
Şahane bir hanımefendiydi
Etrafına güzellik ve saygınlık saçan bir Cumhuriyet hanımefendisiydi. Her zaman, herkesten daha genç, daha vizyonlu, daha yaratıcı olmayı başarıyordu. Onu ölümsüz sanırdık
G erçek bir Cumhuriyet çocuğu olarak yetişen ve ömrünü Türkiye'yi tanıtmaya adamış Nevin Menemencioğlu Paris'te çalışma masasında hayata gözlerini yumdu. Bu ayrılış herkesin imreneceği bir ayrılış olsa dahi, Türkiye ve onu tanıyanlar için yeri doldurulamayacak bir boşluk bırakıp gitti Sevgili Nevin Hanımımız... Türkiye'nin yorulmaz savaşçısını, Champs-Elysees'deki Turizm ve Tanıtma Müşavirliği'mizdeki ofisinde öğle saatinde, masasındaki notlarının üzerine başını yaslamış, uyur gibi bulmuşlar. İki toplantı arası bürosuna uğramış, yukarı çıkarken girişteki pastaneye tatlısını ısmarlamış... Yine her zamanki kusursuz şıklığı içindeymiş. Yaşı olmayan biri olduğundan Nevin Hanım ölümsüz gibi gelirdi hepimize. Bizi öksüz bırakırken, Türkiye de Fransa'daki en sağlam kalesini yitirdi.
HAYATI BEST- SELLER OLURDU
Her hayat bir romandır belki ama onun hayatı bir best-seller olacak kadar ilginç, dopdolu ve örnek bir hayattı. 1915 yılında İzmir'de, bir tarafı Namık Kemal'e diğeri Osmanlı sultanlarına dayanan bir ailede doğmuştu Nevin Menemencioğlu...
Türk Dışişleri'nin en büyük diplomatı olduğu herkesçe kabul edilen, dışişleri eski bakanlarından Numan Menemencioğlu'nun kızı yerine koyduğu Nevin Hanım, Numan Bey'in sefirliği sırasında Paris Gazetecilik ve İletişim Yüksek Okulu'nu bitirdi. Ardından da Sorbonne Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi'ni... 1958 yılına dek Paris, Brüksel ve Londra'da Cumhuriyet ve Akşam gazeteleri için çalıştı.
Bir yaşam düşünün ki, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarından günümüze tanık olmuş.
Bir insan düşünün ki, bütün bu yıllar boyu ülkesine zevkle katkıda bulunmuş.
Nevin Hanım büyük tolerans sahibiydi; kimseyi ne yargılar, ne küçümser, ne eleştirir, ne hamasi genellemeler yapardı. Tanışıp sempati duyduğu insanlara tek özel sorusu tahsili ile ilgili olurdu. Onun için iyi eğitim en önemli vasıftı. Herkesten her zaman daha genç, daha açık fikirli, daha vizyonlu, daha yaratıcı olmayı başarabiliyordu. Her zaman şık tayyörleri, şalları, takıları, yapılı saçları, manikürlü tırnakları ile temizlik, güzellik ve saygınlık saçan bir Cumhuriyet hanımefendisydi. Son yıllarda fotoğrafının çekilmesini istemez olmuştu. Hayatta yaptığı tek kapris herhalde bu fotoğraf konusu idi. Pasaportunda bile 40 yaşlarında çekilen bir fotografını kullanıyor, buna konsolosluğumuz da göz yumuyordu. Hayata bağlı, her anın tadını çıkarmasını bilen, çalışmak gerektiğinde en mükemmel şekilde çalışan, eğlenmek gerektiğinde de en klas şekilde eğlenmesini bilen bir "Grande Dame" idi.
Gazetecilik yanında Ankara Devlet Tiyatrosu için yabancı dilden piyesler de çeviriyor; dayısı zamanında başlayıp, tahisili ve iş hayatıyla genişleyen Paris'in "creme de la creme" yani kaymak takımı ile yakın dostluklarını sürdürerek, gönüllü bir Türk elçisi gibi her konuda çalışıyor, her fırsatta ülkesine farklı bir gözle bakılmasını sağlıyordu. Bu gönüllü tanıtımı 1958 yılında bir resmilik kazandı: Türkiye Brüksel Dünya Fuarı'na katılıyordu ve Nevin Hanım Dışişleri Bakanlığı'nca Müşavir ve Kültür Sorumlusu olarak atandı. Ve Türkiye o ekibin çalışmasıyla fuarın en ilgi gören ülkesi oldu. Devlete hizmeti böyle başlamıştı ve son gününe kadar aralıksız sürdü: Basın-Yayın Genel Müdürülüğü, bakanların dış ilişkiler danışmanlığı, Dış İlişkiler Dairesi Müdürlüğü, Tanıtma Genel Müdürlüğü, Roma ve Paris'te kâh basın, kah turizm ve tanıtma müşavirliği...
ÇALIŞMADAN YAŞAYAMAZDI
1982 yılında "emekli" oldu. Ama Nevin Menemencioğlu emekli olamazdı çünkü çalışmak ekmek ve su kadar lazımdı yaşaması için... Ama asıl o Türkiye'ye lazımdı. Hemen Dışişleri Bakanlığı'nca Paris Büyükelçiliği'ne sözleşmeli personel olarak bağlandı. "Kültür İşlerinden Sorumlu Danışman" olarak bugüne dek Paris'te yapılan her girişime gönlünü, aklını, bilgisini verdi, çevresini kullandı, kısaca imzasını attı. Hep yeni projeler üretir, her seferinde ilk işini gerçekleştirecek bir gencin heyecanıyla çalışırdı.
Kimle kim, neyle ne birleşirse Türkiye için ne yarar sağlanabilir, bunu düşünürdü.
Nevin Menemencioğlu için daha çok şey söylenebilir... Ama bence onu herkesten ayıran özelliği kendisi için kimseden hiç bir şey istemeden, kimseye ihtiyaç duymadan yaşamış biri olmasıydı.
Böyle çok insan tanıyor musunuz siz?
NURDAN BERNARD
|