
Yılmaz değişimde ısrarlı
ANAP lideri, yardımcısı Mumcu'nun eleştirilerinin parti hesabı olmadığını belirtti, "Bu nedenle koalisyonda güven erozyonu doğarsa, aşarız" dedi Siyaset ve ekonomide değişimin önemini vurgulayan Yılmaz, 1991'de bedava köprü, erken emeklilik vaadi ile iktidar olan Demirel için "Şimdi yüzde 7 alır" dedi
ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Yardımcısı Erkan Mumcu'nun Başbakan Bülent Ecevit'e yönelik eleştirilerinin "parti hesabı" olmadığını söyledi. Yılmaz, bazı yazar ve gazete yöneticilerine önceki akşam Çırağan Sarayı'nda verdiği yemekte, Mumcu'nun eleştirilerine içerik olarak katıldığını belirtti, ancak üslubuna katılmadığını söyledi. Yemekte bulunan Mumcu da kastını aşan sözleri için üzgün olduğunu, ancak "Kalkınma köyden başlar" fikrine karşı olmaya sonuna kadar devam edeceğini söyledi.
Gazetecilere partisinin "Çözüm İçin Yeniden Yapılanma" programını anlatan Yılmaz, programın amacının devleti küçülterek etkinleştirmek, ekonomiyi istikrar içinde büyümeye yöneltmek ve halkın siyasete katılımı önündeki engelleri kaldırmak olduğunu belirterek şöyle dedi: "Bu hükümet büyük reformlar yaptığı halde itibar ve güven kaybetmeye devam etti. Yaptığımız reformları gönülsüz yaptığımız, IMF zoruyla yaptığımız görüntüsü bize zarar verdi. Sonunda bütüncül bir yaklaşımı esas alan bir program hazırladık. Bu program, aslında hükümet programında ve Ulusal Program'da vaad ettiğimiz değişime, ekonomik krizi aşarken dinamizm ve disiplin getirecektir."
GÜVEN EROZYONUNU AŞARIZ
Mumcu'dan kaynaklanan tartışmanın koalisyonda güven erozyonuna sebep olabileceği ihtimalini reddetmediğini söyleyen Yılmaz "Ama bunu aşabiliriz. O olayda en ufak bir parti çıkarını gözetme kaygısı yoktur. Niye söyleyeceğimi başka birinin ağzından söyleyeyim? Zaten biz koalisyon içinde düşündüğümüz her şeyi açıkça konuşabiliyoruz" dedi. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün kaldırılması ile ilgili önerinin tasarruf tedbirlerinin görüşüldüğü toplantıda Kemal Derviş'ten geldiğini de anlatan Mesut Yılmaz "Derviş'in önerisi o gün toplantıda tepki doğurmadı ama sonra ANAP'a yönelik bir kampanyanın malzemesi oldu" diye konuştu.
İÇİŞLERİ'Nİ DEVREDEBİLİRİZ
Köy Hizmetleri'nin yerel yönetimlere, dolayısıyla İçişleri Bakanlığı yoluyla ANAP'ın kontrolüne geçeceği konusundaki komplo teorilerine de cevap veren Yılmaz, "Biz doğru olanı savunur ve gereğinde yüklediği fedakârlığı gösteririz. İsterlerse İçişleri Bakanlığı'nı da devredebiliriz" dedi. Yerel Yönetimler Yasası'nın kuşa çevrildiğini, hiç bir bakanlığın yetkilerini yerel yönetimlere devretmek istemediğini öne süren ANAP lideri, belediyelere yönelik güvensizliği bahane olarak sömürmenin yanlış olduğunu belirtti.
DEMİREL BARAJI AŞAMAZ
Yılmaz, yaşanan krizlerin aslında değişimi toplum desteğinde hızlandırmak için tarihi bir fırsat yarattığını da anlatırken, 1991 seçimlerine "erken emeklilik, bedava köprü geçişi ve tütüncüye 5 bin lira fazla fiyat" vaad ederek giren Süleyman Demirel için şunu söyledi: "O zaman yüzde 27 aldı, şimdi 7 alır!"
Siyaset-kamu kaynakları ilişkisinin sağlıklı olmayışının istikrara zarar verdiğini, ihale yasasında yapılacak değişiklikle siyasilerin ihalelerde söz sahibi olamayacağını ve devlette yolsuzluk kapısının tamamen kapanacağını anlatan Yılmaz, halkın güvenini kazanıp azalan itibarını yükseltmek için siyasetin değişimi kendisinden başlatmak zorunda olduğunu savundu.
DEĞİŞİM BİZDEN BAŞLAMALI
Yılmaz, Seçim ve Partiler yasalarında milletin istediği değişikliklerin mutlaka yapılması gerektiğini söyledi. Yılmaz'ın bütçeden sonra liderlere sunacağı yasa önerisinde, partilere üye kayıtları devlet denetimine alınıyor. Böylece naylon üyelik ve delege ağalığı kalkıyor, tüm parti üyelerinin katılımı ile belirlenen milletvekili adayları, yakınılan "lider sultası"na karşı etkili bir önlem oluyor. Ayrıca seçim çevreleri daraltılıyor, büyük kongre üye sayısı arttırılıyor, seçmene "tercih hakkı" getiriliyor, partilerin gelirleri ve milletvekili adaylarının seçim harcamaları şeffaflaştırılıyor. Yılmaz, baraj oranı ve seçim ittifakı konusunda orta yol bulunabileceğini belirterek, "Önemli olan siyasi katılımın arttırılarak siyasete güvenilirlik kazandırmaktır" dedi. Devletin ekonomiden çıkması sürecinin hızlanmasını istediklerini anlatan Yılmaz, şöyle devam etti: "Kayıtlı ekonomiye geçmek için 2003 milât olmalı. Bununla beraber vergi oranlarını düşürüp teşvik sistemini gözden geçirmeli, vergi sistemini kolaylaştırmalı ve enflasyon muhasebesine geçmeliyiz."
|