kapat
05.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 MODA
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Demokrasinin D'si ya da Bir Millet Uyanıyor

İşçi sendikaları... İşveren kuruluşları... Esnaf odaları... Memur dernekleri... Çiftçi birlikleri "siyasetin hal ve gidişini" eleştirince...

"Eylemden falan" bahsedince...

"Siyaset sektöründen" ve de özellikle "iktidar kesiminden" sert tepki aldılar:

- Siz, kendi işinize bakın!

Bugün "bu konuya" gireceğiz.

***
Prof. Dr. Münci Kapani "Politika Bilimine Giriş" adlı kitabında (Bilgi Yayınevi) der ki:

- Politika sadece politikacıların işidir anlayışı ile getirilen kısıtlamalar, siyasal katılmanın belki de en etkili yollarını oluşturan toplu katılma ya da grup katılmasını engelleme amacını güderler... Bu da toplumun çoğulcu ve özgürlükçü modelden uzaklaşması sonucunu doğurur.

***
Aslında Bülent Ecevit de böyle düşünürdü.

Ecevit'in bir Meclis konuşması:

- Siyaset sadece politikacıların işiyse, o ülkede demokrasi yok demektir... Siyaset, sadece dikta rejimlerinde yalnız siyaset adamlarının yaptığı, demokrasilerde ise her yurttaşın yaptığı bir iştir. (1976-Bütçe konuşması)

***
Masamızda bir kitap var.

TBMM Yayını.

Kitabın adı:

"Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi."

Yazarı:

Şeref Ünal.

Bu kitapta deniliyor ki:

- Demokrasi ancak, çeşitli kurum ve kuruluşların toplum hayatında, kendi alanlarında ağırlık koyarak demokratik kurallar çerçevesinde, politikalar üzerinde etki kazanmasıyla zenginleşir ve gelişir. (Sayfa 25)

***
TBMM tarafından yayınlanan bu kitabın yine aynı sayfasında (25), yine şunlar yazılı:

- Baskı gruplarının en önemlilerinden birisi, hiç şüphesiz ki, demokratik sistemin ayrılmaz bir parçası olan işçi ve işveren kuruluşlarıdır.

***
Türk siyasetinin "düşünen... Araştıran... Yazan beyinlerinden biri olan" Dr. Yılmaz Karakoyunlu da, çağdaş demokrasilerde "baskı gruplarının önemini" ve "sivil inisiyatifin vazgeçilmezliğini" savunan isimlerdendir.

Örneğin...

Dr. Karakoyunlu'nun "Bıçak Sırtında Türkiye" adlı kitabından (1996-Ekim) bir cümle:

- Liberal demokrasi, bir siyasi partiye veya belli bir sınıfa dayanmayan; aksine, bütün sınıfları ve siyasi eğilimleri kapsayan ve Türkiye gerçekleri üzerine görüşlerini ortaya koyan inisiyatiflerdir.

***
Uzun sözün kısası...

Eğer Türk-İş, TÜSİAD, Esnaf Odası, DİSK, Köylü Derneği, Hak-İş ve benzeri "sivil inisiyatifler" konuşuyorlarsa...

Bu, "nihayet demokrasi oturuyor" anlamına gelir.

Başka bir deyişle ise...

"Bir Millet Uyanıyor" demektir.

***
"Bir Millet Uyanıyor" bir Muhsin Ertuğrul filmidir.

"İpek Film" tarafından yapılmıştır.

Senaryo "Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu'na aittir."

Filmde Ercüment Behzat Lav, Naşit Özcan, Ferdi Tayfur gibi yıldızlar oynamıştır.

"Bir Millet Uyanıyor"un ikinci versiyonu ise "Ertem Eğilmez tarafından çekilmiştir."

"Eren Film"e aittir.

Görülen o ki, şimdi "Bir Millet Uyanıyor"un üçüncü versiyonu gündeme gelmektedir.

***
Bu noktada bir "ayrıntı" sunalım. Tesadüfe bakınız ki, Muhsin Ertuğrul, "Bir Millet Uyanıyor"dan sonra, çok önemli bir film daha yapmıştır ki...

Hazım Körmükçü, Vasfi Rıza Zobu, Muammer Karaca gibi oyuncuların rol aldığı bu filmin adı şudur:

"Bir Kavuk Devrildi."

Demek oluyor ki...

"Millet uyandıkça, kavuk devriliyor."



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
SABAH'ın Demokrasi Kürsüsü'nde sizde sesinizi duyurun

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır