kapat
10.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 MODA
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Yine kurtarıcı..

Yirminci yüzyılın en kahramanca eyleminin önderi Atatürk'ü sevgi, saygı, artan bir hayranlık ve övgü ile anıyoruz.

Onun ışığı, yeni bir yüzyılda kökten dinci rejimlerin kötülüklerine karşı savaşan dünyanın umudu olarak şimdi daha çok parlıyor.

Atatürk devriminin temeli laikliktir.

Bir İslâm önderi olan Şeyh Abbas "Atatürk cehalete karşı savaştı, İslâm'a karşı değil" demişti.

Atatürk'ün din hakkındaki düşünceleri, bu doğru tesbitin en inandırıcı kanıtıdır:

"Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur.

Yalnız şurası var ki din, Allah ile kul arasındaki bağlılıktır. Softa sınıfın din simsarlığına müsaade edilmemelidir. Dinden maddi menfaat temin edenler iğrenç kimselerdir. İşte biz bu vaziyete karşıyız..

Hangi şey ki akla, mantığa, halkın menfaatine uygundur; biliniz ki o, bizim dinimize de uygundur. Eğer bizim dinimiz aklın, mantığın uyduğu bir din olmasaydı mükemmel olmazdı, son din olmazdı."

Ne mirasmış..
Halkın Mücahitleri lideri, İranlı muhalif Mesut Recavi bir Türk gazeteciye şöyle demişti:

"Ben istemez miyim İran da Türkiye gibi laik bir Müslüman ülkesi olsun?. Benim ülkem sizinkinden yüzyıllarca geri kaldı. Bize Atatürk gibi bir önder lâzımdı, Şah geldi. Siz çok şanslı bir ülkenin çocuğusunuz.."

Kendisinden sonra gelen kuşaklar, Atatürk'ün mirasını onun hayal ettiği düzeye çıkarmakta yetersiz kaldılar.

Lise birinci sınıf öğrencisi Berna Tamer "Ata'ya mektup" başlıklı bir yazısını göndermiş. "Atam, ülkemin durumu kötüye gidiyor ve başımızdakiler hiç bir şey yapamıyor. Biz halâ senin temellerinle yaşıyoruz" diyor..

Ne kadar sağlam bir yapı bırakmış ki bu harap haliyle bile Türkiye, İslâm dünyasının yeni fikirlere ve fırsatlara açık tek ülkesi olma niteliğini koruyabiliyor..

Dinimizi teröre alet eden kötü ve günahkâr rejimlerin dünyayı sürüklemeye çalıştığı medeniyetler ve dinler savaşına karşı, kurtarıcı bir ayrıcalığı temsil ediyor.

Bizim meselemiz..
Türkiye'nin uluslararası teröre karşı açılan savaş içindeki varlığı, onun dehasıyla sezdiği ufka ters değildir. Başbakan Ecevit haklı:

"Türkiye'nin Afgan halkının özgürlüğüne ve kalkınmasına katkıda bulunması, Atatürk'ün vasiyetidir.."

Atatürk şöyle demişti:

"Türkler bu topraklarda tam Batı medeniyetli 25 milyonluk bir toplum olunca kendi kendilerini savunacaklar. Elli milyona çıkınca, eğer çevrelerinde bazı meseleleri varsa, o vakit onlara bir göz atacaklar.."

Taliban rejimi, İslâm dinine yönelik kötülükleri ile Batı dünyasından önce bizim meselemizdir!



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır