Mumcu krizi büyüyor
Başbakan Ecevit, Mumcu'nun kendisine yönelik ağır sözlerini "ciddiyetten uzak" olarak değerlendirdi, "Tabii koalisyonu olumlu etkilemez" dedi
Başbakan Bülent Ecevit, kendisine Köykent projesi nedeniyle "Köylüye yalan söylüyor", "Değil 21. yüzyılın başbakanı olmak, 19'uncu yüzyılı bile anlamadığı aşikar" diyen ANAP'lı Erkan Mumcu'dan duyduğu rahatsızlığı açıkca ifade etti.
Ecevit, dün katıldığı bir TV programında Mumcu'nun sözlerinin koalisyonu olumsuz etkileyip etkilemeyeceği yönündeki soru üzerine "Tabii olumlu etkilemez koalisyonu" dedi. ANAP lideri Mesut Yılmaz'la konuyu görüşmediğini belirten Ecevit, bu konuda polemiğe girmek de istemediğini belirterek şöyle dedi: "Son derece ciddiyetten uzak bir demeçti bu. Mumcu bu Köykent kavramını aşağılarken, Dünya Bankası buna sahip çıktı. Dünya Bankası destekleyeceği müjdesini verdi; bu ifadeler yeterli."
Ecevit, gündemdeki konularda şu mesajları verdi:
MUHALEFET SABOTE EDİYOR
Anayasa değişikliğinden sonra uyum yasaları konusunda bir takvimin mutlaka ivedilikle yürürlüğe koyulması gerekiyor. Ancak, muhalefet hemen her hafta gensoru vererek Meclis'in, devletin çalışmalarını aksatıyor. Bu, ciddi bir sabotaj niteliğindedir. Bu konuda, muhalefet partileri ile görüşme yapabiliriz.
ERKEN SEÇİM YOK
O konuda ben kesin konuşuyorum. Böyle bir zor ekonomik programı üstlendiğiniz, bunu uygulamaya çalıştığınız bir aşamada erken seçimin sözünün bile edilmemesi, seçimlerle ilgili bir girişimin şu sırada yapılmaması gerektiğini düşünüyorum.
KOALİSYONDA ÇEKİŞME
ANAP ile MHP arasındaki AB çekişmesi hükümetin devamını kesinlikle etkilemez. AB ile ilişkilerin geliştirilmesi hassas bir konu. Koalisyonu oluşturan partilerin hepsinin aynı doğrultuda olması beklenemez. Bu bir uzlaşı konusu. Koalisyon olarak uzlaşı konusunda başarılı ve kararlı davrandık.
AB'YE KIBRIS MESAJI
Bu iki ayrı devlet olmasaydı, Kıbrıs'ta belki de hiçbir Türk kalmayacaktı. Ancak Türkiye'nin devreye girmesiyle bir ölçüde önlenirdi bu soykırımlar. Rum kesiminin isteği, Kıbrıs'ı tümüyle yeniden ele geçirmektir. Yalnızca KKTC'nin güvenliği değil Türkiye'nin güvenliği açısından da orada ayrı bir devlet yapısının bulunması şart. Terazinin bir kefesinde Türkiye, bir kefesinde Rum Yönetimi varsa, herhalde AB, diğerini seçmez.
AFGANİSTAN'DA LİDERLİK
Afganistan'da Türkiye'nin ağırlıklı bir yer tutacağı bir düzenleme içinde süratle bir devlet yönetimi oluşturulmalıdır. Türkiye'den 90 kişilik birim dışında ne kadar birliğin gideceği ya da gitmeyeceği konusunda henüz bir karar yok. Her olasılığa karşı daha büyük birlik için hazırlık yapılıyor. Kabil'in güvenliği için Türkiye'nin liderliğinde Müslüman barış gücünden bahsediliyor. Böyle bir görev bizim üstümüze düşebilir. Bunu hiç yüksünmeden yerine getirmeye çalışırız.
HEDEF TEK BAŞINA İKTİDAR
DSP'nin 16. kuruluş yıldönümü, çeşitli etkinliklerle kutlandı. Ecevit, teşkilatlara gönderdiği mesajda "Şimdi hedefimiz tek başına iktidar" dedi ve şöyle devam etti: "1999'da azınlık hükümetiyle sağladığı başarılar gösteriyor ki, DSP çoğunluk hükümeti ile Türkiye, Atatürk'ün izinde daha güçlü bir ülke olacaktır. Öncelikli hedefimiz de ekonomiyi darboğazdan kurtarmak. Onu da başaracağımıza inanıyorum."
|