kapat
21.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 RAMAZAN
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Kurtuluşun öncü göstergeleri

Finans piyasalarına gayet olumlu bir hava hakim. Hazine faizleri yaklaşık 20 puanlık düşüşle yüzde 74'e indi ve Şubat krizi sonrası en düşük seviyelerini gördü.

Dolar 1.678 bin liradan dün 1.450 bin liranın bile altına düştü. Panik alımla kontrolsüz yükselen dolar şimdi panik satışla yine kontrolsüz düşüyor ve yüksek dalgalı bir eğilim çiziyor. Ancak dövizden kaçışın başladığının güçlü işaretleri geliyor.

Borsa 6.882 puana kadar inmişken dün 12.438 puanı gördü. İki aylık artışı yüzde 90'ı buldu. İşlem hacminde de ciddi bir artış kaydedildi ve artık günlük 500 milyon dolarlık seviye aşılıyor.

Yalancı bahar mı?- Mali piyasalardaki bu canlanma ve olumlu hava, milli gelirin yüzde 10'a yakın bir oranda daralacağı, işsizliğin 2. Dünya Savaşı sonrası en yüksek noktaya çıktığı bir aşamada gerçekleşiyor.

Ekonomideki daralma rekor düzeydeyken mali piyasalardaki canlanma neyin göstergesi? Ya da yalancı bahar mı?

Öncelikle belirtelim, finans kesiminde ortaya çıkan hava, yeni dış kaynağın sağlanmasına dayanıyor. Sağlanacak bu kaynakla borçlarımızı çevirebileceğiz ve ekonomiyi yeni bir kaza yapmadan götürme olacağına kavuşacağız.

Yani aslında gerçekleşen hiçbir şey yok. Ortada şimdilik sadece niyet var.

* Beklenti ticareti- Ancak mali piyasaların özelliği, beklentiyi satın alıp gerçekleştiğinde de satmak. Beklenti yaratmak üzerine kurulu sistemde erken hareket eden kazanıyor. Dolayısıyla bir ekonomide iyimserlik veya kötümserlik, ya da hastalık ve iyileşme önce mali piyasalarda kendini gösteriyor. Ardından üretim kesimine sirayet ediyor.

Mali piyasalarda son günlerde ortaya çıkan bu atmosferin de hemen saman alevi gibi sönmemesi durumunda, canlanmanın bir süre sonra reel okonomiye sıçrayacağını düşünebiliriz. Tıpkı 1999 sonunda iyimserliğin önce mali piyasalara yansımasını, borsanın rekor kırmasını, faizlerde rekor düşüşlerin meydana gelmesini aylar sonra ekonomik canlılığın izlemesi gibi.

* Piyasaların dediği- Şimdi de 2002 için sağlanacak taze 10 milyar dolarlık kaynak, krizden çıkış ve canlanmaya geçiş için çok iyi bir dayanak oluşturuyor. Bu da, finansal piyasalardaki atmosferi değiştirmeye yetti. Bu kaynakla risk alan, risk almasını bilen kurumsal ve bireysel milyonlarca yatırımcısı olan piyasalar umutlandı. Mali piyasalar yeni dış kaynak ve yeni stand by'ı dayanak yaparak diyor ki; "Ekonomiyi canlandırın, bu konuda daha aktif politika izleyin, istikrarsızlıkları önleyin. Ben buna hazırım. Bu tür hareketlere prim vermeye ve bu konuda size daha fazla kredi açmaya razıyım."

Mali piyasaların dış kaynak ve güçlendirilmiş stand-by anlaşmasına bakışı bu. Mesaj gayet açık. Hükümet * * Sonuç- "Sarı inek, yeşil ot yiyip beyaz süt veriyor" Türk Atasözü



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
  Kasko sigortanıza en uygun  
 rakamı ödediğinizden emin  misiniz?
Evet
Hayır
Bilmiyorum
Kaskom yok
Arabam yok
   
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır