kapat
21.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 RAMAZAN
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Yöneticilerimiz Yeteneksiz mi?

Eski Kuzey Deniz Saha Komutanı, emekli amiral, FB basın sözcüsü ve NTV danışmanı Atilla Kıyat, Neşe Düzel'in sorularını yanıtlatı.
Söyleşi Pazartesi günü Radikal'de çıktı.
Bu söyleşinin hemen başında şöyle diyor Atilla Kıyat:
"Eğer son 50 yılda yöneticilerimiz yeteneksiz olmasalardı, toplum da bugünkü toplum olmazdı, gelişmiş bir toplum olurdu."
Bence bu son derece yanlış bir saptama.
Türk yöneticiler (burada siyasi liderler kastediliyor) hiç de yeteneksiz değildir.
Demirel, Ecevit, Yılmaz, Erbakan... Daha geriye gidersek: Adnan Menderes, Turgut Özal... Elbette farklı siyasi çizgileri ve tarzları var. Elbette onları eleştiriyoruz; hatta yerden yere vuruyoruz. Ancak bu kişilerin zekalarından ve birikimlerinden hiçbir kuşkunuz olmamalı.
Peki sorun nerede?
Sorun siyasi sistemde... Bu öyle bir sistem ki başarısız olanı ödüllendiriyor... Buna karşılık yeteneği törpülüyor...
Bunun en güzel örneği Mesut Yılmaz... 10 yıldır ANAP'ın başında... Sürekli olarak seçim kaybediyor. Oylar düşüyor. Ancak Yılmaz partinin başında kalıyor. Çünkü sistem öyle...
Öte yandan, aynı Mesut Yılmaz gerçekten birikimli ve çok zeki bir kişi. Ancak bu zeka ve birikimin işe yaramasına sistem izin vermiyor. Bundan iki ay kadar önce Avrupa Birliği konusunda, CNN Türk'te, Taha Akyol'un sorularını cevaplamıştı Yılmaz. Ve olağanüstüydü! Yapılması gerekenleri net biçimde ortaya koydu.
E, yapsana o zaman! Hayır yapamaz... Yaptırmazlar! Çünkü mekanizma öyle kurulmuş.
Sistem kendiliğinden değişime izin vermiyor. Değişmesi için ya darbe olması gerekiyor... Ya da yurt dışından (örneğin AB, ABD, IMF) baskı gelmesi gerekiyor...
Rahmetli Turgut Özal, "Ne yapmak istiyorsan, iktidara geldiğinin ilk üç ayında yapacaksın" demişti, "Aksi halde çevreni sararlar ve kılını kıpırdatamaz hale gelirsin."
Şimdi gelin bu siyasi sitemi Türk Silahlı Kuvvetleri ile karşılaştıralım...
Atilla Kıyat da gayet iyi bilir ki bizde genelkurmay başkanlarının üstün yöneticilik vasıfları göstermesi gerekmez. Şöyle bir düşünün: Kaç tane karizmatik genelkurmay başkanımız oldu? Yoktur ya da pek azdır.
Ama zaten olması da gerekmiyor! Çünkü TSK'nın tıkır tıkır işleyen bir sistemi var. Üstelik bu sistem değişimi de kapsıyor. Dünya şartlarına hızla adapte olabiliyor TSK. Bu yüzden de karizmatik, kurtarıcı tipli başkanlara ihtiyaç duyulmuyor.
Peki TSK yetenekli yöneticilerin (komutanların) sayesinde mi böyle oldu? Hayır! Sistemi, mekanizması doğru işlediği için güven veren, ikide bir krize girmeyen, değişime adapte olan bir orduya sahibiz.
Her sistem kendi yöneticisini üretir. Buna uygun olanı zirveye taşırken... Yetenekli de olsa, zeki de olsa, uygun olmayanı bünyesinden atar...
Bu kadar basit!



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
  Kasko sigortanıza en uygun  
 rakamı ödediğinizden emin  misiniz?
Evet
Hayır
Bilmiyorum
Kaskom yok
Arabam yok
   
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır