* Sürekli olarak butik turizmi savunuyorsunuz. Türkiye yurtdışına nasıl pazarlanmalı?
Büyük tur operatörleri fabrika sistemiyle tek paketli turlara ağırlık veriyor. Butik acentalar ise ürün çeşitliliği sunabilen acentalardır. Türkiye'nin geleceğinde turizm varsa bu butik acentalarla olacak. Kültür turizmi, inanç turları, rafting, kayak gibi. Türkiye'nin asıl değeri bu şekilde ortaya çıkar. Türkiye'yi beş tane seyahat acentasına teslim etmeyeceğiz.
* Turizm, Kültür ve Çevre bakanlıklarının birleştirilmesi gerektiğine inanıyor musunuz?
Benim hükümetim 4 dakika tartışıp 50 dolar haraç kararı aldı. Eski Turizm Bakanımız 'Bakanlığı küçültelim bu işin altından öyle kalkalım' diyor. Bu yanlış. Ben ısrarla, 'Kültür, Turizm ve Çevre bakanlıkları tek olsun. Hem 400 milyon dolar tasarruf sağlayalım, hem devlet küçülsün' diyorum.
İki kongre merkezine daha ihtiyaç var
* TÜRSAB olarak seyahat acentalarının, otelcilerin sorunlarının arkasında da durdunuz...
Biz bir sacayağı oluşturuyoruz. Bu sacayağının biri ulaşım, biri konaklama biri de pazarlama. Onların sorunları benim sorunum. Çünkü onlarla iş yapıyorum. Eksiklikler ve haklı talepler dile getirilmediği zaman pazarlama aksıyor. Dayanışmayı en iyi şekilde ortaya koymalıyız. Uçağın yıldızı 5, otelin yıldızı 4, sokak 2 yıldız, fiyat 1 yıldız olursa hiçbirimiz para kazanamayız.
* Neden yeniden başkalığa aday oldunuz?
Ben ve ekibim mesleğe KDV borcumuzu ödüyoruz diye düşünüyorum. Zamanımın çoğunu TÜRSAB'da geçiriyorum. Türkiye'den kazanmış olduklarımızı geri ödediğimizi düşündüğüm için de yeniden aday oldum.
* Lütfi Kırdar Kongre Merkezi yüzünden çok eleştiri aldınız. Bu eleştirilerin kaynağı neydi?
1993'te TÜRSAB Başkanı iken Lütfi Kırdar Projesi'ni ortaya attığım zaman benim rüya gördüğümü düşündüler. O zamanlar Türkiye'de değil kongre, toplantı 300-400 kişiyi biraraya getirecek salon bulmak zordu. 60 milyar semayeli bir şirket kurdum ve 25 milyarla Turizm Bakanlığı'nı ortak ettim. Zamanın Turizm Bakanı Abdülkadir Ateş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen'in katkısı büyük oldu. Bugün oranın değeri 22 milyon dolar. Şimdi de TÜRSAB'ın Uluslararası Kongre Merkezi'ndeki (UKTAŞ) hissesini yüzde 10'dan 13'e çıkardım.
200 milyarlık hisse yaptık ve bunu TÜRSAB'ın bütçe dışı gelirinden elde ettik. Forma reklamından, sponsorluktan, bağıştan, yardımdan birliğe 1.5 trilyon para kazandırdık. Eleştirilmeyi hak etmiyorum. İstanbul'a iki tane daha kongre merkezi lazım. Çünkü Lütfi Kırdar 2004'e kadar dolu. Beni eleştirenler, bizim düşündüklerimizi rüyalarında bile göremez.
* Başkanlık seçimlerinin dört yılda bir olması isteniyor. Sizin fikriniz nedir?
Bence bu gereksiz. 2 yıl iş yapmazsan yol vermek kolay. Ama 4 yıl için seçilirsen zor. Eğer iş yapıyorsan 2 yıl sonra sektör güvenoyu veriyor zaten.