Bugün Türkiye'nin gündeminde "savaş, ölüm ve yeni düşünceler" var:
1-Savaş: Türkiye, 3 haftadır Afganistan'ı bombalayan Amerika Birleşik Devletleri'nin isteği üzerine bu savaş cehennemine asker gönderiyor. (İlk aşamada 90 kişilik özel kuvvet.)
2-Ölüm: Afganistan savaşının gündeme getirdiği ölüm düşüncesi. Ramazan öncesi medyada gündeme gelen din tartışmalarının içinde yer alan ölüm ve ahiret kavramı.
3-Yeni düşünceler: Her iki gelişme üzerine entelektüeller (bilim adamları, uzmanlar, politikacılar, din adamları, vb.) kadar halkın da katıldığı "düşünce üretme süreci."
Cenap Şehabettin, "Savaş bir kan kumarıdır" diyor. Gündüz Vassaf, "Ölümün ya da tehlikenin bize hatırlatılması, özgürlüğümüzün bize hatırlatılması demektir" diyor, "ölüm sürecinin farkında olmak, yaşamın uçup giden güzelliğini algılamak demektir."
Savaş, ölüm ve bu konularda yeni düşünceler dedim ama, "Bu gökkubbe altında söylenmemiş hiçbir söz yoktur" deniyor.
Aşağıda düşündüren sözlerini vereceğim Cenap Şahabettin ise, bunu şöyle yanıtlıyor: "Söylenmemiş fikir yoktur, diyorlar. Bu söz doğru olsa da, bundan sonra bütün insanlar susacak değil!.."
Sonra, sanki bu düşüncelerin yenilenmesi (ya da tekrar edilmesi) gerektiğini vurgularcasına konuşuyor: "Yüz kere asırların imbiğinden süzülmüş fikirleri bile herkese kabul ettiremeyiz..."
İşte ünlü şairin bizleri yeniden düşündürecek, din ve ölüm hakkındaki eskimeyen yeni düşünceleri:
* Bizim gerçek dediğimiz insani gerçeklerdir, mutlak değil.
* Dini yaşatan bilhassa ölümdür. Ölüme çare bulunmadıkça din ölmez.
* Eceli gelmiş, deriz. Hayır, ecele kendisi gitmiştir.
Ölüm yürümez; dirilerdir ki daima ona yaklaşırlar.
* "Kıyamet ne zaman kopacak" sorusuna bir müsamerede şu cevabı verdiler: "Allah kâinatı yarattığına pişman olduğu anda!"
* Genç görünmek arzusu bilhassa ölüm endişesinden kaçınmak için beslenir: Sanırız ki genç göründüğümüz nispette ecelden uzağız !
* Öylelerini gördüm ki, ölümden çok mezardan korkuyorlar: Gömülmek olmazsa ölmeye hemen hemen razı olacaklar. Böyleleri hayatı, hayatın hülyası ile kanaat edecek kadar sevenlerdir!
* İncele; şüpheye varıyorsun. Şüphe yolu inkâra açılır... Yarabbi imân ne büyük kuvvet istiyor!
Günümüz şairlerinden Tolga Suyolcuoğlu ise "Cevapsız Aydınlık" şiirinde şöyle söylüyor:
Yağmur tıkırtıları aşk çıngırağı gibi
çağırır ölüme.
Aynı şamdanı yakar bütün şair ölüleri
Tek yalnızlık kalır
Gümüş perdelerde
oynanan rol gibi
hüzün ve ağıt.