
Devrim istiyoruz
İstanbul Üniversitesi'ni, CEO gibi yöneten Prof. Alemdaroğlu, 97 trilyon ödenek alırken döner sermayeden 60 trilyon kazandırdı
Kurallar Rektör Alemdaroğlu'nun elini kolunu bağlıyor. Yaşayabilmek için 'Devrim yapalım, bütçemi ben yöneteyim' diyor
Her yıl olduğu gibi yine sancılı başlayan yüksek öğretim, ekonomik kriz nedeniyle bu yıl daha da zorlu geçecek. Ödeneklerin azlığından yakınan üniversite rektörleri, okula yakacak bile alamadıklarından şikayetçi. 4 yıldır İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü görevini yürüten Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu ise başarılı yönetim tarzıyla üniversiteyi ayakta tutmaya çalışıyor.
Alemdaroğlu, ekonomik kriz nedeniyle devletin zor günler geçirdiğini belirtti ve ekledi: "Herşeyi devletten beklemememiz gerekiyor."
58 bin öğrenci, 5 bin akademik personel ve 10 bin idari personeli yöneten Prof. Alemdaroğlu, mali devrim istediklerini belirterek, "Üniversitelere katma sermaye, döner sermaye, öğrenci fonu ve bağışın bir hesapta toplanmasını öneriyoruz. Bu hesabı da üniversite yönetim kurulu gerçekleştirsin. Prof. Alemdaroğlu, yaşadıkları sıkıntıları ve çıkış formülünü şöyle dile getirdi:
DESTEK YETERSİZ
Devlet üniversiteleri, katma bütçe, döner sermaye, araştırma fonu ve öğrenci fonu geliri ile bir takım hayırseverlerin bağışlarıyla yaşıyor. Bunlar içerisinde en büyüğü devletin verdiği oluyor. Devletin verdiği paradan personel ödemelerini çıkarırsak geri kalan, bugünün teknolojik gereksinimlerini karşılayabilecek düzeyde değil.
ÇAĞI YAKALAMALIYIZ
Devlet kendi üniversitelerine personel maaşlarını verip yolluk ve diğer personel giderlerini karşıladığı zaman 'ben başarılı hizmet verdim' diyor. Bu kadar personele istihdam sağlamak ve maaşlarını karşılamak çok önemli ancak bir üniversite sadece personel maaşları ile özerk bir mekân değil. Üniversite, fizik mekânlarını mutlaka çağın doğrultusunda yenilemeli. Bugünkü bilişim çağında gelişen teknolojilere uygun olarak sürekli ekleme yapılıyor. Bunların hepsi bir maaliyet.
KRİZ BİZİ DE VURDU
Üniversiteye ayrılan ödenek, bir yıl önce kabul edilen bütçede yer alıyor. Örneğin 2000 yılı Ağustos ayında, 2001 bütçesi saptanırken dolar 500 bin liraydı. Daha bütçe çıkmadan Kasım 2000'de bir kriz yaşandı ve bize ayrılan ödenek komik bir rakama indi.
97 TRİLYON ÖDENEK
Bu yıl İstanbul Üniversitesi'ne 97 trilyon lira ödenek ayrıldı. Bunun 87 trilyonu personel maaşlarına gidiyor. Ancak İstanbul Üniversitesi olarak biz dört yıl içinde çok şey yaptık. Bunları sadece devletin verdiği ödeneklerle yapmaya kalksaydık yolu yarılayamazdık bile. Çünkü devletten aldığımız rakamlarla yaşamamız olanaksız.
İki hastaneden 60 trilyon gelir
PROF. Dr. Kemal Alemdaroğlu, herşeyi devletten beklemenin yanlış olduğunu söyledi. İstanbul Üniversite'ne bağlı Çapa ve Cerrahpaşa Hastaneleri'nden döner sermaye olarak bu yıl 60 trilyon lira gelir elde ettiklerini belirten Alemdaroğlu, şöyle devam etti: "Yaşanan bu olumlu gelişmelere rağmen sıkıntımız da var. Çalışan 657'ye tabi memurlar, memurların yakınları, Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur'lular, iki hastanede tedavi oluyor. Ödeyenden ücretini alıyoruz. Ödeyemeyen için SSK'dan kısa veya uzun vadede ücretleri alıyoruz. Ancak tedavi olan devlet memurlarının ücretleri bağlı oldukları defterdarlıklar tarafından ödenmiyor. 10 trilyona yakın alacağımız var.
Ambulans bozulursa yandık!
REKTÖR Alemdaroğlu, yaşanan sıkıntıları atlatmak için şu formülü öneriyor: "Biz mali devrim istiyoruz. Üniversite gelirleri katma sermaye, döner sermaye, öğrenci fonu ve bağışların bir hesapta toplanmasını öneriyoruz. Bu hesaptan kurum içi aktarmaları üniversite yönetim kurulu gerçekleştirsin. Maliye Bakanlığı ve Sayıştay yine bizi denetlesin. Bizim harcama yetkimiz yok. Bütçe oluşurken hangi kurumun ne kadar harcayacağı belirlenmiş. Örneğin bütçede, o yıl ambulans alımı yoksa ve 3 tane ambulansımız bozulsa onları yenileyemeyiz. Bize araç bağışlamak istiyorsanız, bütçede yoksa onu da kabul edemiyoruz.
HOCALAR MADDİ SEBEPLERLE KAÇIYOR
Öğretmenlerin maddi imkânsızlıklar yüzünden özel üniversitelere kaçtığını belirten Rektör Alemdaroğlu, "Şu anda bir profesörün maaşı 950 milyon lira, yani 600 dolar. 2000-3000 dolar gibi paralar özel üniversitelerden alınabiliyorsa, bir profesörü ısrarla devlet üniversitesinde tutmaya çalışmak da yanlış olur" dedi.
GELECEĞİN MESLEĞİ: GÜVENLİK PERSONELİ
Rektör Alemdaroğlu önümüzdeki yıl üniversitede güvenlik personeli yetiştirecek yeni bir bölüm açacaklarını müjdeleyerek, "Bundan sonra teröre yönelik uğraş verecek mesleklerin ilgi çekeceğine inanıyorum. Örneğin güvenlik, iletişim gibi. Biz de buna uygun çalışma yapacağız" diye konuştu.
METE TANSU
|