kapat
04.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 MODA
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Bursa'daki muhteşem gelişmeler..

Bursa'da Necatibey Kız Meslek Lisesinden sonra, ikinci durağımız, başka neresi olabilir.. Cemal-Cemil.. Meşhur, en birinci Uludağ Kebabçısı.. Daracık sokak, üç masa.. Bekle Allah bekle.. Açlık vurmuş bir yandan.. Kokular mest ediyor öte yandan.. Öleceğiz.. Bize karşı kaldırıma masa attılar, hava öyle güzel ki.. Pastırma yazı derler ya hani.. Herşey güzel de kebablar gelmiyor bir türlü.. Apo dayanamadı, bağırıyor.. "Cemal Baba" diyorlar ya, elinde döner bıçağı ocağından başında.. Ona bağırıyor..

"Kurtar bize baba!.." diye.. Ben dürtüyorum.. Apo daha hızlı bağırıyor.. Ben daha hızlı dürtüyorum.. Çünkü tam karşımızda Hasan Heybetli oturuyor.. O da Uludağ'a gelmiş, içerden çıkar çıkmaz.. Apo "Baba" dedikçe, Heybetli bize bakıyor.. Yahu "Bunlar benimle dalga mı geçiyor" dese, yandığımızın resmi.. Masamızdaki herkesi tanıyor Allahtan, sonunda başı ile bir selam verdi, kibarca uzaktan.. Zaten o sırada kebablar da geldi, sıyırdık..

Düştük yola.. As Merkez.. 10 sene evvel olsa, Bursa'dan ayrı bir kasaba olur.. Bugün Bursa oralara uzanmış.. Harika bir park.. Etrafında Migros var, en büyüğünden. MMM!.. Yanında Mcdonalds ve As Merkez..

Yanımızda Celal Sönmez, kapıdan girdik..

Olağanüstü.. Bu kadar güzel bir alışveriş merkezi İstanbul'da yok.. Daha 20 yıl önce, Amerika'da benzeri yerleri gezerken hayale dalardım.. "Türkiye bu güzellikleri benim ahir ömrümde görecek mi" diye.. 20 yılda nerelere geldik?..

Bura İstanbul değil.. Bura Anadolu üstelik.. Bura Bursa..

Bir heykeli dikilecek adam da bu Celal Sönmez ve çok yakından kaybettiğimiz Muhterem babası Ali Osman Sönmez..

Anadoluda kazanıp da kentlerini terketmeyen, orada yaşamaya devam edip, yatırımlarını orada yapan, o kenti geliştirerek başkalarının da göçünü önleyenleri nasıl seviyorum. Nasıl saygıyla alınlarından, ellerinden öpüyorum.. İşte Kütahya'da Gürallar.. İşte Bursa'da Sönmezler..

Sadece bu As Merkez'e yatırdıkları para ile, İstanbul'a da değil, Avrupa'ya Amerika'ya taşınır, kriz, mriz de demeden, yedi sülaleleri ile bey gibi yaşarlardı.. Ama onlar Bursalı.. Onlar Bursa'yı yüceltmeye adamışlar kendilerini..

Giriş holünde ilerlerken "Olamaz" diye haykırdım.. Bir göbek.. Buz pateni pisti yapmışlar.. İlkokul öğrencileri dönüyor, dönüyorlar, hocaları ile.. Bu nasıl ileri görüş, bu nasıl çağdaşlık bu nasıl Bursalılıktır?.. Pistin üzerine üç kat boş.. Her kattan kenara gelip, balkondan bakar gibi kayanları izleyebiliyorsunuz.. Bu ülkede alışveriş merkezlerinde kiralar metre kareye dolarla ölçülüyor.. Sırf zevk, sırf keyif, sırf spor ve güzellik olsun diye, kaybedilen metrekarelere bakın.. Ve tepede bir cam kubbe.. Kapalı alışveriş merkezi güneş ışığı ile aydınlanıyor.. Bu nasıl bir zevktir.. Mithat Kırayoğlu imiş mimari.. Harika bir genç.. "Çapı 30 metre" dedi, Celal Sönmez.. Ayasofya'dan bir metre büyük.. Ama en büyük kubbemiz Selimiye'den de bir metre küçük.. "Sinan Ustaya saygıdan onu aşmadım" diyor, çağımızın Sinan'ı Mithat.. "30 olmasının sebebi bu.."

Buraya insanlar sadece alışveriş için değil, eğlenmeye gelsinler, günü burda geçirsinler diye planlanmış her yer.. Buz pateninin etrafı kafe.. Oturun, kayanları izleyip keyfinize bakın.. En üst katta sinemalar ve food court var.. Ne yemek istersiniz onu alın, seçin bir masa oturun.. Bir çocuk merkezi var.. Çarpışan otolar, zıplayan atlardan yarış motosikletlerine.. Atlı karınca var, yahu.. Ve de masa topundan, masa hokeyine, bin çeşit atari oyunu.. Çocuğunu burada bırak, in alışverişini yap.. Bu harika kapalı çocuk parkının bir eksiği var, Celal.. Bebekler için ayrılmış, yumuşacık ve tertemiz bir oyun parkı, başında da bembeyaz kostümleri ile bir iki hemşire.. Gelsin anneler, bebeklerini teslim edip, iç rahatlığı ile dolaşsınlar, As Merkezi.. Yerin de uygun..

Bir bowling salonu.. İçinde kafe gene.. Burası Türkiye, burası Bursa mı?.. Bu ülkede böyle yatırımlar yapılıyor mu?.. Bu Türkiye yıkılır mı, çöker mi?.. Bu Türkiye kriz, mriz dinler mi?..

Geri dönerken akşam İstanbul'a.. Apo tutturdu, "Carrefoursa'ya da gidelim" diye.. Gittik.. Bu kentin öte başında.. Gene harika bir alışveriş merkezi.. Işıl ışıl.. Pırıl pırıl.. Yahu burası sahiden Bursa mı?.. Yemeğime uyku ilacı koyup California'ya uçurdunuz da, Amerikan Shopping Mall'larını mı geziyoruz?..

Bursa'da aldığım keyfi, hazzı, Bursa'da duyduğum gururu anlatmama sözcükler gerçekten yetmiyor.. Bu kadar harika, bu kadar anlamlı bir doğum günüm gerçekten bugüne dek olmamıştı.. Bursa, bu ülkeden, bu ülke insanından niye bu kadar umutlu olduğumu, bir kez daha gösterdi işte..

"Ben haklıyım Zülfü" diye bağırdım.. "Ben haklıyım.. Ben başından beri haklıydım ve hep haklı kalacağım.."

Türkiye, dünyanın en ileri ülkelerinden biri olacak ve 1 kasım 2001'de 62 yaşına basan Hıncal, o günleri görüp sana "Ben dememiş miydim" diyecektir.

Durun, durun, daha size krize hem de nasıl meydan okuyan Mustafa Taviloğlu'nun Mudosunu ve herkes, İstanbul'da dükkan kaparken, Bursa'da üçüncü dükkanını da dün açan Abdullah'ın "Kiğılı"larını henüz anlatmadım..

Salıya..

Pazar Neşesi
Pazar Neşemizi Mazlum göndermiş.. Biz onu, sigara savaşı ile ünlü, herbir yeri neye yaradığını kimsenin bilmediği "Burada sigara içilmez" levhaları ile donatanların öncüsü Bülent Akarcalı'ya ithaf ediyoruz.

İki eşcinsel sevişmek ister, ama bu işi yapacak mekan bulamazlar. Birinin aklına bu işi metronun son vagonunda yapmak gelir. Giderler metroya ama beklenen tren bir türlü gelmez. Konuşmaya başlarlar..

-Oğlum, gel burada istasyonda halledelim?

-Nasıl olur?

-Bu Türk toplumu hiçbir şeye tepki göstermez. Bak sana bunu bir örnekle göstereceğim. Şimdi şu 'Sigara içilmez' tabelasının altında bir sigara içeceğim ve kimse bir tepki göstermeyecek.

Dediğini yapar ve kimse bir tepki göstermez. Sonra oracıkta öpüşmeye başlarlar ve de sonra..

Ertesi gün başka iki arkadaş ormana mangal yapmaya gitmek için ayni metro istasyonuna inerler. Ama bekledikleri tren bir türlü gelmez.

Adamlardan biri "Boşver" der.. "Mangalı metroda yapalım."

"Olur mu yahu, metroda mangal yakılır mı?" diye itiraz eder, öteki.. "Bu Türk toplumu hiçbir şeye tepki göstermez, korkma" der, teklifi yapan.. "Bak sana bunu bir örnekle kanıtlayacağım, şimdi gidip şu 'Sigara İçilmez' tabelasının altında durup bir sigara yakacağım, ve kimse ses çıkarmayacak.."

Arkadaşı paniklemiş halde haykırır..

"Sen ne diyorsun oğlum! Dün birisi şu tabelanın altında bir sigara içmeye kalktı da oracıkta becerdiler adamı!"

EĞER
.. geçmişte yapılan bir seçimin sonucunu değiştirmeniz, ve kaybedeni kazanan yapmanız mümkün olsaydı, hangi seçimi değiştirirdiniz?.

..başınıza gelen en kötü şeyi anlatmanız istense, ne anlatırdınız?.

..işinizin dışında, hergün yaptığınız birşeyi sonsuza dek iptal etmeniz mümkün olsa, bu ne olurdu?.

Yepyeni Reklamlar

(Fatih Hoca'nın otomobilini üzerinde Milan forması olan başka bir çocuk durdurur. )

ÇOCUK- Sinyor Terim

TERİM- Si..si.. silme çocuğum camları istemez.

Ç- Kızma Fatih Hoca ya... Tamam silmeyiz.

T- Türkçe konuşuyorsun... Türk müsün yoksa?

Ç- Yok değilim. Adım Robert. Senin hayranınım.. Senin yüzünden Türk hayranı da oldum.Türkçe öğrendim. Takıma Ümit'i transfer edince havalara uçtum. Ama bence yetmez. Ben senin yerinde olsam takıma başka Türk takviyeler yaparım.

T- Diyorsun...

Ç- Evet. Mesela İnter'de oynayan Okan, Emre ile Hakan Şükür. Onları al, takım kesin şampiyon.

(Fatih Hoca'nın arabası hareket eder. Çocuk arkadan bağırır. )

Ç- Sözlerimi unutma Fatih Hocaaaa!.. (Çocuk önce yüzündeki maskeyi sonra da cep telefonunu çıkarır ) Hakan. Benim Emre. İş tamam oğlum. Numara tuttu. Fatih Hoca tamamdır. Okan'a da söyle.. Yedek kulübesinden kurtuluyoruz. Hehehe...

***
(Mustafa Denizli'nin otomobilini, üzerinde Galatasaray forması olan bir çocuk durdurur. )

ÇOCUK- Sinyor Denizli

DENİZLİ- Kim demiş? Sinmiyorum. Sinmem. Siz beni seneye görün şampiyonlar liginde. Gelecek seneyi düşünüp bu sene takımı sakladım hepsi o.

Ç- Ben de tam o konuya değinecektim. Senin değerini anlayan yok.

D- Diyorsun.

Ç- Evet. Acaba rica etsem ikinci turda Cimbom'u sen çalıştırır mısın? (Mustafa Hoca arabasıyla uzaklaşırken çocuk üstündeki Galatasaray formasını çıkarır. Altından Fener forması çıkar. Cep telefonundan arkadaşını arar.) Tamam oğlum. Sıfırcı Mustafa yuttu. Cimbom artık ikinci turda kesin sıfır çeker. Biz de rahatlarız.

***

(Hülya Avşar'ın otomobilini bir kız çocuğu durdurur.)

ÇOCUKĞ Sinyorita Hülya... Sinyorita Hülya..

HÜLYA- Söyle canım

Ç- Abla senden bir şey rica edicem. Biliyorsun iki gün sonra çok önemli bir konserin var. Bu konserde çocuk şarkılarından bir repertuar oluştursan.

H- Diyorsun...

Ç- Evet. Üstüne çocuk kıyafeti giyip sahneye çık. Makyaj yapma. Saçlarını da at kuyruğu yap. Eline de Zehra'nın bebeklerinden birini aldın mı tamam. (Hülya uzaklaşırken kız çocuğu bağırır) Söylediklerimi unutma. (Cep telefonunu çıkarır. Konuşmaya başlar) Alooo.. Gülben abla. Evet benim. Dediklerinin hepsini söyledim abla sen hiç merak etme. Hadi byeee...

***
(Reha Muhtar'ın otomobilini bir çocuk durdurur. )

ÇOCUK - Reha Abi

REHA - Si...

Ç- Abi ben diyorum ki haber bültenlerine şöyle garip hayvan görüntüleri koysan, bir cüceyle bir dev bulup onları muhabir yapsan, canlı yayına çıkarmak için insanları kaçırsan, ünlü kişiler hakkında ileri geri konuşsan...

R- Oğlum ben bunları zaten yapıyorum.

Ç- Yapma ya... Tüh ben de öylesine saçmalıyordum..

R- Dur bakayım senin içinde ne var?

Ç- Atlet var abi.

R- Yok ya yemezler. Sen kesin rakip televizyonun muhabirisin. Gel bakayım.

(Reha çocuğun üstündekileri yırtar. Çocuk kaçmaya başlar. Kaçarken cep telefonundan 155 Polis İmdat'ı arar.)

***
(Bülent Ecevit'in otomobilini bir kız çocuğu durdurur. )

ÇOCUK- Başbakanım

ECEVİT- Si.. siii.. siper alın protesto eylemi ...

Ç- Kalk Bülent amca, ben eylem yapmıyorum. Mendil satıyorum. Bence sen bu mendilleri al.. Ben de gidip eve ders çalışayım.

E- Adın ne senin?

Ç- Ayşe...

E- (Ecevit kızı otomobiline alır. Cep telefonundan Bush'u arar. ) Eee sayın Bush, teklifinizi kabul ediyoruz. Ayşe yine tatile çıkıyor.

hakanutku@hotmail.com

Hakan&Utku'dan Tatil Keyfi

SEVDİĞİM LAFLAR
Beni güçlendiren başarılarım değil, yenilgilerim olmuştur. Sydney Poyntz



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
SABAH'ın Demokrasi Kürsüsü'nde sizde sesinizi duyurun

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır