|
|
 |
|
Finali sevmedik
G.Saray dün akşam Roma'nın 0-0 berabere kaldığı son Inter maçında, Inter'in uyguladığı 4-4-1-1 taktiğini, geriyi zaman zaman beşleyerek örnekledi. Bunu 'savunma örmesi' diyorlar. Dörderli iki blok birbirleriyle derinlemesine ve enlemesine örtüşerek adeta düğüm oluyorlar. Nitekim ilk yarı G.Saray bu taktikle topu topu 3-4 akın yaptı. Ama ikisi mutlak gol pozisyonuydu. Nitekim ilkinde Hasan Şaş kornerden topu Ayhan'a yuvarladı, onun ustaca verdiği sürpriz topu Perez gole çevirdi. İkinci fırsatta da Ümit Karan son barutuyla rakibi bozdu. Bunu gole çevirmeliydi. O zaman maç ilk yarıda biterdi. Ancak burada biraz insaflı olmalıyız. Roma önce ilk 4 dakikada inanılmaz bir sertlikle 3 sakatlayıcı faul yaptı. Burada amaç G.Saray'ı korkutmak ve aynı zamanda tribün desteğine isyan etmekti.
Hakan toparlanamadı
G.Saray'ın son iki maçında biraz kilolu gözüken ve alıştığımız sol kanattan hücuma kalkamayan, kalktığı zaman da koridorundan boşluk veren Hakan dün herhalde tembihli olduğu için ilk yarı hiç yerini boşaltmadı. Gene de buradan ıska geçtiği bile oldu. Roma takımı da ısrarla bu kanattan, Cafu'yu da kullanarak saldırdı.
Roma ilk yarı G.Saray'ı çözemedi. Antrenör Lucescu ikinci yarı enerji tazeledi. Fleurquin oyuna girerken, pasif oynayan Bülent Akın çıktı. G.Saray, can sıkıcı bir ustalıkla bu yarıda da kapandı. Ancak rakip bu kez taktik değiştirmişti. Candela ve Cafu oyunu açıklara yaydı. İlk yarı ortadan dar alanları kapattığımızı gören Roma bu kez oyunu hep kenarlara açtı.
Bizim her nefes alır gibi saldırışımız üçlü, dörtlü kontratağa döndü. İkinci yarının ilk 25 dakikasında adeta biz rakipten daha yorgun gözüktük ve çok açık verdik. Roma, bu bölümde üstüste son vuruş beceriksizliği yaptı. İlk yarıdaki yüksek tempolarının faturasını onlar da beceri noksanlığı olarak yaşadılar. Sakatlıktan yeni çıkan Batistuta sahada hiç yoktu. 70. dakikadan sonra tribünler yeniden adeta sahaya indi, takımı coşturdu ve kılpayı ikinci golü kaçırdık. Bu dakikalarda rakibi bozan bir gerçek de bu kadar çok fırsat yakaladığı halde bunları atamamasıydı.
Bu golün benzeri yok!
G.Saray'ın yediği gol, inanılmaz bir dengesizlik örneğiydi. Mondragon'un alacağı topa Fleurquin kafayı vurdu, Bir defans oyuncusu ile kaleci arasındaki böylesi iletişimsizliğin dünyada eşi benzeri görülmemiştir. Adeta birbirlerine tuzak hazırlar gibi rakibe gol attırdılar. Romalılar'ın beceriksizliğini kısmet tamamladı. Hakem, oyunun başında Totti'yi oyundan atmalıydı. Bu kadar şanslı oynadıktan sonra rakibin becerisizliğini böyle bir ödüle çevirmek herkesi üzdü.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|