Mali Müşavir Abdülkadir Küşin'e bir vatandaş e-mail ile anlatmış:
"Babam ameliyatta öldü. Hastane babamın adına fatura kesti. 5 milyar lira. 1 milyar lirası KDV idi. Babam öldüğüne göre, bu KDV neyin nesidir, niye ben ödüyorum?"
Ölüye KDV, hem de yüzde 26...
Tabii ki, bu sayın ölü, ölmüş olduğu için KDV'yi kanuni mirasçıları ödeyecek..
O zaman, KDV fişini ölünün kefenine koymak gerekmiyor mu?
Öteki tarafta vergi iadesi var mı?
Fatura ölüye kesildiği için mirasçısı vergi iadesinden yararlanamaz.
Herhalde ölü de yararlanamaz.
O zaman, KDV havada kalıyor.
Mirasçılar, ölü adına KDV ödemeyi reddederlerse, o zaman ne olur?
Denilebilir ki, hasta kurtulsaydı KDV ödemeyecek miydi?
Kurtulunca ödüyor da, ölünce niye ödemesin?
Ameliyattan sağ çıksan da vereceksin, ölü çıksan da...
Peki, doktorların bilgisi, emeği ve becerisi ile gerçekleştirilen bir ameliyattan, devletin "avanta alması" niye...
5 milyarda 1 milyar KDV...
Hastalar bu paraları ödeyemesin, bir an önce nalları diksinler diye mi?..
Canın KDV'si olur mu?
İlacın KDV'si olur mu?
Ölüye KDV olur mu?
Cevap verin, sayın ölü yıkayıcıları!..
Mortacılar!..
Anlatın bakalım!..
Olur mu?..
Mortacıların basındaki hempaları, siz anlatın bakalım, ölülere KDV kesilerek devletin faiz açıklarının kapatılmasının mantığını siz açıklayın bize...
Mortacıların gazetecileri!
Gazeteci mortacılar!
Açıklayın da anlayalım, hadi!