
Bir varmış, bir yokmuş
İtalyan canavarı G.Saray maça dengeli başladı. Perez'in golü üç puanı müjdeledi. Ümit ile Sergen de atsa, güle-oynaya kazanıyorduk. 2. devre saldıran Roma, tam kaderine razı olacaktı ki! Mondragon'un yaptığı hatayı Emerson affetmedi, Cimbom pisi pisine 1 puan kaptırdı
Maç öncesi kadrolar okunuyor. Spiker, "15 Sebastien" diyor, tribünler koro halinde "Perez" diye haykırıyor. Sıra yine spikerde, "18 Akman". Tribünden cılız bir, "Ayhan" sesi. Ne taraftar bekliyordu Ayhan'ın oynamasını, ne basın tribünündeki bizler, ne de ekran başındaki milyonlar. Hatta belki maç konuşmasına kadar ne de G.Saraylı futbolcular. Ama o sürpriz adam, gecenin sürprizi ve 3 puanın mimarı oluyordu. Tabii eğer o son dakika golü olmasaydı.
Ayhan'ın girdiği kadroda Arif kulübede kalmıştı; G.Saray'ın gol attığı son 6 resmi maçın hepsinde fileleri havalandıran Arif. Lucescu, rakibi kendi silahıyla vurmayı düşünüyordu. Geriyi 3 kişiyle kontrol edip orta sahayı 5'lemişti. İleride Ümit, hemen gerisinde Sergen vardı. Roma'nın dizilişinin kopyasıydı sanki bu.
Ortada adam kalmadı!
İlk dakikalarda top hep konuk ekipteydi. 2. dakikada Totti'nin Ayhan'a attığı ve Colombo'nun nedense kartsız geçiştirdiği tekmeyi 6. dakikada Roma'nın ilk tehlikeli atağı izledi. Cafu sağdan geldi, ortası auta çıktı. Ama maç boyu G.Saray'ın başına bela olacağının sinyalini verdi. Zaman zaman öyle bela oldu ki, Hakan Ünsal, onu takip edebilmek uğruna defansı dörtledi. Hatta Cafu'ya kene gibi yapıştığı için bir pozisyonda defansın en az 10 metre arkasında, taç çizgisinin kenarında ofsaytı bozuyordu.
Perez'in de defansa yardıma gelmesiyle, orta saha üç kişi kaldığı için G.Saray rakipten kazandığı topları değerlendirmek orta alanda boş adam bulamadı ve bunları uzun vuruşlarla kolayca kaybeti. Bu şekilde kilitlenmiş giden oyunda müthiş bir fiziksel mücadele vardı.
Sergen'in yerine Ayhan
22. dakikada G.Saray, soldan kazandığı korneri paslaşarak kullandı. Ayhan, ceza alanının kale çizgisiyle birleştiği yerde öyle bir döndü ki Roma defansının dengesi alt üst oldu. Ayhan'ın asistinde Perez için gol zor değildi: 1-0. Herkesin Sergen'den beklediğini, müthiş mücadele eden, sayısız top çalıp çok az top kaybı yaparak yıldızlaşan Ayhan yapmıştı.
39. dakikada G.Saray'ın farkı ikiye çıkarması işten değildi. Mondragon'un Hasan'a verdiği pasla başlayan kontratakta Ümit Karan ile Aldair 18'in önünde baş başa kaldı. Antonioli de kalesini terketmişti. Ümit'in vuruşu Aldair'den döndü, Sergen tamamladı, kılpayı aut.
İkinci yarıda konuk ekip, peş peşe ataklarda golle burun buruna geliyor, 58'de Emerson, 60'da Cassano, 61'de Aldair, 66'da Batistuta çok uygun fırsatları inanılmaz şekilde harcıyordu.
83. dakikada Sergen'in müthiş şutunda Antonioli inanılmaz bir kurtarış yapıyordu. Tam, hakem yönünden deplasmanda gibi oynanılan bir maçta 3 puan geldi denilirken +92'de Mondragon'un kaleden hatalı çıkışı ve Emerson'un röveşatası durumu 1-1 yapıyor ve G.Saray, Roma'yı evine 1 puanla gönderiyordu.
Emrah KAYALIOĞLU
|