kapat
05.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 MODA
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Ulusoy: Türkiye kendini dünyaya iyi anlatmalı

TÜRSAB Başkanı, 11 Eylül olaylarından diğer ülkeler gibi Türkiye'nin de yara aldığını belirterek, "Şimdi dünyaya laik bir cumhuriyet olduğumuzu daha çok bağırmalıyız" dedi
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) 10-11 Kasım'da olağan genel kurulunu yapacak. Ankara'da yapılacak seçimli genel kurulda başkan Başaran Ulusoy yeniden aday olacağını açıkladı. Başkan adayları arasında Bahattin Yücel, Birol Türemiş, Deniz Tüfekçi, Cem Polatoğlu, Sibel Eronç ve İhsan Mahmutoğlu gibi isimlerin de adı geçiyor. Anlaşılan o ki TÜRSAB bu yıl çok renkli ve heyecanlı bir genel kurul yaşayacak. TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, sektörü, sorunlarını, geride kalan 23 ayın değerlendirmesini yaparken neden yeniden aday olduğunu da açıkladı:

* Türkiye turizm açısından son iki yılı nasıl nasıl geçirdi?

1999'da depremle başlayan şanssızlıklar ekonomik kriz, devalüasyon ve hükümet bunalımlarıyla bir türlü yakamızı bırakmadı. Geçen yıl nispeten daha iyiydi ve yaptığımız tanıtımlarla Türkiye Akdeniz'de hak ettiği yeri almaya çalıştı. Bunun sonucunda da bu yıl 12 milyon turisti çekmeyi başardık. 1980'den 2000'e kadar geçen sürede gelen turist sayısı 1.1 milyondan 10.4 milyona çıktı. Turizm gelirleri 23 kat artarak 7 milyar 600 milyon dolara ulaştı. Bu sektör 1 milyon 300 bin kişiye iş imkânı sağlıyor.

11 EYLÜL'ÜN ETKİSİ KAÇINILMAZ
* ABD'deki terör olayları ve savaş tehtidi Türkiye'yi nasıl etkileyecek?

Bu krizden ABD kadar Yunanistan ve İspanya da nasibini alacak. Bu dolaylı olarak bize de yansıyacak. 11 Eylül'le birlikte iptaller başladı. Kısa süre içinde dünyada havayolu şirketleri 7 milyar dolar kaybetti. 120 bin havayolu çalışanı işsiz kaldı. Amerikan Seyahat Acentaları Birliği, acentaların bir aylık zararlarının 1.3 milyar dolar olduğunu açıkladı. Yılsonuna kadar kaybın 4 milyar doları bulacağı tahmin ediliyor.

İspanya'da rezervasyon iptalleri yüzde 30'a, İngiltere havayollarında yüzde 60'a ulaştı. Sadece Japonya'da 8 seyahat acentesinin yurtdışı turlarında 290 bin iptal oldu. Bizde ise turist sayısında yüzde 5 azalma olacak. Bu aşamada Türkiye bu fırtınadan en az yara alan ülke olmak için çalışmalı. Marjinal akımların yaptığı terör Müslüman ülkelere mal edilemez. Biz laikiz ve cumhuriyetle yönetiliyoruz. Kendimizi iyi tanımlamamız ve dünyaya iyi anlatmamız gerekiyor.

BUTİK TURİZMİNE GEÇELİM
* Sürekli olarak butik turizmi savunuyorsunuz. Türkiye yurtdışına nasıl pazarlanmalı?

Büyük tur operatörleri fabrika sistemiyle tek paketli turlara ağırlık veriyor. Butik acentalar ise ürün çeşitliliği sunabilen acentalardır. Türkiye'nin geleceğinde turizm varsa bu butik acentalarla olacak. Kültür turizmi, inanç turları, rafting, kayak gibi. Türkiye'nin asıl değeri bu şekilde ortaya çıkar. Türkiye'yi beş tane seyahat acentasına teslim etmeyeceğiz.

* Turizm, Kültür ve Çevre bakanlıklarının birleştirilmesi gerektiğine inanıyor musunuz?

Benim hükümetim 4 dakika tartışıp 50 dolar haraç kararı aldı. Eski Turizm Bakanımız 'Bakanlığı küçültelim bu işin altından öyle kalkalım' diyor. Bu yanlış. Ben ısrarla, 'Kültür, Turizm ve Çevre bakanlıkları tek olsun. Hem 400 milyon dolar tasarruf sağlayalım, hem devlet küçülsün' diyorum.

İki kongre merkezine daha ihtiyaç var

* TÜRSAB olarak seyahat acentalarının, otelcilerin sorunlarının arkasında da durdunuz...

Biz bir sacayağı oluşturuyoruz. Bu sacayağının biri ulaşım, biri konaklama biri de pazarlama. Onların sorunları benim sorunum. Çünkü onlarla iş yapıyorum. Eksiklikler ve haklı talepler dile getirilmediği zaman pazarlama aksıyor. Dayanışmayı en iyi şekilde ortaya koymalıyız. Uçağın yıldızı 5, otelin yıldızı 4, sokak 2 yıldız, fiyat 1 yıldız olursa hiçbirimiz para kazanamayız.

* Neden yeniden başkalığa aday oldunuz?

Ben ve ekibim mesleğe KDV borcumuzu ödüyoruz diye düşünüyorum. Zamanımın çoğunu TÜRSAB'da geçiriyorum. Türkiye'den kazanmış olduklarımızı geri ödediğimizi düşündüğüm için de yeniden aday oldum.

* Lütfi Kırdar Kongre Merkezi yüzünden çok eleştiri aldınız. Bu eleştirilerin kaynağı neydi?

1993'te TÜRSAB Başkanı iken Lütfi Kırdar Projesi'ni ortaya attığım zaman benim rüya gördüğümü düşündüler. O zamanlar Türkiye'de değil kongre, toplantı 300-400 kişiyi biraraya getirecek salon bulmak zordu. 60 milyar semayeli bir şirket kurdum ve 25 milyarla Turizm Bakanlığı'nı ortak ettim. Zamanın Turizm Bakanı Abdülkadir Ateş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen'in katkısı büyük oldu. Bugün oranın değeri 22 milyon dolar. Şimdi de TÜRSAB'ın Uluslararası Kongre Merkezi'ndeki (UKTAŞ) hissesini yüzde 10'dan 13'e çıkardım.

200 milyarlık hisse yaptık ve bunu TÜRSAB'ın bütçe dışı gelirinden elde ettik. Forma reklamından, sponsorluktan, bağıştan, yardımdan birliğe 1.5 trilyon para kazandırdık. Eleştirilmeyi hak etmiyorum. İstanbul'a iki tane daha kongre merkezi lazım. Çünkü Lütfi Kırdar 2004'e kadar dolu. Beni eleştirenler, bizim düşündüklerimizi rüyalarında bile göremez.

* Başkanlık seçimlerinin dört yılda bir olması isteniyor. Sizin fikriniz nedir?

Bence bu gereksiz. 2 yıl iş yapmazsan yol vermek kolay. Ama 4 yıl için seçilirsen zor. Eğer iş yapıyorsan 2 yıl sonra sektör güvenoyu veriyor zaten.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
SABAH'ın Demokrasi Kürsüsü'nde sizde sesinizi duyurun

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır