kapat
23.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 RAMAZAN
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Reforma destek

Yüz kazanıp iki yüz harcadığımız bolluk günlerinin israf ve yağma ile getirdiği tıkanma, değişimin milâdı oldu.

Bu mecburiyeti biz toplum olarak kendi bilincimizle zamanında duyamadığımız için ağır bedeller ödüyoruz.

IMF'den gelen mali desteğin şartı olarak dayatılan reformlar, ardındaki zor unsuru nedeniyle gururumuzu incitiyor.

Ama bu kompleksi yenmek zorundayız.

Borç paralarla "lâle devri" yaşadığımız günlerde hepimiz demiyor muyduk:

"Böyle gitmez.. Bir gün gelecek Batı bizi ite kaka çağdaş toplumların siyaset, hukuk ve ekonomi normlarını kabul etmeye zorlayacak.."

Türkiye şimdi bu süreci yaşıyor.

Siyasetçiler gönülsüz el kaldırdıkları için halkı kucaklayan bir umut havası doğmuyor ama Türkiye iki yıldır çıkan reform yasaları ile müthiş bir değişim geçiriyor.

Siyasi kadrolar değiştikçe, bu reformların hayata geçme hızı ve etkinliği artacaktır.

Ülkeyi kimseye hesap vermeden sömürge gibi yöneten siyasetçilerin devri temelli kapanacaktır.

Bir kaç gündür internette çığ gibi büyüyerek çoğalan bir eleştirel mesaj, siyasetçilerin KİT'leri ve devlet kadrolarını akraba ve yandaşlarına peşkeş çeken sorumsuzluklarını yerin dibine batırıyor.

Halkın uyanışı, bu rezalete son veren önlemlerin yasa haline gelmesini zorlayacaktır.

Aynı şekilde verimsiz KİT'leri satmanın değil, açıklarını "görev zararı" diye devlete ödetmenin, onu da vergi olarak milletten almanın "vatan hainliği" olduğu, her gün daha geniş kitlelerce farkedilecektir.

Bugün Devlet Demiryolları'nı bir veya bir kaç şirkete satmaya kalkacak bir hükümete "vatanı sattı" derler.

Oysa bu işletmede 42 bin kişi çalışıyor. TCDD on yılda 5 milyar dolar zarar etti.

Devletin elinde olduğu için bir türlü çağdaşlaşamayan "kara tren" her yıl 500 milyon dolar götürüyor. Asıl ihanet, bu kanamayı seyretmek değil mi?

Veto yiyen Tütün Yasası mecliste yeniden görüşülüyor. Meclisin yasayı aynen kabul ederek bu kez Cumhurbaşkanı'nı onaylamaya mecbur edeceği bildiriliyor.

Doğru olan budur.

Türkiye'de yıllık ihtiyaç 100 bin ton iken 200 bin ton tütün üretiliyor. Tekel de hepsini alıyor, açığını "görev zararı" yazıyor ve fazlasını ödediğimiz vergilerle birlikte yakıyor.

Türk halkı bu reformlara "IMF zoru" diye küsmemeli, tarihi bir kurtuluş fırsatı sayarak dört elle sarılmalıdır.

Güven için..
IMF'nin 10 milyar dolarlık desteği, piyasanın umudunu arttırdı.

Umut ürkektir, nahiftir. Güven temeline oturmadığı zaman uçar gider.

Daha önceki paralar nasıl Ecevit'in dediği gibi "havaya uçtu" ise gene uçar..

Cumhurbaşkanı Sezer'in uyarısı haklı:

"Meclisin ve siyasetçilerin halk nezdinde güven kayıpları var. Bunu gidermenin yolu, Partiler ve Seçim yasalarında değişiklik yapılmasıdır."

Sezer'in şu uyarısı da doğru:

Türkiye'de seçim, hiç 5 yıllık döneminin sonunu beklemedi. Önümüzdeki bahardan itibaren ülke seçim havasına girebilir.

O zaman milletin beklediği yasa değişikliği için zaman kaybedilmemelidir.

Siyaset bu şekilde güven kazanırken iktidar da güven temelinde ömrünü uzatmak istiyorsa, bakan sayısı 20'ye inmiş yeni bir hükümet yaratmalı!



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır