|
|
 |
Atatürk'ün kitapları
Mustafa Kemal Atatürk'ün "düşünce çizgisi"nin gelişimi, tarihi iyi kavrama ve ders çıkarma çabasının en ilginç göstergesi, okuduğu kitaplar. Öncelikle tarih okuyor, yüzyılın başından itibaren çok sayıda önemli yayını izliyor. Avrupa siyasi tarihi ile Ortadoğu tarihine ilişkin dönemin bütün kitapları Mustafa Kemal'in ilgi alanındadır. Ama tarih dışında güncel siyasete ilişkin kitapları da izliyor; kültüre, eğitime ilişkin kitapları da okuyor, not alıyor.
Raymond Colrat adlı bir Fransız yazarın 1926'da yayınlanmış olan "Mısır Dramı" adlı incelemesi Atatürk'ün en fazla not alarak okuduğu kitaplardan biri. Kitap İngiliz sömürgeciliğinin Mısır'daki durumunu, bölgedeki özgürlükçü hareketleri anlatıyor. Mısır'da İngiliz güdümünde bir parlamento oluşturulmuş, sahte bir demokrasi girişimi yapılmıştır. Mustafa Kemal bu bölümü işaretler ve kenarına şöyle yazar: "Parlamentonun etkinliğini ve onurunu yitirdiği bu Cumhuriyet ne anlama geliyordu? Yaşamı yabancıların isteğine bağlı kalan, İngiliz askerlerinin Nil kıyılarında nöbet tuttuğu bu Cumhuriyet neydi?"
Napoleon'dan "bize ders"
Okullarda Fransızca öğretimini konu alan bir kitap da Atatürk'ün ilgiyle okuduğu kitaplardan biridir. Okurken üniversite eğitiminin nasıl olması gerektiğini düşünerek kitabın kenarına sürekli notlar alır. Din devletinin demokratik bir eğitimle ilişkisini anlatan bölümün kenarına yine not alır: "Demokratik bir eğitim ile din devleti düşünülemez..."
Napoleon'un hayat hikâyesini yine Fransızca bir kitaptan, daha Halep'te, cephedeyken okumuştur. Yazar, Napoleon'un bir sözünü aktarır: "Büyük adamlar hiçbir zaman gereksiz yere zalimlik etmezler". Genç Mustafa Kemal bu sözü işaretler ve sayfanın kenarına "Bize ders" diye yazar.
Mustafa Kemal'in genç subaylık günlerinden başlayarak okuduğu kitaplara bakıldığı zaman düşünce çizgisini izlemek mümkün. Bu çizgide ulusal bağımsızlık kavramı ana merkezi tutuyor, ama çevresinde bütünleyici kavramlarla birlikte.
Ortadoğu'daki kargaşalıklar içinde durabilmek için önce ulusal bağımsızlık şarttır; onun ardından ise bu bağımsızlığın kaynağını, temelini oluşturacak modern cumhuriyet gelmektedir. Mustafa Kemal, okuduğu her kitapta bu fikri destekleyen bölümleri işaretler, birçoğunun yanına "önemli" diye yazar.
Mücadelesinin temel hedefi
Mustafa Kemal tek taraflı bir okur da değildir, Maksim Gorki de okur, Lenin de, Montesquieu de. Georges Duhamel'in 1927'de yayınladığı Moskova'ya yolculuk kitabını, hemen hemen bütün sayfalarına işaretler koyarak okur.
Mustafa Kemal Atatürk, sadece yerinden oynattığı eski düzene özlem duyanlar tarafından değil, kendi taraftarı gibi görünüp onu "çekiştirenler" tarafından da haksızlığa uğratıldı. Bunlar Atatürk'ü "daraltmaya" ya da kendisine farklı misyonlar yüklemeye çalıştılar.
Mustafa Kemal, içinde bulunduğu dünyayı iyi kavramış bir devrimci olarak modern bir Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini atmaya çalışırken dünyanın gideceği ve gitmesi gereken yeri de çok iyi görmüştü.
Atatürk'ün anlamsız düşmanlarından çok, onu çekiştirenler ve daraltmaya çalışanlar laik demokratik cumhuriyete, Atatürk'ün bütün mücadelesinin temel hedefine zarar verdiler.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|