kapat
21.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 RAMAZAN
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Çanlar ve sirenler

Bir yandan çanlar çalıyor

Diğer yandan da kulakları sağır edercesine bir siren sesi Tam Lefkoşa'nın içinden geçen Yeşil Hat'tın yanındaki caddede yürüyoruz

Yanımda Ada'nın popüler mankeni, aynı zamanda gazeteci bir hanım arkadaşım var

Birden panikledi

Hiç alışık olmadığım bir şekilde dudaklarından şu kelimelerin döküldüğüne şahit oldum:

"Şimdi Rumlar, Körfez Harekatı'nı fırsat bilip bize saldırmak için fırsat kolluyorlar. Bizi kesecekler. Bizi öldürmek, yaşadığımız bu topraklardan söküp atmak istiyorlar!"

Bu sözler üzerine ne diyeceğimi bilemedim

O ana kadar hiç Rumlar'ı ciddiye almamış, böylesi bir endişeye şahit olmamıştım

Hatta bir ara hanım arkadaşım şaka yapıyor sandım

Çünkü, hayatımın hiçbir zaman aralığında, birkaç flu kare hariç, böylesi bir korkuya şahit olmamıştımÉ Onun için ilk şaşkınlığımı üzerimden attıktan sonra, onu teskin edici şimdi hatırlamadığım birkaç söz söyledim

Ama nafile

Sonrasında

Hiç unutmadığım, zihnime kazınan şu sözleri söyledi bana: "İyi ki Ada'da Türk askeri var. Onlar olmasa biz ne yapardık bilmiyorum. Allah bize o günlerin acısını bir daha yaşatmasın!"

Bu sözler, o sırada sınıra doğru akın akın gelmekte olan, Rumlar'ın yarattığı gerilim dolu saatlerin ardından söylenmişti

KARASAKAL

Bu anlamda Ada'nın kuzey kısmına dair birkaç enstantane dahaÉ Mehmet Ali Birand'ın geçenlerde yayın yaptığı Near East Üniversitesi'nin ilk öğrencileri arasındaydım...

Bir işhanının çatı katındaki metruk bir dershane odasından, modern binaların inşa edildiği o kampüs alanına doğru uzanan çizgideki gelişmelere ilk tanık olanlardanım

Onun için Birand'ın 32. Gün programından yansıyan Kıbrıslı gençlere dair yeni olduğu iddia edilen söylemlere gelince...

O iddiaların hiçbiri yeni değildir...

Neden mi?

Anlatayım:

1974 ÇOCUKLARI

1980'li yılların sonlarıydı

Kıbrıs Adası'nın kuzey tarafında öğrenciydim

İçinde bulunduğum uçak, Lefkoşa havaalanına doğru inişe geçerken, birçoğumuzun ortak taşıdığı duygular içindeydim

Fakat

Bu duygularım çok kısa süre sonra art arda yaşadığım kısmi şoklarla yerini şaşkınlığa bırakacaktı

Çünkü Rauf Denktaş'ın sık sık "Yerleşik" diye bahsettiği ve halk arasındaki aşağılayıcı tabiriyle biz Türkler için "Karasakal" deyimi kullanılıyordu

Hoş, hiçbir Kıbrıslı dostum bana öyle seslenmemiş olsa da, bu söyleniş şekli onurumu incitmiştiÉ Sonrasında bu tür yakıştırmaların, genelde Türkiye'nin doğusundan gelenler için söylendiğini öğrendim Harekat sonrasında Ada'da, 74 çocukları diye bilinen, babaları belli olan, ama ortada olmayan bir neslin varolduğunu öğrendiğimde de bir başka şok yaşadım

Birçok Türk genci, evlilik vaadi ile kanlarına girdiği birçok Kıbrıs Türk genç kızını hamile bırakıp arkasına bakmadan memleketine kaçmıştı

Onun için Kıbrıs Türk Halkı arasındaki yerel tabirle "Karasakallar"a olan öfkenin altında bu tür duygu patlamaları da var Evlerini, ocaklarını, kucaklarını samimice açtıkları bazı sözde insanlar tarafından kandırılmış olmanın içe birikmiş ve kine dönüşmüş katmerlenmiş öfke yumakları da var

Bu bakımdan

O gençlerin içine karışmış, birkaç cibiliyetsiz, ruhsuz delikanlı bir yana, samimi olarak görüşlerini dile getirenlerin içlerinde biriken yıllanmış öfke dalgasına da hak vermek gerekiyor

ŞİDDET & HUZUR

Bir diğeri

Bana birçok Kuzey Kıbrıslı dostum, "Siz Türkler gelene dek biz kapımızı kilitlemeden evimizden çıkar giderdik. Siz geldikten sonra hırsızlık olayları arttı" yönünde sitemlerde bulunmuşlardı

Benim Ada'da bulunduğum süre içinde, gazetelerde birçok vahşice işlenmiş cinayete, tecavüze uğramış çocuk haberlerine şahit oldum Bu ilkellik karşısında insanın tüylerinin ürpermemesi mümkün değil!

Kıbrıslı Türk hanım arkadaşım da oldu

Hepsi Türk, Rum ve İngiliz kültürü ile yetişmiş, Batılı frapan hanımlardıÉ Doğu'nun en sert koşullarından gelmiş, birçok bakir Türk genci için bu genç kızlar cennetteki huriler gibiydiÉ

Bu yüzden birçok Kıbrıslı Türk hanım arkadaşımdan "Karasakallar geldikten sonra, sokakta doğru düzgün yürüyemez, etekle sokağa çıkamaz olduk" şeklinde, içinde isyan içeren sözler de dinlemişimdirÉ

Onun için o sert sözlerin bir kısmını düşünürken, şimdiye dek gözden kaçırılan o duygu patlamalarını da hesaba katmak gerekmez mi!

Son olarak

Her ne olursa olsun Kıbrıs Türkü'nün ve Türkiye halkının sağduyusunun ortalığı bulandırmaya çalışanÉ Gerçeği bildikleri halde gözden kaçırmaya çalışan birkaç keçi sakallı, ruhen ve beynen satılmış kalem efendilerinin sözlerine siz hiç mi hiç itibar etmeyiniz

Çünkü

Çünküsü bir başka yazıya



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
  Kasko sigortanıza en uygun  
 rakamı ödediğinizden emin  misiniz?
Evet
Hayır
Bilmiyorum
Kaskom yok
Arabam yok
   
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır