|
|
 |
|
Eserinize bakın
Müessese kulüpleri ayrı ligde oynasın diyenlerin tezleri giderek kendiliğinden gerçekleşiyor. Avrupa standartında takım kurma ve basketbolu sırtlama geleneğini sürdüren Efes Pilsen ve Ülker, ligin daha 4. haftasında diğer 10 takımdan koptu. Diğerleri dediğimiz 10 takım aralarında KYTVÜL (kalitesiz yabancı takviyeli veteran-ümitler ligi) oynuyorlar.
Avrupa ikincisi bir ülkeye hiç yakışmıyor, basketbola yıllarca emek vermişlerin tüm kazandırımlarını aşağıya çekiyor ama yaşatabilmek adına katlanmak zorunda olduğumuz acı tablo bu maalesef. Basketbolun içinde yaşayan herkesin ayıbı bu ama en fazla, hiçbirşey yapmadan gemi aslanı gibi dolaşan, 12 Dev Adam'ın primini bozuk para gibi harcayan yetkililerin. Tarifsiz kederler içinde susup, oturmak yok tabii ki...Emek vermişler, dertlerini seslendiremeyenler adına kollama ve koruma görevimizi yerine getirmeye devam. Sorumsuz sorumluların iki cihanda ellerim yakalarında. Kazanan daima hakdılır evrensel gerçeğiyle, başarıya taşıyan alışverişlerin, bordello'ya döndürülen kamp öykülerinin, üstüne sünger çekerek, Avrupa başarısını kutladık. Ama bu kimseye hepimizin basketbolunu tekelinde küçültme ve hızla yok etme hakkını vermez.
Cimbom yaya kaldı
FIBA'da umduğunu bulamayan F.Bahçe'nin Kuzey Avrupa Ligi'nde yer alma girişimini, kulüplerin profesyonel basketbolu ayırma girişiminin öncül şoku kabul edebiliriz. Geçen sezon iki yıl garantili ULEB kontratını yırtıp atan G.Saray ne kadar dövünse yeridir. Şimdi otomatik olarak Avrupa Ligi'nde oynuyor olacaktı ve doğaldır ki, 800 bin dolar katılım payı ile birlikte şube de bu denli dibe vurmayacaktı. Ezeli rekabetin sadece tribünlerde karşılıklı birbirine sövmek, yöneticiliğin de fanatik küfürbazları beslemekten ibaret olmadığını bakalım ne zaman anlayacak ultralı-ultrasız aslanlar!
Büyük küçük adamlar
Neyse ki kendimize ufak heyecanlar, nostaljik mutluluklar arayarak baktığımızda KYTÜVL sanal liginde bunları fazlasıyla buluyoruz. On yıl geriye gidiyoruz adeta...Orhun (Yaş 34) ve Levent Topsakal (Yaş 35) ile yanlarına bir de ehven ederli Robinson'u alıp, Avrupa liglerine çoktan havlu atmış F.Bahçe'yi seyircisi önünde, uzatmada da yerli Kartal Beşiktaş'ı son saniyede yenerek bizi eski güzel günlerin İTÜ'süne götürüyorlar. Darüşşafaka'yı başarıya taşıyanlar Kahyaoğlu kardeşler. Büyük Kolej'in guardı Arda Uncu takımını sırtlamış, Telekom'dan gönderilme Ufuk Kaçar, Karşıyaka'yı başarıdan başarıya koşturuyor. Demem o ki, yıldızları yad ellere göçmüş basketbolumuz aslına rüc'u etmiş durumda.
Kalite 2. ligin bir parmak üstü. Meydan hor görülerek dışlanmış eski yıldızlar ile bank ısıtan emektarlara kaldı. Eski küçük devler görevi devraldı sizin anlayacağınız. Kaderleri böyle tayin edilen maçların niteliğini varın siz hesap edin. Basketbolun alt yapısının yıllarca dinamitlenmiş olduğu açıkça ortada...
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|