kapat
04.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 MODA
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
"Seignorage"

Müjdeler olsun. 20 milyonluk banknotlarımıza nihayet kavuşuyoruz. Hoş daha çıkmadan fazla kıymetleri kalmadı. Nedir şunun şurasında 20 milyon TL dediğin? 30 DM yada 15 dolar bile etmiyor!

Sanırım Merkez Bankası 50 ve 100 milyonluk banknotların hazırlıklarına başlamıştır. Ellerini çabuk tutmalarını öneririm. Günler göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor. Bir de bakmışız 20 milyon da birkaç dolara düşüvermiş.

Latife bir yana, fırsattan yararlanıp şu para dediğimiz kağıt parçaları hakkında bilgilerinizi tazelemekte yarar gördüm. Öğrencilere her yıl anlatıyoruz. Okuyucularımızı mahrum bırakmayalım.

Kağıt para yada banknot aslında insanoğlunun nisbeten yeni bir keşfidir. Çok yakın bir tarihe kadar kıymetli madenler para işlevini görüyor. 19uncu yüzyıl sonlarında bile kağıt para altın yada gümüşü temsilen dolaşıyor.

İktisat literatüründe para basma karşılığında devletin elde ettiği gelire "seignorage" adının verilmesi o dönemin bir hatırası. Türkçesi "beylik hakkı" olur. Külçe altını ayarı ve gramı garanti edilen sikkeye dönüştürme karşılığında darpaneye yani Bey'e verilen haraç diyebiliriz.

Fiilen kağıt paranın kıymetli madenlerden kopuş tarihi ülkeden ülkeye değişiyor ama neredeyse hepsi 20.inci yüzyılda oluyor. Şu anda kullandığımız paraya iktisatçılar "fiat" para diyor. Kanunen geçerli para anlamına geliyor.

Ama altın sikke döneminden kalma gelenekler hala sürüyor. Hep öyle olmaz mı? Koşullar değişir ama eski adetler şu yada bu şekilde yeni koşullarda gereksiz olmalarını rağmen yaşamlarını sürdürürler.

Karşılığı nedir?
Elimizdeki banknotlar aslında bir borç senedidir. Borçlu Merkez Bankasıdır. O nedenle üstünde Merkez Bankası Başkan ve Başkan Yardımcısının imzaları vardır. Şunu söylüyorlar: işbu 20 milyon TL banknotu getirene 20 milyon TL verilecektir.

O nasıl olacak demeyin. İlk kağıt paralar altın yada gümüş sikke karşılığında çıkmıştı. Kağıdı basan kurum, parayı getirene karşılığı olan altın yada gümüşü aynen ödeyeceğini taahhüt ediyordu. Yani ortada hakiki bir borç ilişkisi vardı.

"Fiat" para kıymetli madenleri ortadan kaldırdı. Geriye Merkez Bankasının garip taahhüdü hatıra kaldı. 20 milyon TL'lik banknotu getirene 20 milyon TL'lik başka banknotlar vereceklerini imzaları ile ifade ediyorlar. Hepsi o kadar.

Ancak bu durum Türkiye'ye özgü değil. Dünyadaki bütün paralar için aynı kural geçerli. Bir dolarlık banknotların üstünde hala "bunu getirene bir (gümüş) dolar verilecektir" diye yazdığına bakmayın. Amerikalıların, Almanların, Japonların paraları da en az bizimki kadar kağıt. Hiçbirinin karşılığı filan yok.

Türkiye'de bu konuda çok ciddi yanılgılar olduğunu biliyorum. Galiba en büyüğü bir ülke parasının değerinin ve gücünün o ülke Merkez Bankasının sahip olduğu döviz rezervlerine bağlı olduğu yanılgısı.

Kesinlikle hiç bir alakası yoktur. Örneğin ABD ve AB Merkez Bankaları Türkiye'ye kıyasla çok az döviz rezervine sahiptir. Ama bizim para pul oldu. Onlarınki taş gibi yerinde duruyor.

Kağıt paranın değerini sadece ve sadece ülke ekonomik yönetiminin ciddiyeti belirler. Küçücük İsviçre'nin parası neden bu kadar kıymetlidir? Çünkü İsviçre 400 yıldır hiç enflasyon yaşamadı. Öyle olunca herkes bundan sonra da yaşamayacağına güveniyor.

Nasıl satın alırız?
Kağıt parayı basmak dünyanın en karlı işidir. 20 milyonluk yeni banknotların tanesinin Merkez Bankasına 50 bin TL'ye malolduğunu gazeteler yazdı. Neden dünyanın her yerinde para basmanın devlet tekelinde olduğunu sanırım bu sayılar açıklıyor.

Ancak, kar etmek için vatandaşın bu paraları satın alması gerekiyor. Onu da temin eden enflasyondur. Fiyatlar ve gelirler beraberce yükseldikçe, cepte, yazarkasada, banka kasasında, vs. taşınan para miktarı da aynı ölçüde artar.

Böylece vatandaşlar 50 bin liraya malettiği kağıt parçasını 20 milyon lira vererek Merkez Bankasından satın alırlar. Yani, gelirlerinin bir bölümünü tüketime harcayacak yerde Merkez Bankasına aktarırlar.

İşte, tutulan paranın devlete sağladığı bu gelire "seignorage" denir. İlginçtir ki Türkiye vatandaşları sadece kendi devletlerine değil, ABD ve AB'ye de epey "seignorage" öderler. Bir başka yazıda işin o kısmına bakarız.

20 milyonluk banknotlarımızı kutlarım. Bakalım birkaç dolar eden 1 milyarlıklara ne zaman kavuşacağız...



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
SABAH'ın Demokrasi Kürsüsü'nde sizde sesinizi duyurun

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır