Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý'nýn hazýrladýðý bir rapora göre halkýmýzýn
üçte biri "ölü"lerden medet umarak çareyi türbeye gitmekte
buluyormuþ... Yani 19 milyon insanýmýz, Ramazan ayýnýn da etkisiyle
Diyanet'çe saptanan 1263 türbeye koþarak "ölü"lerden kýzlarýna koca,
hastalarýna þifa istemekte...
Diyanet'in araþtýrmasýna göre Ýstanbul 173 türbe ile birinci sýrada
yer alýyor.
Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi Kültür Ýþleri Daire Baþkanlýðý'nýn
1997 yýlýnda yayýmladýðý Sadi Yaver Ataman'ýn, genel olarak Ýstanbul
halk yaþantýsýnýn çeþitli yönlerini ve folklorunu ele aldýðý "Türk
Ýstanbul" kitabýnda, Ataman çeþitli semtlere göre "Ýstanbul
Yatýrlarý"ný 33 olarak tespit ediyor.
Yazýlarýn altýnda tarih yok ama, "Türk Ýstanbul"u yayýna hazýrlayan
Süleyman Þenel, Ataman'ýn kitabýný 80'li yýllarýn baþýnda
tamamladýðýný belirtiyor.
Her ne kadar Ramazan'ýn ilk günü Oruç Baba, ziyaretçi akýnýna
uðradýysa da Ataman Ýstanbul'da inananlarca en çok ziyaret edilen
kutsal makamlarýn en baþta geleni olarak "Eyüp Sultan"ý gösteriyor.
Ama sanýrým Ramazanýn birinci cumasý Eyüp Sultan, Oruç Baba'nýn
rekorunu kýracaktýr...
Söz türbeden açýlmýþken Sermet Muhtar Alus'un 11 Aðustos 1945'te "Son
Posta" gazetesinde çýkan "Yuþa Tepesine Bir Gezinti"
yazýsýndan "ziyaret" bölümünü aktarmak istiyorum.
Bu arada meraklýsý için Alus'un adý geçen yazýsýnýn yer
aldýðý "Ýstanbul Yazýlarý" kitabýnýn da bir Ýstanbul Büyükþehir
Belediyesi Kültür Ýþleri Daire Baþkanlýðý yayýný olduðunu zikredelim.
Yuþa tepesi, bilindiði gibi Beykoz'da... Tepeye pikniðe çýkanlar
önce "ziyaret keyfiyeti"ni aradan çýkarýyorlar.
Söz, þimdi Sermet Muhtar Alus'ta:
"Kabri ilk görenler küçük dillerini yutarlardý. Tam 6 metre boyunda,
2 metre eninde, etrafý kýsa duvarla çevrili, dað çiçekleri,
yeþillikler içinde bir mezar.
- Himmeti hazýr olsun, ne boya bosa malikmiþ!
- Herkes gibi mi? Enbiyadan ayol!
- Eski insanlarýn bizlerden iki üç misli boylu olduklarýný da
unutmayalým! Gibi çenelerden sonra pek sofular iki rekât hacet namazý
kýlar, basýk duvarýn taþlarýna her murad için, derd için iplikler,
bezler, fes püskülleri baðlanýr; kundaktaki sübyanlar büyüyünce
kametli, levend endamlý olsun diye kabrin ortasýna sýrtüstü
yatýrýlýr; arka çevrilmeden geri geri çekilip münasip bir yere
serilen yaygýlarýn, kilimlerin üzerine yan gelinirdi."
Alus, Yuþa hazretlerinin hayatý üzerine de þu bilgileri veriyor:
"Yuþa denilen zât tarihçe Ýsrail peygamberlerinden sayýlýyor.
Milâd'dan evvel 16'ncý asýrda yaþamýþ. Musa'dan sonra kavminin baþýna
geçip Filistin'i zaptetmiþ. Ýslâm an'anesine göre burada gömülü olan
odur."
"Bizans'ýn Son Günleri" baþlýklý bir kitap yazan Almanyalý Doktor
Mordtmann ile Ahmet Mithat Efendi'ye göre ise Yuþa tepesi bir Fenike
ibadetgâhý... Çünkü Fenikeliler güneþe ve aya taptýklarýndan sahilin
en yüksek yerlerine mabetler inþa ederlermiþ...