Kim ne derse desin, Kemal Derviş siyasete soyundu..
Siyasi mesajlarını ekonomik söyleminin arasına sıkıştırıyor..
Her demeci olay yaratıyor..
Tartışma yaratıyor..
Siyasiler peşine takılmak zorunda kalıyor..
"Bakanlar Kurulu'nda kadın yok" lafı durup dururken söylenmiş bir cümle değil..
Düşünülmüş.. Taşınılmış..
İyi planlanmış bir nokta atışı..
Yani.. MHP'ye, DSP'ye, ANAP'a siz erkek partisiniz diyor..
İleriye dönük siyasi yatırım yapıyor..
Diğer milletvekilleri de hemen tuzağa düşüyor..
Hani Derviş'i sevmiyorlar ya..
Milletvekili olmadığı için kendilerinden görmüyorlar ya..
Derviş, Amerika'nın adamı ya..
Düşünmeden taşınmadan, topyekun saldırıyorlar..
Onlar saldırdıkça da Derviş puan alıyor..
'Vekiller bürokratları aramamalı' dediğinde de benzer bir durum yaşandı..
Vekiller kızdı.. Köpürdü..
Ama sonunda kamuoyu önünde kazanan yine Derviş oldu..
Bence.. Derviş siyasetçilerin bam teline bilerek basıyor..
Çünkü siyasetçi kime kızsa, halk karşısındakini tutuyor..
İşte Derviş bu zaaftan yararlanıyor..
Siyasetçileri oyuna getirip kendini hedef yapıyor..
Ben onlardan değilim, mesajı veriyor..
Siyasetçi karşısında kendini mağdur gösterip puan topluyor..
'Siyaset anlayışı değişsin derken neyi kastediyorsun?.'
En çok sorulan soru bu..
Kafa koparmayı kastediyorum..
Ne mi demek?
Şu..
Şu anki siyaset anlayışı.. Birinin üzerine basarak yükselmeyi.. Dedikodu yapmayı.. Dedikodu yaparak partidaşını dışlamayı.. Bırakın koşanı, yürüyene çelme takmayı öngörüyor..
Siyaset partiler arasında yapılmıyor..
Yarış içerde.. Her partinin kendi sahasında.. Yan yana, omuz omuza oturanlar arasında..
Kim kime vurursa.. Oyunun kuralı yok.. Ayakta kalmak için her şey mubah.. Belden aşağı vurmak bile..
İşte değişsin dediğimiz siyaset anlayışı bu..
Bırakın Ankara'yı.. Genel merkezleri.. İllerde de, ilçelerde de siyaset böyle yapılıyor..
Dedikodu yapmanın adı artık siyaset oldu.
Dedikoducununki de siyasetçi..
Siz hiç dedikoducuya güven duyar mısınız?
Umut bağlar mısınız?