kapat
10.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 MODA
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Televoleci Atatürkçüler!

Size sesleniyorum size!.. Çok sayın Televoleci Atatürkçüler!

Nasılsınız, iyi misiniz?..

İşler tıkırında mı?..

Makam arabaları yıkandı mı?

Depolara devlet hazinesinden full benzin çekildi mi, kurşunsuzundan?..

Pabuçlar da cilalanmıştır kesin...

Her yıl olduğu gibi en cafcaflı elbiselerinizi giyip, bu 10 Kasım'da da tören alanlarına gidecek misiniz?..

Gidecek misiniz, köfteler!..

Nutuk falan da hazırladınız mı, yahut hazırlanmış nutukları dinlerken, boynunuzu bir tarafa hafifçe eğerek ve kendinize belli belirsiz bir tahassür ve tahassüs havası vererek dinlemeyi mi tercih edeceksiniz?

Törenin neresinde duracaksınız, ayarladınız mı?

Malum bu husus makamla orantılıdır.

Yıllar yılı çevreye verilen Atatürkçü süsü ile devlet çeşmesinden tıkına tıkına genişletilmiş göbeklerin büyüklüğü ile orantılı bir vaziyettir, törende nerede durulacağı ve de kaç metrelik nutuk atılacağı falan...

Aman ha... Göğsünüzde bir kasımpatı yerleştirmeyi de unutmayın sakın!.. Daha havalı durursunuz!

Fakat biliyorsunuz en önemlisi, matruş suratlarınızın hafiften "elemli" durmasıdır.

Sakın yüzünüze "trajik" bir hava vermeyin...

"Trajik" ile "elemli" hava arasında nitelik farkı vardır, trajik suratın "sahte" olduğu çok çabuk anlaşılmaktadır.

Yahut akşamdan bir tencere fasülye yemiş de, gaz sıkıntısıyla ıkınıyormuş gibi suratlara da artık vatandaş tahammül edemiyor.

Aklınızda olsun...

Sakın fazla mütebessim durmayın... Hele sırıtmaya hiç kalkmayın!

Gerçi siz uzman sayılırsınız ama hayatınızın hatası olur.

Televoleci Atatürkçü'ler tarafından yıllarca "siyaseten iğfal" edilmiş bir kavim olarak, sizlerin 10 Kasım günlerinde seçilecek duruş ve surat vaziyeti bahsinde uzman olduğunuzu biliriz ama...

Malum-u alinizdir, bir 10 Kasım'da bir 23 Nisan'da, bir de Cumhuriyet Bayramı'nda "kederli ve vakur" biçimde Atatürkçü göründün mü, iş bitmiş demektir.

Fakat sizin durumunuz da zor!

Sanatkarlık isteyen bir vaziyet!

Okullarda devrimci içeriği hiçbir zaman anlatılmadığı için, Atatürk'ü zerre kadar anlamamış olacaksın... Ayrıca da gönlünde, gizliden gizliye, zehir zemberek bir sağcılığı veya kalın bir sis tabakası gibi muhafazakarlığı besleyeceksin ve belki de hilafeti özleyeceksin...

Devlet dairelerini mescitle donatacak, kadrolara yobazları dolduracaksın ve her seçimde, ümmet-i muhammed-i Mustafa hazretlerinin oylarını kafeslemek için atmadık takla bırakmayacaksın...

Fakat senede topu topu üç gün de olsa, "Atatürkçü" görünmek için kılıktan kılığa gireceksin...

Gerçekten acıklı bir hal!

Kolay mı, bir ömür boyu sahtekarlık yapmak!.. Kolay mı Televoleci Atatürkçü?

Koca bir milleti bu kadar cahil bırakmak için, muasır medeniyet ile bütünlüşmek yerine Arap aleminin kıçına takılmak için, ekonominin ırzına geçip, yoksulluğu yaşam biçimi haline getirmek için, nasıl bir "Atatürkçü" olmak gerekiyordu sahiden!..

Sahici, yürekten ve delikanlı gibi Atatürkçü olunabilseydi, bu kepazelik, bu skandal ve rezil tablo yaratılabilir miydi?

Osmanlı'nın imarethanelerinde bile bu kadar aile yemek almıyordu!

Bunca yoksulluğu ve ikiyüzlülüğü yaratabilmek için, ne kadar Televoleci Atatürkçü'ye ihtiyacımız var idiyse, emin olabilirsiniz ki o kadar Televoleci Atatürkçü'müz var!..

Bizim gibi budalalara da müstehak olan budur!..



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır