Katrilyon yolda düşmüş!
Sabahları Açık Radyo'cuyum.
Ömer Madra ile Şerif Erol çok iyi...
Gerçi, "karamsarlık" ve "kötümserlik"te rekora koşuyorlar ama ne yapacaksınız, her entelektüelin o kadar kusuru oluyor.
Geçende Sinan Çakaloz'un benim yazıya takılması da hoşuma gitti. Güzel yakalamıştı.
Ama böyle bir "budalalık" yapmanın hayli zor olacağını "karine" olarak kabul edebilirdi.
***
Dün Açık Radyo'da Mehmet Ali Gökaçtı, anlatıyordu:
Geçen yıl, devletimiz elinde bulundurduğu 300 küsur bin lojmana 7 bin küsur lojman daha ilave etmiş... Lojman deyip de geçmeyin, koca bir daire yani... Bunlardan 7 bin taneyi yanyana koyun...
***
Yine devletimiz tasarruf olsun diye, elindeki 1500 otomobili, tanesi 2 milyar bedelle satışa çıkartırken bu defa, tanesi ortalama 10 milyar liradan (kesinlikle daha pahalıdır, 10 milyara bu zamanda bisiklet bile alınmaz) tamı tamına 2 bin küsur otomobil sipariş etmiş...
Makam arabası olaraktan...
Daha bitmedi.
Sevgili ve çok sayın devletimiz, geçen yıl 300 tane tesis yaptırmış...
Yani bin nevi kamp veyahut dinlenme tesisi, kafanıza göre bir isim takın artık...
***
Bu tesislerin ne işe yaradığını biliyorsunuz değil mi?..
Adı geçen tesis hangi bakanlığa yahut kuruma bağlı ise o bakanlığı ele geçirmiş olan siyasi partiye yakın eşhas-ı muhterem akın etmeye başlıyor, eğer deniz kıyısında ise tesis, akşamları su misali rakılar içiliyor, sabahları manda yuva yapmış söğüt dalına şeklinde yüzülüyor, öğleden sonra atmosfere gaz takviyesi ile yan gelip yatılıyor, bir gece öncenin toksinleri atıldıktan sonra yine rakının başına çökülüyor.
Bu tesisler, yağmuru anlatırken Tevfik Fikret'in dediği gibi, "küçük mutterit mutteriz darbeler" misali "biteviye" devlet hazinesinden geçinen hampacılara peşkeş çekiliyor ve bunca kriz ve yoksunluk içinde yenileri yapılıyor.
***
Bütün bunları sevgili devletimiz yaptığına göre, küfür de edemeyiz.
Bu krizde hapishane de çekilmez!
Fakat şu talihsizliğe bakınız ki: Sayıştay geçen yılın devlet gider ve gelirleri incelemesini bitirmiş ve raporunu yazmış:
Devlet gelirlerinin yüzde 9'u, giderlerinin ise yüzde 18'i, kayıt dışında kaldı. Yani hesabı bilinmiyor.
Katrilyonlarca lira, farzedin ki, yolda düşmüş!
Ne olduğu bilinmiyor!
***
Sevgili Güngör Uras ise KDV düşürülsün dedik diye kibarca bizi "halk kuyrukçuluğu" yapmakla suçluyor.
Öyle olsa bile, "devlet kuyrukçuluğundan" iyidir!
Kaldi ki konumuz kime kuyrukçuluk yapacağımız değildi yanılmıyorsam, "yasal soygun"dan söz etmekte idik!..
Halkın soyulmasından yani...
Ben, halk kuyrukçuluğunu seve seve kabul ediyorum!
|