risk ekonomisi"nin önemini tartışıyor, bizde hiçbir karar alınamıyor.

Herkese potansiyel hırsız uygulaması yaparak ülkenin ekonomisini batıran Zekeriya Temizel ise siyasete hazırlanıyor. Biz, siyasi çıkar uğruna duygu istismarına kalkanlara, kahraman rolü oynayanlara prim verdikçe, yapılan uygulamaları dikkatle izlemeyip yuttukça daha çok krizle karşılaşır, çok tuzağa düşürülürüz.

Sabah Grubu Türkiye'nin en prestijli, en çok konuşulan medya grubu, Dinç Bilgin de bu grubun patronu olduğu için siyasi amaçlı kullanıma çok uygun bir malzemeydi. Etibank bahanesiyle kullanıldı da.

Devlet ise, aynı zamanda böylesine önemli bir medya kuruluşunun patronu olan biriyle ilgili iddialarda çok hassas, dikkatli davranılması gereğini gözardı etti. İddialar, kanıtlanmış suç gibi kabul edilerek adalete aykırı uygulamalar yapıldı. Gerekli olup olmadığı iyice incelenmeden, araştırılıp soruşturulmadan özel bankalara arka arkaya el konduğu günlerde ben Temizel'in yakında siyasete soyunacağına kesin gözüyle bakıyordum.

Şimdi Erdal İnönü'nün kuracağı partide Zekeriya Temizel'in de yer alacağı söyleniyor. Çalışmaları devam ediyormuş. Bu arada İnönü, eski YDH'cılar, Arı Grubu ve daha ne kadar grup varsa dolaşıp kendini anlatıyor. Hiç zahmet etmesin bence, yanında kendi siyasi ikbali için koca memleketin ekonomisini çökerten isimlerle fazla uzağa gidemez!

Kâbil'in kadınları
Afganistan'a ABD saldırısı başladıktan sonra bizde "Masum Afgan halkı bombalanıyor. ABD'yi desteklememeliyiz" diye ortaya çıkanlar, neredeyse Taliban'ı Müslümanlığın temsilcisi gibi görüp, savunanlar bugün ne yapıyorlar acaba?

Öyle ya, Türkiye'de de İslâm'ı siyasete malzeme yapanlarla bunların destekçisi olan medya kesimi "Afganlardan çok Afgançı" kesilmişti o günlerde. Sanki Taliban ve Usame bin Ladin'in ortadan kaldırılması kendilerine veya görüşlerine de zarar verecekti.

Afganistan'dan kaçarak Türkiye'ye iltica eden Afganlar "Gerekirse bizde gider Taliban'a karşı savaşırız" derken onlar karşı çıkıyordu. Bugün ise Afgan halkı sokaklarda bayram yapıyor. Sakallar kesildi, sarıklar ve burkalar atıldı. Şık kıyafetler, en koyu makyajlar ortaya çıktı. TV'lerde, radyolarda kadın sunucular tekrar göreve başladı. Kadınlar "Bütün haklarımızı geri istiyoruz" diye gösteriler yaptılar.

Biraz daha cesaret gelse başörtülerini de çıkarırlar. Dinin, inancın örtünmeyle, baskıyla alâkası olmadığını, bu istismarın ne dehşet verici noktalara varabileceğini çok acı bir tecrübeyle öğrendiler.

Umalım da bu görüntüler önce, Türkiye'deki tesettür meraklılarına örnek olsun.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır