kapat
05.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 MODA
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Yine umut o!

Türkiye'nin sağlık sorunları olan yaşlı bir başbakanla düzlüğe çıkamayacağı düşüncesi artık yabancıları da korkutuyor.

"Size ne" diyemeyiz bu yabancılara..

Türkiye'nin ekonomik krizden çıkmak için ihtiyaç duyduğu parayı onlar veriyor.

Verdikleri paranın işe yaraması, destek için gönderilen kredileri sürekli yutan bir dipsiz kuyu durumundan Türkiye'nin kurtarılması, onları daha çok ilgilendiriyor.

Sonuçta bu paralar Batılı hükümetlerin kendi halklarından topladığı vergilerdir ve her kuruşun hesabını vereceklerdir.

Financial Times Deutschland'da Marina Zapf imzasıyla çıkan habere göre, yeni kredi desteğini yedi gelişmiş ülke (G-7) verecektir.

Kredi IMF tarafından yönetilecek, özelleştirmenin hızlandırılması, memur azaltılması da dahil devletin küçültülerek radikal tasarruf önlemleri uygulanması şartları koşulacaktır.

Gazetede ihtiyatla karşılanması gereken bir iddiaya göre G-7'ler, Ecevit liderliğindeki koalisyonun değiştirilmesinin ve seçimlere kadar reformlara hız verecek bir teknokrat hükümeti kurulmasının yararlarını Ankara'ya anlatmaya çalışacaklar.

Kendi iradesi ile..
Hazreti Ömer "borçsuz yaşa, hür ol" demiş. İç ve dış borcu 170 milyar dolara dayanmış Türkiye'nin siyasetine, bu ölçüde bir müdahale olabilir mi?

İhtimal vermek zordur ama bakan sayısı azaltılarak yenilenmiş bir hükümetin, pahalı devleti küçülterek etkinleştirecek yeni bir reform programı ile meclisten güvenoyu istemesi gereği, koalisyon ortağı ANAP tarafından bile seslendirilmiştir.

Savaş şartları içinde ağırlaşmış başbakanlık sorumluluğunu yaşı ilerlemiş olan Ecevit'in taşımakta güçlük çektiği de gizlenemez bir hal almıştır.

Artık her yerde konuşulmaktadır.

Şartlar Bülent Ecevit'ten özveri içeren bir yaratıcılık talep ediyor.

Türkiye, dış desteğin önünü açacak, bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirecek, içte ve dışta umut ve güven uyandıracak bir yeni yapıyı, olağandışı hükümet formüllerine mahkum olmadan kurabilmelidir.

Bu imkân vardır.

Neleri kurtarır?
Ecevit, Almanya'da Willy Brandt'ın yaptığı gibi partisinin başına geçer, yerine yeni bir başbakan önererek Türkiye'ye ve koalisyona yeni bir şans yaratabilir.

Bu koalisyon eskiyerek çökecek olursa üç parti kriz, yoksulluk ve hezimet anıları ile tarihe geçecektir.

Ama "yeniden doğuş" fırsatı yaratır ve kullanırsa çok şey değişecektir.

Çünkü bu iktidar bir çok reform programını meclisten geçirmiş, sancılı ameliyatların bedelini fazlasıyla ödemiştir. Şimdi lâzım olan bu alt yapıyı değerlendirecek cesur, enerjik, kararlı ve yeniliği ile ümit veren bir hükümeti kurup işletmektir.

Böyle bir yaratıcılık, kendisinden sonraki lideri hayatta iken sınayarak belirlemek şansını Ecevit'e kazandıracağı için DSP'nin geleceğini de kurtaracaktır.

"Umudumuz Ecevit" sloganının başka bir biçimde tekrar karşımıza çıkması, kaderin cilvesi olmalı..



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
SABAH'ın Demokrasi Kürsüsü'nde sizde sesinizi duyurun

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır