kapat
10.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 MODA
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Söz vermekle olmaz!

Bıçakla katledilen öğretmen Gülay Tosbıyık... Araba ile çiğnenip öldürülen Fevziye Şener... Ve İkitelli'de içinde 4 milyar lira bulunan çantası gaspedilen Hüseyin Ufuk Akkaya...

Kısa süre içinde kapkaça iki can, bir kurban...

***
İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen, bu işin önünün alınacağını buyurmuş... Hatta zahmete girip İstanbul Emniyet Müdürü'nü arayıp, "Ne istiyorsun? Adam mı, araç mı?" diye sormuş... Ardından da Yavuz Donat'a "İstanbul'un sokakları rahatça dolaşılır hale gelecek" diye konuşmuş...

***
Gelmez... Gelemez Sayın Bakan!

Polis sokağa inmezse, ceza yasaları değişmezse yalnız İstanbul'un değil, Türkiye'deki tüm kentlerin sokakları güvenli hale gelemez...

Önce polis karakollardan tahliye(!) edilecek... Suçlu da, vatandaş da sokakta polisi görecek.... Polisle burun buruna gelecek...

Böyle olması gerekip gerekmediğini Emniyet Genel Müdürü Kemal Önal'a sorun...

Bizzat bana "Karakolları kaldıracağız... Polisi sokağa çıkaracağız" diyen Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Feyzullah Aslan'a...

Beni telefonla arayarak bu önerimi uygulayıp suç oranını azalttıklarını anlatan Gaziantep Emniyet Müdürü Ali Kalkan'a, Giresun Emniyet Müdürü Sebahattin Özel'e sorun...

Gelin Emniyet Teşkilatı'nda devrim yapan Bakan olun... Karakolları kapatın... Bütün kadroyu sokağa çıkarın...

***
Neden mi?

Daha önce de yazmıştım ama bir kez daha özetleyeyim...

30 kişilik mevcudu olan bir karakolda bir polis kapıda nöbet tutuyor... En az iki polis evrak takip ediyor... İki polis karakol çevresinde güvenlik turu atıyor... Araç şoförü olan polis içeride oturuyor... En az 4 polis ihtiyat gücü olarak tutuluyor... Kısacası; 30 mevcutlu karakolda 10 polis içeride... Bir-iki polis istirahatli veya raporlu, nöbeti teslim alacak en az 10 polis izinli bulunuyor... Sonuçta bu karakolda sokağa çıkacak bir veya iki polis kalıyor...

***
Söyler misiniz; 30 kadrolu karakoldan sokağa çıkacak 2 polisle mi İstanbul'un sokaklarını 24 saat gezilecek kadar güvenli hale getireceksiniz Sayın Bakan?

Tutamayacağınız sözler vermeyin... Eğer sözünüzü tutmak istiyorsanız; Amerika'yı yeniden keşfetmeyin...

Atatürk'ten mektup
Hâlâ o acıklı ağıtlar dudaklarınızda,

Hâlâ oturmuş 10 Kasımlar'da ağlıyorsunuz...

Uyanın artık diyorum, uyanın uyanın!

Uluslar fethine çıkıyor uzak dünyaların...

Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü...

Görüyorum ki, hâlâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş...

Birbirinize düşmüşsünüz halka eğilmek varken,

Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen?

Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla

Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla...

Bu vatan, bu canım vatan sizden çalışmak ister,

Paydos övünmeye, paydos avunmaya yeter yeter..

Kazanları büyük tutun
Bu yıl meydanlara iftar çadırları kuracak belediyeler yemek kazanlarını büyük tutsunlar... Bilsinler ki; bu yıl çadırlara yalnız evine iftara yetişemeyen oruç açmak için girmeyecek.. Binlerce dargelirli de bu çadırlardan beslenecek...

Bolu Tüneli savunması
Bolu Tüneli'nin depremde göçmesini, viyadüklerin zarar görmesini gündeme getirip eleştirdik ya; Karayolları Genel Müdürü Dinçer Yiğit arayıp bilgi(!) verdi... Yiğit'in anlattıklarına bakılırsa; bu rezaletten Türkiye'nin kaybı yok.. Bütün hasarı sigorta şirketleri üstlendi... Onlar parayı basacaklar, bizimkiler de müteahhitlere ya baştan yaptıracaklar, ya da hasar gören bölümleri sağlamlaştıracaklar... Peki; fay hattı üzerinde neden viyadüklerle tünel inşa edildi... Yiğit tabii ki buna da cevap(!) verdi: "İstanbul-Ankara arasında fay hattının olmadığı bir nokta veya güzergâh bulmak mümkün değil... En az riskin olduğu yer seçildi!" Yiğit bu arada bir de tarih verdi: "2004 yılında Bolu Tüneli hizmete girecek..."

Hay ağzını öpeyİm!
Bizim köyde 70 büyükbaş hayvana bir çoban bakar... Ama devlete ait Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nde 6 tavuğa bir personel düşüyor... (MHP Konya Milletvekili Ali Gebeş)

Derviş'in gönlündeki Bakanlar Kurulu
Tabii ki bu bakanlar arasında içi daralmaz... Bir yanında Deniz, diğer yanında Ebru ile Nefise... Üstelik göğüsler dekolte... Karşısında Selin Toktay, Ebru Şallı, Ayşe Hatun Önal, Buket Saygı... Kemal Derviş böyle bakanlarla çalışmak isteyebilir... Ama o zaman Bakanlar Kurulu toplantısının yeri Topkapı Sarayı'nın "Harem"idir...

Fıkra

Evham
İki arkadaş konuşuyorlar...

- Yahu galiba karım beni bahçıvanla aldatıyor...

- Yaa, nereden anladın?

- Her akşam bakıyorum, yatağın üzerinde ya gül var, ya da karanfil...

Gülmüş arkadaşı:

- Bırak yahu bu kadar şüpheci olma... Senin hesaba göre o zaman benim karım da beni sütçüyle aldatıyor...

- Peki sen onu nereden anladın

- Ne zaman gelsem, sütçü bizim yatakta yatıyor...

DOĞRU SÖZ
Müslümanın tembeli derviş, gavurun tembeli keşiş olur...

Bugün saat 9'u 5 geçe onları değil, sizleri bekliyor... Haydi ATA'ya... Ama ağlamadan... Elde çiçekler, dillerde türkülerle...



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır