|
|
 |
Koltuğa yapışanlar sadece siyasiler değil!
Tuğrul Kutadgobilik, Koç Grubu'nda çalışıp da 60 yaşını dolduran ama emekli edilmeyen iki yöneticiden biri. (Diğeri 2001 yılında İdare Meclis Başkan Vekili olan Temel Atay) Belli ki 33 yıldır sırasıyla Vehbi Koç, sonra Rahmi Koç ve şimdi de Mustafa, Ömer ve Ali Koç'la birlikte grupta çalışan Kutadgobilik'i sırf 60 yaşına geldi diye emekli etmeye kimse yanaşmıyor.
Kutadgobilik'i gözünün önünden ayırmayan Rahmi Koç, onu aynı zamanda TİSK'in başında görmeyi sanırım uzun süredir istiyordu. Zaten 2001'in başlarında Tuğrul Bey MESS Başkanlığına seçildiği günlerde kulislerde, " TİSK başkanlığına hazırlanıyor" yorumları yapılmıştı. Kutadgobilik de o günlerde bir sorum üzerine, "Bir gün gelir istenirse hizmet veririm. Daha önce Kiplas'ta TİSK'te çalıştım. Sistemin içinden biriyim" demişti.
Koç ve Sabancı gibi ağırlığı olan grupların Baydur'a 'aday olma, desteklemeyeceğiz' şeklindeki mesaj yollamaları ve büyük grupların desteklediği Kutadgobilik'in TİSK'e adaylığını açıklaması, konfederasyonda yeni bir dönemin başlayacağının işaretini vermişti bile.
Refik Baydur'un, bundan yaklaşık 8 yıl önce 'Ben artık bu sene aday olmayacağım' dediğini hatırlatan bazı çevreler, Baydur'un o yıldan sonra hiç bir seçim döneminde sözünü tutmadığını ve her seferinde de adaylığını koyarak başkanlık koltuğunda kaldığını anlatıyor.
Katiyen aday değilim!
Her seçimde 'Katiyen aday değilim' demesine rağmen bugüne kadar koltuğunu koruyan Baydur'un bu seçimlerde şansı var mı diye soruyoruz. Ancak evet yanıtını alamıyoruz.
Büyük grupların ve de TÜSİAD'ın desteğini alamayan Baydur, küçük ve orta büyüklükteki şirketlerin desteğini alarak bir kez daha işverenlerin temsilcisi olacak mı? Bunu Aralık ayındaki TİSK Genel Kurulu'nda hep birlikte göreceğiz görmesine de, koltuklarına yapışan siyasileri her fırsatta eleştiren işverenlerin temsilcisinin koltuk sevdasını ise hiç anlayamayacağız.
Peki bu günlerde TİSK koltuğunu cazip hale getiren başka ne var diye bakıyoruz. Yanıtı hemen geliyor. 5'li inisiyatif olarak bilinen ve Ziraat Odaları Birliği'nin de katılmasıyla 6'lı inisiyatife dönüşecek olan oluşumun popüleritesinin artacak olması, TİSK Başkanlığı'nının önemini de artırıyormuş.
İyi olan kazanacak mı?
Geçen akşam tansiyonun yüksek olduğu Fenerbahçe-Gençlerbirliği maçının devre arasında maçın devamı sayılacak bir reklam vardı. Yine bir futbol maçıydı. İlginç olan taraftarlar Galatasaray, Beşiktaş ve de Fenerbahçe bayraklarını da aynı maçta sallıyordu. Sonra ekranda büyük puntolarla 'Ezeli rakibim...' ardından da 'iyi ki varsın...' diye bir yazı belirdi. Fonda ise Melih Kibar'ın ünlü bestesi, sözlerde küçük bir değişiklikle, 'Ah...Bu hayat çekilmez...Sen olmazsan futbol..'
Maçta hakem penaltı veriyordu. Futbolcu topa ayağını vuruyor ve bütün tribünler ayağa kalkıyordu. Gol müydü değil miydi? Hangi takım atmıştı? Bunların hiç önemi yoktu...Ve maç biterken, ekranda "İyi olan kazansın" cümlesi yer alıyordu...Reklam filmi üç büyük takımın da sponsoru olan 3'üncü GSM operatörü Aria'ya aitti.
Reklamdan da anlaşılacağı üzere, Turkcell ve Telsim'in altyapılarını kullandırtmayacaklarını açıklamaları üzerine ulusal dolaşımdan mahrum kalan Aria, harekete geçiyor. Önce belli ki reklamla ve kibar bir şekilde...
Abone sayısını artırabilmek için daha çok alanı kapsamak isteyen Aria'nın rakipleri, dolaşıma izin vermeyerek silahları 15 Kasım'da çekmiş, Aria'nın cevabı da gecikmeden gelmişti: Tekelci zihniyet tüketiciye, sektöre ve Aria'ya zarar verdi. Hakkımızı korumak için, bugünden itibaren gerekli bütün insiyatifleri alacağız.
Halka yaklaştılar!
Aria reklamla yeni bir döneme girildiğini anlatıyor ve bunu da 'İyi olan kazansın' diyerek cümle aleme duyuruyor. Aria'nın reklam ajansı RPM tarafından yapılan yeni reklam filmini başarılı reklamlara imzasını atan Levent Semerci çekmiş. Dikkatimizden kaçmayan bir konu daha var. Aria, pazara girerken daha çok seçkinlere seslendiği izlenimi veren reklamlar yapıyordu. Mesela şampanya tokuşturan bir çifti görüyorduk reklamda. Oysa son reklam filminde daha halk yakın bir hikaye izliyoruz.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|