kapat
04.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 MODA
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Derviş susuyor, biz açıklıyoruz

Kemal Derviş konuşunca kıyamet koptu: "Milletvekilleri, kamu bankalarından usulsüz kredi sağlamamı istiyor..."

Hükümetteki bakan arkadaşlarıyla milletvekillerinin hop oturup, hop kalkmalarına bakılırsa, Kemal Derviş bu kez hedefi tam 12'den vurmuş!

Bakanlar Kurulu'nda söz alan Turizm Bakanı Mustafa Taşar, Derviş'ten bu sözlerine açıklık getirmesini istemiş. ANAP Grup Başkan Vekili Beyhan Aslan ise "Herkes kendi sorumluluğunu bilmelidir!" demiş. Bazı vekiller de Derviş'e veryansın etmişler. Kemal Derviş ise kem küm etmekle yetinmiş. Ne yapsın! Yukarı tükürse bıyık, aşağı tükürse sakal!

O halde biz arşivimizi açalım ve "konuya açıklık getirmeye" çalışalım.

***
Kemal Horzum, Türkiye'nin hüküm giymiş birkaç kamu bankası dolandırıcısından biridir. Ayrıca kamu bankası dolandırıcılığında erişilmez bir rekorun sahibidir. Bu ünlü Türk büyüğü, 1980'li yılların başındaki ismiyle Türkiye Emlak ve Kredi Bankası kasasından, tam 80 milyon dolar götürmüştü! (Bugünkü döviz kuruyla yaklaşık 128 trilyon lira)

Tokatladığı milyonlarca doları İsviçre'ye aktarıp, Cenevre ve Lozan kentlerinde krallar gibi yaşamaya başlayan Horzum, hayali ihracat yoluyla kamu kaynaklarını "Horzumlamayı" sürdürmüştü...

Ne zamana kadar? Manşet haberlerimizle kamusal takibi başlatana kadar... Yazılarımız ve televizyon programlarımız, siyasi baskı nedeniyle yıllarca suskun kalan banka bürokrasisini ve adli mercileri harekete geçirmiş, Kemal Horzum İsviçre'de yakalanarak iade edilmişti.

Peki, Motor Sanat Enstitüsü mezunu, yabancı dil fukarası Horzum, bu vurgunu tek başına mı yapmıştı? Kuşkusuz hayır! Havada uçan kuşlar bile, böylesine müthiş bir vurgunun, "siyasi dayı" desteği ve kalkanı olmaksızın yapılamayacağını biliyordu.

***
Horzum'un da "siyasi dayıları" vardı. Hatta bunlar öylesine iyi (!) ve sadık dayılardı ki, dolandırıcı arkadaşlarını kaçtığı İsviçre'de de yalnız bırakmamışlar, zaman zaman Cenevre'ye uçarak, Century Hotel'de ağırlanmışlardı. Tabii Horzum'un pardon, kamu bankasının paralarıyla!..

Horzum tutuksuz yargılandığı "Horzumlama-hortumlama" davasında 9 yıl 10 ay hapse mahkum olunca, yine kaçmaya başladı. Uzun süre kaçtı da... Güya aranıyor, ama Başkent'in göbeğinde oluşturduğu "Siyasetçi-Mafya-Bürokrat" üçgeninde, keyifli bir yaşam sürüyordu. Kamu vicdanını sızlatan bu göz göre göre kaçışı ARENA'da belgeleyip, topluma yansıtınca, ikinci kez zoraki takip başladı ve Horzum yakalanarak, cezaevini boyladı. Böylece işlediği suçun kefaretini bir bakıma ödemiş oldu.

Peki ya onun perde arkasında kalan dayıları, amcaları? Hangi siyasetçiler, henüz soygun aşamasındayken banka koridorlarında onunla birlikte boy göstermişlerdi? İsviçre'de bir eli balda, bir eli yağda ağırlanan VİP misafirler kimlerdi?

Şimdi sıkı durun. Davada Horzum'la aynı cezayı paylaşan banka görevlisi Nilgün Damgacı, 1989 yılındaki röportajımızda onun siyasetçi dostlarını sayarken, şu isimleri vermişti: Mustafa Taşar, Ahmet Karaevli, Veysel Atasoy, Muzaffer Atılgan ve Erdoğan Yavuzlar (ANAP) Tunca Toskay (TRT Genel Müdürü olduğu dönemde) Ahmet Mahir Ablum (Adalet Partisi bakanlarından), Öner Miski (SHP) ve Cavit Erdemir (DYP).

***
Bu isimlerden Mustafa Taşar'ın, kaçak olduğu dönemde Horzum'la Brüksel'de buluştuğunu ve birlikte aynı kente bir toplantıya gelen kamu bankası genel müdürünü ziyarete gittiklerini belgelemiştik. Taşar, buluşmanın tesadüfen gerçekleştiğini söylemişti.

ANAP Grup Başkanvekili Beyhan Aslan'a gelince... İnternetteki Objektif Haber Sitesi'nde yer alan iddiaya göre; Aslan'ın üniversite öğrencisi oğlu, yakın zamana kadar Kemal Horzum'un aldığı arabayla dolaşıyordu.

Şimdi de "Sözlerine açıklık getir!" diyerek, kamu bankası soygunlarına engel olmaya çalışan Kemal Derviş'ten hesap soruyorlar!

Ne diyeceğimi bilemiyorum. Herkesi enayi yerine koymanın bu kadarına da pes doğrusu!..



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
SABAH'ın Demokrasi Kürsüsü'nde sizde sesinizi duyurun

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır