Dün açıklanan enflasyon rakamları için 23 banka ve aracı kurumun ortalama beklentisi toptanda yüzde 5.1, tüketicide yüzde 5.4 idi. Bu rakamlar sırasıyla 6.7 ve 6.1 çıkarak piyasa beklentisinin epey üzerinde gerçekleşti. Böylece ağustos ayında çekirdek enflasyonla başlayan çıkışın sürdüğünün ve fiyat artışlarının sonbaharla daha yüksek bir kulvarda seyredeceğinin teyidi geldi.
Enflasyondaki bu çıkışın, döviz kurlarındaki artışın nispeten durduğu bir ayda gerçekleşmesi de ilginç. Demek ki, stoklar bittikçe ve yeni ithal ara mallarla üretim yapıldıkça, geçmişte fiyatlara yansıtılamayan devalüasyondan ve faiz yükselişinden kaynaklanan maliyet artışları fiyatların içinde yer bulacak. Doların yüzde 130-140 arttığı bir yılda fiyat artışları onun yarısı düzeyinde kalamayacak.
3 Düşüş Mart'tan sonra- Geçen yılki düşük oranlı aylık rakamlar çıkıp yerine yüzde 5 ve daha üstü rakamlar girdikçe yıllık enflasyon yüzde 85-90'lara doğru yollanacak. Kış ayları bu şekilde geçtikten sonra ancak mart ayında enflasyonda yeni bir düşüş ivmesi yakalanacak. Geçen yıl mart-nisan-mayıs aylarında gerçekleşen ve yüzde 6'dan başlayarak 10'un üzerine çıkan rakamların yerini daha düşük aylık rakamlar almaya başladığında yıllık bazda enlasyonda hızlı bir düşüş ivmesi yakalanabilecek.
3 Piyasaların tepkisi- Ancak enflasyonda gerçekleşmeler beklentilerin oldukça üstünde çıktığından piyasalar haftaya stresli başlayabilir. Bunun etkisiyle dövize talep artarsa bu piyasada hiç değilse artan arzın karşısında bir denge unsuru olabilir ve kurların çok hızlı düşüşünü önleyebilir. Olay dövizde yumuşak atlatıldıktan sonra faizdeki tepki de sınırlı kalabilir. Öncelikle enflasyonun yıllık yüzde 81.4'e çıkması ve önümüzdeki aylarda daha da yükseleceğinin işaretini vermesi, faiz düşüşünü frenleyecek gibi. Çünkü oranların aylarca yukarıda kalacağının beklenmesi faizlerin yüzde 80'in altına düşmesini, düşse de kalıcı olmasını zorlaştırıyor.
Bu iki piyasada da tepkilerin daha sert olmasını IMF heyetinin Türkiye'ye gelerek görüşmelere başlaması ve ek yardımın netleşmesi önleyebilir. Bu güçlü beklenti gerçekleşme aşamasına kadar piyasaları ayakta tutan en önemli etken olacak.
3 Arsa ve borsa seçeneği- Yandaki tabloda da görülüyor ki, yatırım araçlarını yarısı bile enflasyon karşısında gerçek bir getiri sağlayamamış. Bu durumun devam etmesini bekliyoruz. Kısa zamanda mevduat ve bono faizlerinin hemen reel getiriye geçmesini beklemiyoruz. Kurların yukarı gitme olasılığı düşme olasılığından daha az. Onun için savunma amaçlı yatırım stratejisine devam edilebilir. Durum henüz netleşmediği ve karışık olduğu için, mali piyasalarda alınan pozisyonlar değiştirilmeyebilir. Yatırım alternatifi olarak geriye fiyatları iyice ucuzlamış olan gayrimenkul ve hisse senetleri kalıyor. Bu alternatif de tabi ki kısmen büyük paralar için ve daha az likiditeye razı olmak şartıyla geçerli. Gayrimenkulun ve hisse senedinin iyi seçilmesi de elbette gerekli.
Buna da razı olmayanlara bir seçenek daha var. Tasarrufları tüketime yöneltmek.
3 Sonuç- "Vardığın yer körse gözünü kapa" Türk Atasözü n